abbas yolcumu

abbas yolcumu

entelijans · 15 ekim 2005

kişiler (%7) · edebiyat (%5) · müzik (%3) · günlük hayat (%2) · yeme içme (%2) · kategorisiz (%81) ?

  1. toplam giri 415
  2. takipçi 2
  3. puan 7132

kılıçbalığının öyküsü

abbas yolcumu
bu bir kılıçbalığının öyküsü
yazılmasa da olurdu
ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu
uskumrunun arkasından gidiyorduk
sürünün içinde ben de vardım
sırtımda bir zıpkın yarası
mutlu olmasına mutluydum
nedense gitmiyordu kulağımdan
bir türlü o “ağ var” sesleri

deniz kızı girmiş düşünceme
ben iflah olmam
dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı
dolanınca ağa çok geçmeden küserim
bir çocuk bile çeker sandala beni
bu kadar ağır olmasam

beni böyle koşturan yaşama sevinci
kanal boyunca bir o yana bir bu yana
siz yok musunuz siz derya kuzuları
kestim kılıcımla karanlığını dibin
yakamoz içinde bıraktım suları
ah, aysız gecelerde olur ne olursa

atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün
iri gözlerimde keder, kılıcımda hüzün
satın beni, satın beni
rakı için.


halim şefik

yaratıcılık

abbas yolcumu
"boş arazide inekleri otlarken görünce birini çalmak istedim. bir ineği götürürken, diğerleri de beni takip etti." (sultanbeyli de çaldığı dört ineği satmak isterken yakalanan ergül şeran yaratıcı beyanatı)

yılmaz öner

abbas yolcumu
“insanı ekonomik davranışlarının ötesinde insan yapan, yani sosyal yalnızlığın duvarlarını yıkmak, insanların atom atom dağılmışlığını yine kendi kararlarıyla toparlamak, sosyalleşme denen bu ihtiyaç, kendine eş, hemdert ve davranış dengi arayışı... bu değil midir özgürlük denen şu tükenmez ihtiyaç? bu arayış sevinci bir nevrozla mı ödenmelidir?”

condoleezza rice

abbas yolcumu
denver da doktora öğrencisiyken çıktığı ve oyun tarzını beğendiği amerikan futbolcusu rick upchurch dışında hiç birlikteliği olmamıştır. upchurch un, amacından sapmadan, kontrolu elinde tutan saldırgan bir oyun tarzı vardır. futbol coach u babasının etkisiyle dört yaşından itibaren kendisini ateşli bir futbol erbabı olarak yetiştiren rice ın duygusallığı sanki futbol ile upchurch arasında bölünmüştür. futbol, özellikle stratejik olarak savaşa benzerliğiyle rice ı büyüler, “çünkü her ikisinde de arazi kontrolu ve havadan-karadan atak vardır.” analistler de zaten amerikan futbolunu, ‘içinde ölüm olmayan savaş’ olarak niteler.

abd nin dış ilişkilerinde barışçı bir politikadan yanaymış gibi görünen rice, “içinde ölüm olan” uluslararası sorunların/oyunların askeri olmayan yöntemlerle, ‘uzlaşarak’ çözülmesini savunuyor. henüz tansiyon azaltıcı güzel sözlerden öte gitmeyen bu diplomasi olsa olsa abd’nin sözde küresel liderlik rolünü, kelimelerin gücünü kullanarak güçlendirmeye yarıyor olmalı.

vanessa mae

abbas yolcumu
vanessa-mae’in tutulmasının gerisinde, dünyada son yıllarda klasik müzik plak satışının düşmesi ve konser salonlarının seyirci kaybedip orkestraların kapanması yatar. kişisel performansının ötesinde vanessa-mae; videoklipler, ışıltılı sahne konserleri gibi görsellikle paketlenmiş bir pop anlayışının öne çıktığı gösteri dünyası dönemine denk gelmiştir. bu dünya, yüzyıllardır kulağa hitap eden klasik müziği de yutmuş, alıcının libido ayarlarıyla oynayan kendince bir anlamlandırmadır.

ön sevişme

abbas yolcumu
kadın dergilerinin lüzumsuz taktiklerine maruz kalmış ve her nedense oynaşmanın yerini almış eylem. sevişecek olan çift zaten hazırdır, arzuludur. muhtemelen sevişmeyi zul görenlerin uydurduğu süreç.

senaryo yazarları derneğı anayasası

abbas yolcumu
07. mayıs 2006 sender 2. olağan genel kurulunda oy birliği ile kabul edilmiştir:


madde 1:
başlangıçta senaryo vardı.

madde 2:
senaryo yazarı sanatçıdır. sinema ve senaryo yazarlığı aynı zamanda bir meslektir. senaryo sinemasal üretimin temeli ve başlangıç noktası olarak bir sanat eseridir. yayınlanabilir ve çekilebilir.

senaryo basit bir emek ürünü değildir. fikri sermayedir. yatırım değeri vardır ve katma değer yaratır. bu nedenle senaristin yapımcıyla /para sermayeyle ilişkisi ücret değildir. gelirin paylaşılması esasında değerlendirilmeli, yayın ve müzik sektörlerinde olduğu gibi filmin brüt gelirleri üzerinden belirli bir oranda pay şeklinde tanımlanmalı ve alt sınırı % 5 olarak kabul edilmelidir.

madde 3:
senaryo kişisel olduğu gibi birlikte üretilmiş bir eser olabilir. bir eserin sahibi onu yaratandır. senaryonun sahibi senaristtir. varsa öykü, treatmen ve diyalog yazarları da eserin birlikte sahibidirler. bundan dolayı senaryo yazarı/yazarları o senaryodan çekilen audiovisuel eserin de ortak sahibidir.

madde 4:
avrupa senaristlerinin haklarının uyumunu sağlamak öncelikli hedeflerimizdendir. her çalışmada asgari bir kontrat talep etmek; bir seferde bütün mali hakların devrini zorlayan uygulamaları ortadan kaldırmak ve her yayın için ayrı bir hak talep etmek bu hakların başlıcalarıdır.

madde 5:
senaristler, yönetmenler, kompozitörler, oyuncular ve yapımcılar (creative producers/ producers) filmin mali haklarında ortaktır. bir sinema eserinin manevi hakları ise yalnızca yazar, yönetmen ve kompozitöre aittir.

madde 6:
eser sahiplerinin manevi hakları ile mali haklarının bir arada korunması ve geliştirilmesi gerekir. bunun için ulusal ve avrupa çapında yönetmenler ve kompozitörlerle ortak mesleki örgütlenmelere gidilmeli; yönetmenlerle etik kurallar üzerinde ulusal ve avrupa çapında anlaşma sağlanmalıdır.

madde 7:
telif ve lisanslama ajanslarıyla yapıcı bir diyalog kurulmalıdır.

madde 8:
senaristlerin eser sahibi olarak söz haklarını genişletmek, haklarını savunmak için dağıtımcılarla ve reklâm verenlerle yapıcı bir diyalog kurulmalıdır.

madde 9:
senaryo yazarının onurunu ve sanatını savunabilmek için sanatın çıkarlarıyla finans güçleri arasında bir denge oluşturulmalıdır.

madde 10:
tüm avrupa ülkelerindeki kültürel çeşitlilik ve farklılıklar zenginliğimiz olarak görülmeli ve özenle korunmalıdır. bütün kültürel guruplar gelecekteki kültürel politikalarını belirleme haklarına sahip olmalıdır. yazarın üzerinde durduğu büyülü toprak ana dildir. ana dilimiz geliştirilmeli ve özenle korunmalıdır.

vapurumu vermiyorum

abbas yolcumu
4 haziran 2006 pazar günü saat 11.00 - 19.00 arası kadıköy meydanında buluşması yapılacak olan kampanya. herkes davetli. etkinlikler şu şekilde:

sergiler >
- vapur fotoğrafları (vapur taklidi vapurlar değil, vapurlarımızı istiyoruz!)
- karikatürler (behiç ak)
- tren ve vapurun buluşması yokedilemez! haydarpaşa otel yapılamaz!
- son buharlılar yaşatılmalı! turan emeksiz, ali ihsan kalmaz, kanlıca, inkilap vapurları lokanta, tiyatro olmasın!
- fenerbahçe vapuruna otomobil koltuklarini kim koydu?
- vapurlarimizin tek tamir bakim ve üretim yeri olan haliç tersaneleri işlevini surdurmeli! tersane fotoğrafları.

müzik >
- derya köroğlu, bulutsuzluk özlemi, ayşe tütüncü, sema, server kerimov, anima, ft, sibel sezal...

filmler >
- belgeseller, türk filmlerinden vapur ve haydarpaşa görüntüleri

konuşmalar >
- kaptanlar, başmakinistler, vapur yolcuları, çimacılar, tren çalışanları, tersane çalışanları, vapurseverler.

iki kişilik bir oyun

abbas yolcumu
ilk gösterimi 17 mayıs 2006 da yapılmış, yekta kopan tarafından yazılmış, bülent erkmen in yönettiği, yelda reynaud ve altay özbek in canlandırdığı tiyatro oyunu. uluslararası istanbul tiyatro festivali ve tiyatro olimpiyatları için tasarlanmış bir oyundu. seyirci sayısı 24 kişiyle sınırlıydı. oyunu görünce neden sınırlama olduğu anlaşıldı. izlemeyenlere ayıp olmasın. neme lazım, bi daha sahneye konur falan.

parfümün erotizmi

abbas yolcumu
andrea hurton tarafından 1991 de yazılmış, mustafa tüzel tarafından çevrilmiş, güzel kokuların tarihini anlatan kitap... koklamak nasıl gerçekleşiyor, parfüm ve tarih, parfüm kültürü, parfüm üretimi, parfum pratiği olmak üzere 5 bölümden ibaret.

samuel beckett koku hakkında şöyle der: "insanlar istedikleri kadar tertemiz yıkansınlar, mis gibi kokular sürünsünler, yine de kokuyorlar"

(eğer kaldıysa kabalcıdan 50 yeni kuruşa satın alınabilir)

üryan geldim

abbas yolcumu
üryan geldim gene üryan giderim
ölmemeğe elde fermanım mı var
azrail gelmiş de can talep eder
benim can vermeğe dermanım mı var

dirilirler dirilirler gelirler
huzur ı mahşerde divan dururlar
harami var diye korku verirler
benim ipek yüklü kervanım mı var

er isen erliğin meydana getir
kadir mevlam noksanımı sen yetir
bana derler gam yükünü sen götür
benim yük götürür dermanım mı var

karac oğlan der ki, ismim öğerler
ağı oldu yediğimiz şekerler
güzel sever diye isnad ederler
benim haktan özge sevdiğim mi var

boğaziçi gösteri sanatları topluluğu

abbas yolcumu
prodüksiyon merkezli bir bakış yerine, eğitim-araştırma merkezli bir pratiği benimseyen, türkiye nin içinde bulunduğu politik konjonktüre dair sanatsal cevaplar oluşturma kaygısı taşıyan, ürünlerini demokratik çokkültürcülük anlayışı çerçevesinde şekilleyen, 1995 yılında boğaziçi üniversitesi mezunları tarafından kurulmuş ve tiyatro, dans, müzik ve kuramsal eğitim araştırma birimlerinden oluşan, kısa adı bgst olan topluluk.
1 /