aleksandr vasilevski

aleksandr vasilevski

yazar · 31 temmuz 2015

istatistikler (%4) · kategorisiz (%96) ?

  1. toplam giri 513
  2. takipçi 19
  3. puan 9428

iakhe mashrapov

aleksandr vasilevski
işid'in üstlendiği saldırıda uzun namlulu silahla kulübe giren saldırgan rastgele ateş açmış, 39 kişi hayatını kaybetmişti. 65 kişinin de yaralandığı olayda saldırgan henüz bulunamadı.

saldırıyla ilgili sekiz kişi gözaltında.

iha muhabirinin edindiği bilgiye göre saldırgan, 20 kasım'da eşi ve iki çocuğuyla beraber istanbul'a geldi. daha sonra önce ankara'ya giden saldırgan, 22 kasım'da konya'ya ulaştı. burada 1100 liralık bir daire kiralayan saldırgan, üç aylık kirayi peşin ödedi.

saldırganın iş bulmak amacıyla konya'ya geldiği öne sürülürken, 29 aralık'ta saldırı için karayoluyla istanbul'a gittiği belirtildi.

saldırganın gözaltına alınan eşi ise, ifadesinde saldırıyı televizyondan öğrendiğini, eşinin işid'e sempati duyduğundan dahi haberinin olmadığı söyledi.

başlıkların yarak kürek olduğu gerçeği

aleksandr vasilevski
an itibariyle fark edilen gerçektedir. sksdşf tanım falan neyse,

olm sözlüklerin devri bitiyor mu acaba? ya da belki de sadece şekil değiştiriyor.

ekşi sözlük artık 2000li yıllardaki tanımların, okunabilir yazıların olduğu yerden çok uzak. burayı zaten saymıyorum bile.

xxx rezaleti, xxx e yardım, xxx e destek, falan filan... olm ben başlık okumak istiyorum.

düzgün kalemlerin elinden çıkmış yazılar vardı bir zamanlar burada bile.

ben eski sözlükleri özlüyorum lan, ekşinin incinin parlak zamanlarını istiyorum. gülmekten veya ağlamaktan gözümden yaş gelen yazıların olduğu sözlükleri istiyorum.

turkcell hattınızın amına koyum, geldiğimden beri iptal edemediniz gitti. hep yukarda bu amına kodumun başlığı. lan sözlük olm bura sözlük git facebook denen zımbırtıda eşine dostuna yolla.

sokarım böyle 2016 ya.

edit: galiba aşağıda engellediğim bir adam bişey yazmış. "bu başlıktaki 1 giriyi daha gör" uyarısı çıkıyor. wondrous bu tuşu da kaldır hiç görmeyim.

köylü kızı ve sucuk sevgisi

aleksandr vasilevski
bu kaçıncı be evladım, yeme işte şu lanet sucuğu. yiyorsan da neden kızın kulağına eğiliyorsun. rezil olduk amk.

bir hafta kadar önce maaşımdan geriye kalan paralarla kendime kışlık hazırlığı yapayım dedim. her kış mutlaka odun, kömür, boğazlı kazak, kestane ve kasap sucuğu alırım evime.

yaklaşık 45 metrekarelik ahırdan bozma bir evde yaşıyorum, ev demeyelim gerçi, daha önce ahırmış ama okula öğretmen olarak atandıktan sonra sağolsun köylüler burayı benim için dekore etmişler. 200tl den fazla para vermiyorum buraya. bu yoklukta güzel para.

2050 rakımda olan bu köyde bir tane bakkal, bir tane kasap ve işin garibi bir tane de internet kafe var vay babayun kemiğine... internet kafe ne lan burda? hayır internet kafenin duvarları kerpiçten, tavanı da ahşapla kapanmış, yağmur yağdığı zaman su damlatan yerlere kova koyarlar, bilgisayarlar suyun içinde kalır. yine de bozulmaz ama. neyse dur, sucuk diyorduk.

evde kasap sucuğu olmadığını farkettiğimden beri, kaşar yalnız kaldı. kaşar da öyle bir kaşar ki rengi sap sarı ama bir lezzeti var, bir lezzeti var... sucuğu biraz pişirdikten sonra üstüne kalınca doğrarım, sakız gibi sıvanır sucuğun üzerine, çatal ve ağız arası mesafe boyunca süner de süner...

işte bu sucuktan yoktu evde ve "kadın çok güzeldi". tamam neyse, kasap hikmet abiyle hem muhabbet etmek hem de hem de sucuğu bir sanatla hazırlarken izlemek istiyordum. özel sucuk bağırsağını eline alır içine biraz hava üfler ve şişmesini sağlar, özel soslarla hazırladığı et karışımını içine sevgiyle doldurur nerdeyse sucuğu okşardı.

-bunları bir hafta rüzgarda beklet, hemen yenmez bu yiğenim, dedi.

yoo dostum yoo, onları zaten hemen yemek gibi derdim kesinlikle yoktu. iyice içine işlemesini bekleyecektim büyük bir zevkle.

-hocam acelen yoksa ben de sucuklu yumurta yapacağım öğle yemeği olarak gel beraber yiyelim, dedi.

sucukları her birisi 1cm kalınlığında parçalara böldükten sonra yarım yemek kaşığı keçi tereyağını tencerenin üzerine sıyırdı. tereyağı hafif eridikten sonra sucukları ilave etti. sucuklar içerisindeki sarımsak kokusunu büyük bir şevkle saldı. aman tanrım. nasıl bir kokuydu? allah affetsin, iyi yedik.

yedikten sonra yüzümü ter, sırtımı sıcak bastı. yanaklarım al al oldu acının etkisiyle. sarımsak bağışıklığımı artırmış olacak ki burun akıntım bile geçti. ağzımda mis gibi kokusu ve tadı kaldı.

dün geceden yağmış karları ezerek ahırdan bozma evime doğru giderken hala yüzüm al al idi. bir an önce evime varıp ceviz sobamı güzelce yakmak, közde türk kahvesi yapmak ve sırtımı sobaya vererek ünlü pop yıldızı madonna nın hayat hikayesini okumak istiyordum.

eve yaklaşmama son iki yüz metre kalmıştı veya kalmamıştı, bir çocuk sesiyle irkildim.

-sarp kemalettin öğretmenim, sarp kemalettin öğretmenim!!

sesin geldiği yöne doğru saldığım ilk geğirik geleceklerin habercisi idi. ama farkına varmamıştım.

-öğretmenim nasılsın? anam senin için pestil ve ceviz gönderdiydi, aha onları vermeye geldim. şifa olsun.

+ne gerek vardı canım kızım, sizin bu büyük kalbiniz ööehşleehhööööhh....

derken içimdeki yarım kilo sucuğun bütün sarımsak özütünü kızın suratına yüksek basınçlı hava olarak gönderdim. saçları bile dalgalandı kızcağınız.

önce gözleri doldu ve bütün bir köyü çınlatacak, arşa yükselecek bir çığlıkla bağırdı;

"imam hatipler kapatsıııınnn."

dsi m78 6 a t

aleksandr vasilevski
drivetrain system international isimli bir avustralyalı şanzıman üreticisinin ssangyong markası icin yapmış olduğu 6 ileri tam otomatik tork konvertörlu şanzıman türüdür.

nazlı kız gibidir. göte kaçabilir. sıfırı el yakar.
1 /