arctic fur ve elementium plated exhaust pipe

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe

entelijans · 23 mayıs 2012

siyaset (%41) · gündem (%33) · istatistikler (%7) · toplum (%7) · eğitim (%7) · kategorisiz (%5) ?

  1. toplam giri 1613
  2. takipçi 110
  3. puan 35655

solun milleti aşağılayarak kazanamayacağı gerçeği

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
öncelike bahsi geçirilen kişi tom walker olarak lanse edilse de johnatan pie'dır. kendisi harikualde bir satirik karakterdir ve nasıl bilmiyorum ama trump yarışı kazandıktan sonra bir şekilde türkiye'de yayıldı bu adamın yaptığı komuşma. kendisini bir süredir dinlerim, totalbiscuit sağolsun. sonra şu başlıkları bir okumanız gerekmekte;

(bkz: social justice warrior)
(bkz: political correctness)

evet, johnatan pie haklı bu hususta. lakin bahsettiği "sol" bizim solumuz olmadığı gibi amerikan veya avrupa solunun da büyük bir kısmı falan değildir. zaten kendisi de bu haltı harika bir dille açıklamaktadır. bahsi geçirilen sol, bohem burjuvazidir. yani bizdeki yaşam stiline göre muhaliflik yapan "tatlı su solcusu" veya "liboş" diye hitap ettiğimiz kesimdir. bu kesim de türkiye'de akp'yi pohpohlar ama akp seçmenine salya sümük saldırır. - ki bunun en belirgin örneklerinden birisi yetmez ama evet kampanyası olmuştur. bu kampanya yalan bir argüman üzerinden iktidarın torba yasa çakallığını destekletmiş ve mevcut bağımlı yargı sistemimizin mimarı olmuştur. bu tür organizasyonlar tehlikeli olduğu gibi bu kampanyalara destek veren sözüm ona siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları ne soldur ne de sağdır; rüzgarın estiği yana destek çıkan bu siyaset türüne "liboş" denilmesinin nedeni de budur zaten. liberal olamayacak kadar omurgasız bireylerden oluşması. - ki "liboş" kelimesini kullandığım için "homofobik" olarak suçlandığımı da hatırlatırım vakti zamanında. neden? çünkü başka argümanları yok ve hiçbir vakit olmadı.

gelelim solun halkı aşağılama noktasına. bu hususta aslında edeceğim birkaç kelam var, özellikle halkı arkasına alma konusunda fakat önce solun hangi medya kuruluşları ve yayın organları aracılığıyla halka masif bir suçlayıcı kibir ile "koyun" ve türevlerini yakıştırdığını oturup izah etmeniz gerekmektedir. yukarıda yaptığım ayrımı göz önünde bulundurarak, hangi sol örgütün böyle bir aşağılayıcı yaklaşımda bulunduğuna dair ispatları göz önüne sermediğiniz vakit, ortada argümanınızı destekleyecek hiçbir söylem bulunmayacaktır. öte yadan "ben etrafımda duyuyorum" veya "yani duyuyoruz" yaklaşımlarının bir geçerliliği olsa dahi duyduğunuz her bir insan evladının, solcu olması gerekliliği ile birlikte, türkiye solununun tamamına oranı nedir? bu istatistiki bilgileri bizimle paylaşırsanız, size yardımcı olmamız mümkündür. bir diğer çıkış noktası ise "halkın genel algısı budur" olacaktır. lakin bunun altında yatan sol ve sol manşetler değil, iktidar yanlısı gazete ve televizyonların sürekli propagandasıdır. halkı aşağılıyorsunuz argümanı bir 24, ülke, beyaz, akit, star, sabah, a haber, atv vs. argümanından fazlası olamamıştır bugüne kadar. kıytırık televizyon programlarına çıkan ve ne dediğini kendisi de bilmeyen, haybeden profesör olmuş garip tiplerin dilinden düşürmediği bir algı operasyonundan fazlası değil "halkı aşağılıyorsunuz" yalanı. halkı aşağılamak ile solculuk örtüşmeyeceği gibi ortada bu suçlamayı destekleyecek tek bir rasyonel ve mantıklı iddia bulunmamaktadır. kısacası bu saçmalık bütünüyle bir yalandan ibarettir.

son olarak değinmek istediğim bir husus daha mevcut. sol da bu konuyu fazlasıyla yanlış okuyor. tarihin hiçbir dönemide halkın büyük bir desteğini alıp da halk için hayırlı olmuş bir devrim kaydedilmemiştir. üzgünüm, bu bir gerçek. halk diye zaten aşağıladığın kısım, eğitimsiz bırakıldığı için mevcut yönetimlere destek verme çabasını gütmektedir. aydın kimse çıkıp da akp hükümetini desteklemez; zaten iktidar destekçisi yazar ve televizyoncuların fazlasıyla cahil ve ne dediğini bilmeyen bireyler olmalarının sebebi de budur. geri kalanı ise para kazanmak için yani omurgasız oldukları için bu desteği verirler. halkın yararına bir takım inkılaplar, türkiye cumhuriyeti tarihinde de halka rağmen gerçekleştirilmiştir. siz zannediyor musunuz ki, halk manipüle edilmeseydi kurtuluş savaşı gerçekleşebilirdi? neden mustafa kemal, şeyhlerle, hocalarla görüştü zannediyorsunuz siz? halka mesajı kolayca vermek ve onları hızlıca yönlendirebilmek için. devrimler böyle gerçekleşir arkadaşlar, halk bir anda sokağa yığılıp hükümet devirmeye gitmez. ya çok akıllı birkaç vatansever bu işi planlar, ya da dış mihraklar gelip fitne fesat ile bir ülkenin altyapısını bir gecede değiştirir. tarih boyunca gerçekliğini korumuş bu hakikatin bir alternatifi yoktur. hele hele 70 senedir kademeli olarak eğitim seviyesi düşürülmüş, üretimi yok edilmiş, kamu kuruluşları satılmış ve özel sektörü batmanın eşiğine gelmiş bir ülkede, alfa erkek figürüne biat etmeye alıştırılmış ve bunu tarihsel nedenlere bağlamış bir halkın kalkındırılması ve yobazlıktan kurtulması için halkın büyük çapta desteğini beklememeli kimse. içimizdeki yobazlara karşı savaşırken aslında halka karşı bir mücadele vermek durumunda kalırız.

bu pratiklerden ders çıkarmaktır çocuklar. bu parametreleri iyi anlamadan ince işleyip sık dokuyamazsınız. bu yüzdendir ki akp hükümeti, fethullah gülen cemaatinin desteği olmadan pek bir iş başaramamaktadır uzunca bir süredir. ki bunun da nihai sonucu 15 temmuz darbe girişimi olmuştur. gülen tarikatı mensuplarını kadrolara dolduran hükümetin eseridir. - açık ve net bir biçimde, adalet ve kalkınma partisi ülke yönetmekten anlamamaktadır ve yaşadığımız terör saldırıları akabinde anlaşılmaktadır ki fonksiyonunu yitirmiştir.

türkiye den siktir olup gitmek

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
tamam, anladık, türkiye şöyle ortalık böyle, bla bla bla. biliyoruz. muhtemelen türkiye'de en çok uzatılan goygoylardan birisi bu halt. eleştirel yaklaşılıyor diye ses etmez kimse ama yeter be. siktirin gidin kardeşim, bana ne? bize ne? ne yapayım yani sen gidiyorsun diye muhalif yaklaşımlarımı hızlandırıp teslimiyetçileri def ettikten sonra mektup mu yazayım sana "n'olur geri dön ayten teyze!" diye? buradayken ne muhalefet ettin? apolitikliği böyle fonksiyonları çürümüş bir ülkede hak olarak gören çoğunuz örgütlü mücadele mi verdi? yani siz gidince, burada kalmak isteyenler kendilerini kötü mü hissetmeli de, bir şeyler mi yapmalı? ben anlamıyorum şu laga lugayı yapan insanları. - kendini kurtarmaya çalışıyorsun, anlıyorum; hatta çocuklarını da kurtarmaya çalışıyorsun bir yerde ama buradayken toplumsal refah ve her birimizin geleceği için sen ne yaptın? senin ebeveynlerin ne halt etti? benim neslimin geleceğini karartanlardan kim hesap soracak?

kendini değil, çocuklarını ve torunlarını, hatta onların da torunlarını düşüneceksin. onlar için en iyisi başka bir ülke diyorsan, amenna güzel kardeşim ama gidip o ülkenin açık platformlarında o ülke için uğraş didin. buraya bakmayın, buranın gündemini bile takip etmeyin. ve bu hakkı kendinizde de görmeyin.

önemli olan bir sonraki neslin yükünü hafifletmektir, kısa yoldan refaha ulaşmak değil. her zaman dediğim gibi, siz politika ile uğraşmayın; çocuk yapın, çalışın ve torun bakın. bizler dünya meseleleriyle ilgileniriz. rica ediyorum, bunu içtenlikte söylüyorum. apolitik mi olmak istiyorsunuz? olun. sorgulamaz, sual etmeyiz. kimsenin umrunda dahi olmaz. herkes bir ülkeyi kurtarmayı, kasvetli bir ortamı kabullenmeye tercih etmeyebilir. anlaşılır. herkesin bu dirayete sahip olmasını beklemek mümkün değil.

fakat bu goygoyu yapmayın. lütfen. gidin ve çocuklarınız için bir gelecek yaratın. herkes kendi yoluna.




tekrar ediyorum: böyle insanların varlıkları herhangi bir ülkenin ve/veya toplumun bir işine yaramamaktadırlar. omega ve betalardan oluşan ucuz iş gücü sadece doğurganlık oranını arttırmak ve daha fazla işçi karınca yetiştirmek için varlıklarını sürdürmektedir. bu yüzden üzerine basa basa söylüyoruz: çalışın, evlenin, çocuk yapın ve hayatınıza devam edin ama siyasetten, ülke gündeminden, toplumsal olaylara verilmesi gereken profesyonel tepkiden bahsetmeyin. akp gibi hükümetlerin varlığının sebebi bu yarı-apolitik zevattır, aydınlardan kopan halk değil.

bir sonraki "yetmez ama evet" ardından öncelikli hesap sorulacak bireyler de bu kafa yapısının bayrak taşıyanlarıdır. sistemsel kavramlarla biz uğraşırız, siz sadece çalışıp bize ekmek üretin. bu kadar.

tepeden inmeci olmak zorundayız.

2 nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
2010 referandumu ardından ve yetmez ama evet'i gördükten sonra iki ihtimalin de birbirine yakın olduğunu iddia etmek mümkün şu an için. darbecileri yargılayacağız demişlerdi vakti zamanında, devletçiliklerinin yarısı darbecilerle dolu çıktı 6 yıl sonra; kenan evren'in falan yargılanacağını düşünerek evet vermiş mal sürüsü de becerdikleri yargı sistemi ile kalmış oldular böyle, hepimize zarar verdiler yani. biz tarihten ders çıkarmaya niyetli bir toplum değiliz, hiç olmadık.

unutmayın: cumhurbaşkanlığı sisteminin bize ne kazandıracağı hususu hala trene bakan insanlardan fazlasını sunamıyor. 15 yıldır demir yumrukla ülke yönetmiş bir iktidar ne oldu da neyi yapamadı, sorusunun cevabı hala verilemiyor; bir "kandırıldık" türküsüdür devam ediyor, birkaç yıl önce cemaate terörist desen seni linç edecek insanlar. bu nedenlerle, bu işin içinde fitne aramayanın ya aklı yoktur, ya da erdoğancılıktan ölüyordur. bu kadar basittir bu denklem. evet oyu kullanacakları açıkça aşağılayacağımız ve yerden yere vuracağımız aşikardır ve sonunda da "aşağıladığınız için halk böyle yapıyor" demagojisi ile karşı karşıya kalacağımız baştan kokmaktadır. - öte yandan işine gelince kurnaz, işine gelmeyince mazlum halk olan über-ümmetçi kardeşlerimizin ne model olduklarını kestirme konusu halen tartışmaya açıklığını sürdürmekte; erdoğancılıktan başka bir bok bilmeyen "halk" insanının nasıl disiplin edilerek doğru yola itileceği sorusunun cevabına ise yakın duruş dahi sergilemeyecekleri apaçık ortadadır.

kısacası şu deyimi hatırlamak zorundayız: ne ekersen onu biçersin. 2010'da referandumda beraber propaganda yaptığım arkadaşlarım artık ülkeden kaçmış, başka dünyalara göçmüş haldeler. geriye kalan birkaç kişi oturup kavga verecekler bu ülkeyi son bir defa demokratik yollardan kurtarma çabası için. akabinde, bu yobaz sürüsü kendileri bizi asmak ve kesmek için gelecekler, biliyorsunuz. o gün neler olacağını hep beraber göreceğiz ama günü geldiğinde türk veya müslüman olmanız bir işe yaramayacak gözümüzde. celal şengör'ün dediği gibi, kürtlerle anlaşmak kolay; onlar da gidip kendi yobazlarını ve ultranasyonalistlerini ayıklayacaklar eninde sonunda ama öyle veya böyle bu referandum bu ülkenin kaderini belirleyecek.

hatırlatırım: bizler gezi parkından beri düşmanız. sizler işkenceyi, ölümleri meşrulaştırmış bir de yüzsüzce gelip 15 temmuz'da ölen yurttaşlarımız üzerinden propaganda yapma pisliğine bulaşmış oldunuz bir defa. lakin sorulacak bu hesapların sonu sizin anırdığınız gibi idam falan değil, suçlulukları belgelenmiş hırsız, katil, mürit ve teslimiyetçilerin hücrelerde çürümeleri ile son bulacak.

ve hala bu bok çukurundan kurtulma şansımız var, akp'ye oy vermiş ol veya olma; hala bu bataktan çıkabiliriz. referanduma evet veya hayır ver, ne ise; erdoğan'ın işini bilen, işini iyi yapan bir insan olduğu sanrısından kurtulun. türkiye ne kalkındı, ne de gelişti. yaptıkları hiçbir proje gerçekten yerli olmadığı gibi sundukları hiçbir yatırım da yerli sermayeye bir el uzatmış değil. kamu kuruluşlarını bir yıllık karlarına sattı bu adamlar sırf krizlere girmemişiz gibi göstermek için ve hepiniz bunun farkındasınız. okuduğunuz gazetelerin yazarları ya kabataş olayı gibi iftiralar yazıyorlar, ya da doların türk lirası karşısında değer kazanmasını okuyamayacak kadar beyinsiz insanlar. ve hepsinin zamanında fethullah gülen'i yere göğe sığdıramadığı gerçeğinin da farkındasınız.

yapmayın. etmeyin. insan gibi kardeşçe yaşama şansımız hala var. bu türküyü okumaya devam etmeyin. artık kendimizden geçtik, torunlarımızın torunları acı çekmesin diye yazıp çiziyoruz. verilen hasarı kaç jenerasyonda toparlayacağımız hesabı bayağı kabarık.

diyeceğim budur. dursun kenarda, okur birileri belki.

koalisyon

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
ülkemiz ve milli irademiz için çok kötüdür, bla bla bla. tamam, anladık. 15 senedir bir ülkeyi yönetmeyi becerememiş adamları savunmak için ve daha da kötüsü, bu adamların kendilerini savunmak için kullandıkları bir bahaneden fazlası değil koalisyon. - yemin ediyorum, karşıma gelip "bu ülke koalisyonlardan çok çekti. biz neleri gördük!" diyen yaşıtım veya yaşlı hangi akp'li ise döve döve hastanelik edeceğim. embesil misiniz, beyninizi mi aldırdınız bilmiyorum ama 15 yıldır türkiye cumhuriyeti'nde bir hükümet var ve bu hükümet açık ve net bir biçimde tek adamın ağzından çıkacaklara bakmakta; ayrı fikirleri olanlar hemen el altından kenara itilmekte. lakin öyle moronlarla uğraşıyor ve bu moronları destekleyen sözüm ona "halk insanı" lakabını takmış çakallara eyvallah çekiyoruz ki "koalisyonlardan çok çektik" bahanesini pelesenk edişleri bile garip gelmiyor bizlere.

bu insanlara emanet ediyorsunuz cumhuriyeti. onca yıl ezik bir muhalefet karşısında ekonomik kalkındırma yapamadığını iddia etmiş, kamu kuruluşlarını satarak sanal bir "teğet geçme" hikayesi uydurmuş, bütün ülkeyi cemaatçi köpeklere satmış bir hükümet ve liderleri mi kıytırık cumhurbaşkanlığı sistemi ile türkiye'yi batan gemi olmaktan son anda kurtaracak? gülerler.

bahane üretmekten yalama olmuş iğrenç insanlarsınız.

türkiye cumhuriyeti

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
zamanında "türkiye normalleşiyor" diyen herkesi döve döve adam etmeyen kafamızı sikmemiz gerekiyor. mobilden bu kadar yazabiliyorum, reserved olsun doldururum.

ehonomi çoheyü. tarım da çoheyü.

akp'nin tarımda gurur tablosu: türkiye 90 bin ton buğday ithal edecek! tarımı bitiren akp, şimdi ab'den 90,000 ton buğday ithal etmek için ihale açtı. türkiye toprak mahsulleri ofisi (tmo), avrupa birliği'nden toplam 9... sol haber portalı | güne sol'dan bakın

gezi parkı direnişi

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
mevcut iktidarın 15 senedir ülke yönetmeyi beceremeyişinin faturasının kesileceği, emri ben verdim diyenlerin sorumlusu olduğu ve polis müdahalesine kadar hiçbir taşkınlığın çıkmadığı ve aslına bakarsanız bu protestolar hakkında salladıklarının aksine taşkınlığın polis müdahalesinden sonra isyan eden halk tarafından çıkarılmasının tarihsel bir gerçekliği bulunan, türkiye de kutuplaşmanın şart olduğunu ayyuka çıkarmış, iktidar yanlısı insanların iktidar uğruna insanlara işkence edebileceklerini, ölü insanlara iftira atabileceklerini kanıtlamış bir dizi olaydır.

türk lirasının değer kaybetmesinin de artan şehit sayısının da bu olaylara ne direkt ne dolaylı bağlanabilir bir yanı bulunmamaktadır. böyle iddialarda bulunuyorsanız da bir zahmet argüman kurar kanıt ile gelirsiniz insanların karşılarına. yoksa melih gökçek'ten hallice asılsız ve desteksiz hikayeler ile halkın çoğunluğuna iftira atmak artan kutuplaşmaya tuz biber olmaktır.

gezi parkından önce fethullahçıların götlerini yalayan ve cemaate dil uzatanları içeri alan bu köpekler halk değildir. bu yüzden "halk böyle düşünüyor" diye anırmayın boşuna. 15 temmuz'un mimarları da, ekonomik krizin de, bütün kamu kuruluşlarının özelleştirilip güya krizde değilmişiz gibi gösteren ve gezi parkı olaylarına katalizör olanlar akp hükumeti ve akp ye oy veren her insan evladıdır. ölümlerden ve alım gücünün düşüşünden her biri sorumludur ve gelecekte sorumlu tutulmaya devam edeceklerdir.

yanı akp gittiğinde chp ye mhp ye hdp ye falan oy verin, çünkü bu partilere peşkeş çekmeyen, sizden hesap soracak çok insan var bu ülkede. böyle bilin bunları ve yaralanan, ölen yurttaşlarımıza dil uzatmayın bir daha.

yallah!

t24

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
editörlüğünde bir zeka geriliği bulunan haber sitesi. genel hatlarıyla takip ederim, okurum ama şu şekilde politik doğrucu dayatmaları cidden insana acı çektiriyor. neymiş efendim "homofobik" bir ifadede bulunulmuş. neden? çünkü üç akp'li erkeğin bir kabinde oy vermiyorlarsa ne halt ettikleri sorulmuş, saçma sapan bir fıkra üzerinden. bu içerik dahilinde homofobiye dair hiçbir işaret olmaması bir yanda dursun, tartışılan konuyu amacından saptırmaya çalışmak ve kendine muhalif yayın organı süsü vermek de komikliktir.

türkiye'nin huffington post'u olmaya çalışıyor olabilirler. lakin bilmeleri gerekmektedir ki, huffpost'un editoryası sırf kadınlardan oluşurken "bakın nasıl diverse'üz!" diye anırmış ve "aranızda neden hiç siyah yok?" sorusu ile taşak konusu olmuşlardı. bunları hep iyi hatırlayın ve bu iki yüzlü politik yaklaşımın moronluğunu iyi tartıp öyle ciddiye alın bu mecraları.

bu kafa yapısından kurtulmaları gerekmekte. bohem burjuvazi o liboşlar türkiye'de yeşillenemeyecekler, boşuna uğraşmasın kimse. yetmez ama evet'i kafanızda patlamaya devam edeceğimiz aşikardır.

(bkz: social justice warrior)
(bkz: political correctness)


deniz baykal

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
bayılmam, umurumda da değildir lakin su an mecliste tarihi bir konuşma yapmaktadır. meclisten haber vermiyorlar ana akım medyadaki akbabalar elbette. videoları internete yüklenince paylaşın her yerde de insanlar biraz daha rasyonel düşünceye maruz kalsınlar anayasa değişikliği hususunda.


katar emiri nin trabzon u turizme açma niyeti

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
trabzon aslında son birkaç yıldır arapların hizmetine sunulmuş bir şekilde rant üzerine ranta maruz kalmış durumda. arap turistlerden geçinmek için merdiven altı kurulmuş acenteler ve sokaktan topladıkları şoförler ile birlikte kıyıtırık otel odalarını geceliği 800 dolardan vermeye bayılmaktalar gün itibariyle; hatta geçen sene itibariyle. evet. hala trabzon'a gidip gelirim ben ve hala haberlerini alırım. kalkınma'da açılan oteli bilen eden vardı, değil mi? işte en son ondan iki tane daha dikiyorlardı, şimdi kim bilir kaç tanesi dikilecek ve forum trabzon araptan geçilmeyecek noktaya varacak kadar, fiyatlar fahişliğin de ötesine vardığı ana kadar gidecektir, emin olabilirsiniz. bu nedenle bu tür ranta kurban gidiş haberleriyle karşılaşmanız da anormal değil; hala insani koşullarda öğrencileri barındıracak yurt ihtiyacı çeken trabzon'un parsel parsel satılışını izliyorsunuz hepiniz. - biz zamanında beşirli'ye taşınıp iyi yapmıştık yani. her yönden ucuz ve daha nezih idi.

her neyse, bu da böyle bir ufak uyarı olsun. deniz doldurup stadyum yapınca ve bu geri zekalılığı bir başarıymış gibi gösterince, akçaabat yolunda sahil kenarındaki mekanları öldürüp de gurur tablosu dikince bu ülke gerçekten güçlüymüş gibi de görünmüyor aslında. kendimizi kandırmaya devam ediyoruz.

trabzon benim için ikinci ev gibi bir yer oldu hep. içten içe üzülüyorum haberlerini duydukça. orada tanıdığım çok iyi yürekli insanlar var hala ekmeğini taştan çıkaran. onlar için üzülüyorum en çok ve onların çocukları için.

donald trump

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
hillary clinton yandaşı moronlar ve clinton'ların genel yayın yönetmenlerini, yazarlarını satın aldığı gazete ve çeşitli medya kuruluşlarının baskıcı, tepeden inmeci ve aşağılayıcı bakışları ile sapına kadar haklı ve argümanları sağlam olmasına rağmen manipülasyon, spekülasyon ve iftiralar ile bernie sanders'ı kenara itmelerinin sonucunda 20 ocak'ta başkanlık koltuğuna kavuşacak, kavuştuğunda bir güzel sarılacak ve okşayacak olan, neredeyse bütün wall street bankalarına toplam 1 milyar dolar'dan fazla borcu bulunan, başkan olduğu vakit de şüphesiz bir krizin önünü açacağını öngörmek için dahi olmanızı gerektirmeyen bozo. - amerika birleşik devletleri'ni zor günler bekliyor, lakin hemen yarın veya bir-iki yıl sonra değil. o zamana kadar biz zaten batacağımız için hiç de sevinmeyin amerika kan kaybedecek diye. o günleri göremeyebilir bu ülke.

sonuna kadar dinleyin şunu;


duelyst

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
aşırı tatlı, çıkalı henüz birkaç ay olmuş, kart oyunu ile sıra tabanlı strateji arasında bir yerlerde güzelim pixel art'ı ile ışıldayan bir minik mücevher kendisi. hem kart oyunu hem de minyatürleri bir tahta üzerinde "piyüv! piyüv!" diye savaştırma oyunu. gwent the witcher card game ve path of exile'ımın yanında çok güzel duruyor şu an. bir süredir yüklü bekliyordu, ancak bu akşama kısmetmiş. sadece kart biriktirmek değil, aynı zamanda minyatürleri savaş alanında da iyi kullanabilmek gerekiyor. bu bakımdan fazlasıyla aykırı kalıyor kendine benzeyen oyunlardan; lakin esas dokunulacak noktası güzelim pixel art'ı ve tahta dizaynları. - henüz yiyeceği 40 fırın ekmek mevcut.

kendi siteleri;

duelyst - play free unleash 350+ battle units and spells on a battlefield in this head-to-head collectible tactics game. duelyst

steam'den oynamak da mümkün;

duelyst on steam the ultımate collectible tactics game. competitive head-to-head turn-based battles at its best! steampowered

referral isterseniz "widerstand" yazıp direkt 100 gold ile başlayabilirsiniz. aynı şekilde kendi referal kodunuzu da arkadaşlarınıza yollayıp bir adım önden oyuna başlamak mümkünmüş.

(bkz: gwent the witcher card game)
(bkz: hearthstone heroes of warcraft)

celal kılıçdaroğlu

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
fiziki ve ruhsal sağlığının yerinde olmadığı kendi çocukları tarafından iddia edilmekle kalmamış, vasi ataması isteği ile bildirilmiştir. kardeşiyle birlikte ülke gündeminde gereksiz yer kaplamaktadırlar kendileri. eskiden bu ülkenin siyaseti daha temizdkjakdjsa- yok be, türkiye cumhuriyeti'nde doğru düzgün bir siyasi dönem görülmemiştir. gelen gideni aratmakla kalmamış giden bile geleni aratmış, öyle bir ülke burası.

allah, inanna, odin, neye inanıyorsanız hepimize akıl fikir versin. din, siyaset, para, ün, güç uğruna kendimizi hasta etmekten fazla bir haltın peşine düşmüyoruz hiçbirimiz. hiç de bu herife bakıp "ben gene iyiyim" demeyin, hepimiz deliriyoruz. lakin bu gerçeği yediremiyoruz kendimize.

celal kılıçdaroğlu'nun çocukları, hâkimliğe başvurdu: babamızın ruh sağlığı bozuk, vasi atayın! "medeni ve yasal haklarını kullanacak durumda değildir..." t24.com.tr

pardus

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
özgürlükiçin günlerini özlüyor insan. zamanının en iyi kde dağıtımı idi kendisi ve bu bir abartı değil, kde 4 dönemlerinde stabil bir kde dağıtımı bulmak zor bir iş olduğu için pardus yere göğe sığdırılamıyordu inceleme yapanlar tarafından. hatta gnome desteğinin olmaması bir sorun idi, kde'den o dönemde daha popüler ve ubuntu'nun temel masaüstü ortamı olduğu için. fakat pardus, pisi paket yöneticisi ile birlikte diğer dağıtımlardan ayrı bir kenarda duruyordu. kurumsal olmaktan çok gündelik kullanıma yönlendiriyordu insanları; bazı internet kafe sahipleri pardus yüklü makinelerinin fotoğraflarını paylaşıyordu toplulukta, öyle değer veriyordu insanlar ve öyle kıyamıyorlardu bu güzelim linux dağıtımına. - peki sonuç?

türkiye'de linux toplulukları hala güçlüdür, özgür yazılım adına gerçekleştirilen kamplarda hala yetenekli çocuklar yetişmektedir. inovasyonun sıfır olduğu, kopyala-yapıştır firmalar ile dolu bir ülkede bunca gencin beyin göcüne kurban gitmesine şaşırmamak lazım. fakat öyle veya böyle türkiye'de açık kaynak kodlu özgür yazılım manzarasının hala bir potansiyeli mevcut. ve bunun başlangıcı ise pardus'u 64-bit yapmaya çabalayan insanlar olmuştur, başta çanakkale onsekiz mart üniversitesi'nden necdet yücel gelmektedir.

kullandığım son sürüm pardus 2011 idi. tepe noktası olmuştu 2011 pardus için. ardından pisi'ye devam edilmedi, debian tabanına geçildi ve allah rızası için özgür yazılım geliştirmeye, hemen sonra microsoft türkiye ile anlaşmaya vardılar. debian tabanlı basit bir kurumsal dağıtıma dönüştürüldü pardus. yıllarca da pek bir işlevi olmadı.

(bkz: kaptan)
(bkz: yali)
(bkz: pisi)


5 ocak 2017 izmir patlamasının faili

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe



(bkz: iddialar)
(bkz: iddialarım)

(bkz: anne ben büyüyünce terör uzmanı olcam)

bu başlığa cevap vermeyin. sakın.

---

anlaşılmamış sanırım. konu, dhkc yapmış yapmamış değil, bahane olarak ileri sürülenlerin ne kadar aptalca olduğudur.

- berkin elvan bir dhkc militanı olmadığı gibi, hesabının sorulması da dhkc tekelinde değildir. dhkc'ye ne oluyor, diye sorulur haliyle.
- son baktığımda dhkc adliyelere savaş açmış bir terör örgütü değildi. izmir adliyesi ile ilgili bir garezleri yoksa, bu bir neden değil.
- mehmet selim kiraz'ın şehit edilmesinin izmir adliyesi ile zerre alakası yok.
- kadın teröristin beyaz bereli siyah montlu olması pkk'lı veya ışid'li hatta farc'lı olma ihtimalini bile düşürmemektedir.

kısacası düz mantık ile ülke gündemi tartışıyoruz burada. yapmayın. bilgi kirliliğinden başka bir bok ortaya attığınız yok.

ekleme: bu geri zekalı arkadaşımız bir akp'lidir. ethem sarısülük hakkında yazdığımı bahane edip benim dhkc sempatizanı olduğumu iddia etmiştir. bu tür moronlara zemin sağlamayın, buradaki esas sorun bunun gibi tiplerin itibar çabası ile kendi iddialarını "iddialar var" diye gösterip gündemi karıştırmaya çalışmasıdır. - ancak karşıt görüş gördükleri için yediremeyip deliliğin eşiğinde seri eksilemeye çalışırlar.

5 ocak 2017 izmir patlaması

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
ilk etapta 8 ölü deniyor. karşıyaka ve kahramanlar'dan sürüsüne bereket ambulans saydık, umarım ölü sayısı haberi yalandır ve sadece yaralılarımız vardır. bir terörist ile başladı, iki terörist oldu ve şimdi üç teröristten bahsediyorlar. - şu yayın yasağını koymayın ulan işte. insanları daha da paniğe sevk ediyorsunuz yayın yasağını devam ettirerek. ne olup bittiğini bilmiyorlar, çatışma devam ediyor mu etmiyor mu haber yok; kaç terörist varmış, kaç insan yaralıymış, yollardan bir zahmet siktirip gitsin miymiş siviller! ne oluyor şimdi? bir sürü insan orada toplanmış protesto ediyorlar. aferin!

patlamamış bir aracın daha olduğu iddia ediliyor.

içinin yağları eriyen bütün piç kurularına selam olsun, hepiniz hesap vereceksiniz.

bunu güncelleyeceğim.

nilhan osmanoğlu

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
başkanlık okulları açılacağını ve siyasetçi yetiştirileceği düşüncesini utanmadan ileri sürebilen, taktıkları borçları kıçımızı yırtarak ödediğimiz osmanlı hanedanının yaşayan kalıntılarından birisi. hangi sıfatla, ne hikmetle gelip bu öneriyi sunabiliyor olması bir yanda duracak, bu ve bunun gibi insanlar neden şimdi "fetö" bahanesini kullanırken vakti zamanında fethullahçılardan, gülen cemaatinden bahsetmiyorlardı diye ayrıca bir sormak gerekmektedir.

ıı.abdülhamid'in torunu: fetö'ye karşı başkanlık okulları açılacak ikinci abdülhamid'in torunu nilhan osmanoğlu fetö ve benzeri örgütlerin okullarına karşı başkanlık okulları açarak geleceğin devlet adamlarını yeti... cnn türk
unutmayın, bugün osmanlıcı geçinenler dün şakirtlerle yanyana yürümüşlerdir; bugün her fırsatta 15 temmuz'u anan insanlar, dün fethullahçı polislerle birlikte gezi parkı protestolarında yurt çapında muhalif avlayıp işkence ediyorlardı; bugün fethullah gülen için terörist diyen bu insan evlatları, dün fethullah gülen için "hocaefendi" sıfatını kullanıyor ve cemaate toz kondurmuyordu. - bu ülkedeki gerçek düşmanların kimler olduğunu iyi hatırlayın ve etrafınızda bu düşmanları savunan bireylerden uzak durun. bilin ki, onlar da obsesif yaklaşımları için halk düşmanlığı yapabilecek canilerdir.

bu insanlara geçit verilmeyecek, hastalıklı fikirlerinin geleceğe ulaşmaması sağlanacaktır. gelecek nesiller zehirlenmeyecektir.



her olayda iktidarı suçlamak

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
ne kadar güzel, embesil ahırında aç çakalım şu an.

terör ile mücadele demek, algılama güçlüğü çeken kafanıza kakamadığımız üzere, terörü önlemek demektir. ülkenin sınırında bomba patladığında 50 kişi öldüğünde, ülkenin başkentinde canlı bombaları sivil polis kenara çekmese belki 100'den daha fazla insanımızı kaybedeceğimiz, bir tarikat devletin her kurumuna seneler evvel sızmış ve bugüne kadar tam tamına 14 senedir de iktidar kanadından kimsenin ne hikmetse ne haberi olmuş ne de kimse farkına varmış halde bu ülkenin kamu sektörünün parsel parsel ağzına sıçılırken, bugün pyd'ye terör örgütü diyenler dün salih müslim'i ağırlarken, bugün fethullah gülen'e terörist diyenler ise dün "artık dön" diye sevdalı sevdalı konuşur, bütün kurmayları "hocaefendi" lafını ağızlarından düşürmezken, bir ülkenin istihbaratı saldırı üzerine saldırı üzerine saldırı sırasında topyekün uyuyor ve uyumaya devam ediyorken kimi suçlayacaksın?

teröristin suçlu olması, terörist sayılmayanın suçsuzluğunu kanıtlamaz. olayın bununla ilgilisi bile yok. bilerek yapılan anlam kargaşasının aksine, teröristin terörist olması ve terör eylemini ülke sınırları içerisinde gerçekleştirmesi demek yetkili bireylerin suçsuz olabileceğine dair bir argüman öne sürmemekte; bilakis yetkili bireylerin işlerinde yeterli olamadıklarına işaret etmektedir. - rasyonel düşünce bunu öne sürer. devletin ödevleri dahilinde işlevselliğini yitirmiş bir iktidar ve iktidara bağlı kurumların meşrutiyetleri ise insanların o kurumların varlığına inançlarıyla sınırlıdır. bilmem anlatabildim mi?

şunu kafanıza kazıyacaksınız. bu ülkede olmuş bitmiş bütün insan odaklı felaketlerin sorumlusu hükümetlerdir. doğrudan veya dolaylı. her zaman ve her daim hükümetler suçlu tutulmak zorundadır, yoksa bu gemi bir inç bile yürümez. ortada bir güvenlik, bir istihbarat, bir denetim, bir moderasyon zaafiyeti olmazsa da bu ülkede gerek ekonomik gerek insan hayatına kast eden envai çeşit felaket meydana gelmeyecektir. ve bu bir hakikattir, yani buna karşı üretebileceğiniz bir iddia bile yokken hala aynı teraneyi inatla lanse etmek abesle iştigaldir.

omurgalı olun. ya da yenisini takalım. seçin.

özetle başımıza gelen her bokun sorumlusu adalet ve kalkınma partisinin beceriksizliği, devlet yönetmekten anlamıyor oluşudur. geçmişten günümüze kadar gelen yetenekli siyasetçi ihtiyacının inatla karşılanmaması sebebiyle çok konuşanlara oy veren bir halk haline gelmiş oluşumuz, niteliksiz elemanlara yetki verdiğimiz hakikatini yüzümüze vurmaktadır.

gülen cemaatini senelerdir anlatan, bu insanların nasıl büyük bir tehdit oluşturduğunu her fırsatta dile getiren muhalefet niteliksiz değildir. fakat kafasız olan 15 temmuz'dan sonra "cemaat de cemaat" diye ağlayan omurgasız köpeklerdir. böyle biline.

chp nin asgari ücret teklifi

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
kalkınma adına hiçbir bokun yenmediği ülkede inatla tartıştığımız sikindirik konu başlığına bir yenisi. üretmiyorsun, 15.000 kişiye vereceğin kıytırık kıçı kırık kredi için çeyrek milyon; rakamla 250.000 işletme başvuruyor ve bu başvuran işletmeler bir ülkenin bel kemiği olan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler. çiftçin kan ağlıyor, allahın patatesini aracıların becerdiği çiftçi siklemiyor çünkü kar edemiyorlar, o yüzden 2-3 liraya yiyorsunuz patatesi ve ülkenizde yenilen tek bok, rant uğruna orman katledip şerefsiz müteahit ve çakal inşaat firmalarına aslında sikseler satamayacakları, piyasada sıcak para dönmese götleri uçuşa uçuşa reklamcı kapıları çalacakları kıytırık binaların inşaatıdır.

ve biz hala oturmuş, sanki her bok düzgünmüş bu ülkede gibi asgari ücretin yetip yetmeyeceği üzerine fikir ayrılığına düşebiliyoruz. - geri zekalısınız hepiniz. asgari ücreti istediğin kadar arttırmak için çaba sarfet, gündemin bu olsun ve programlarca tartış bunu. günün sonunda alım gücü düşük bir toplumun bireyleriyiz ve kıçımızı satıp iki kalem daha maaş bağlayabilsek kendimize unutuyoruz neden ve nasıl düşük alım gücümüz bulunduğunu. fakat yine aynı günün sonunda alım gücü günden güne eriyen bir toplumda yalan yere dolar bozdurup da kıçımıza aldığımız dona kadar ithal ettiğimiz hiçbir bokun hesabını kendimize soramıyoruz ve hala samanı ithal eden bir ülkede yaşıyoruz.

ekonomiden anlamayan insanların işine gelince sosyalist olduğu bir toplumun bireyi olmak kadar zor bir halt yok şu dünyada; hele hele aynı toplumda demagoji bir ata sporu ise.

bakın, arkadaşlar, mühendis olup anneninizi boyayıp babanıza satma çabası içerisinde hayatınızı idam ettirip etliye sütlüye zamdan zama karışıyor olabilirsiniz. fakat bu dünyanın bir takım katı gerçekleri mevcut. o konservatif amerikan medyasının propagandasına kandığım için iddia etmiyorum bunu, ortam ne olursa olsun asgari ücretin peşine düşülmesi gerekliliğinin öneminin farkındayım. lakin çökmüş ve/veya çökmekte olan bir ekonomiye sahip bizim gibi ülkelerde bu tür hususlara gelmeden önce çözümlememiz gereken çok fırın ekmeğimiz vardır. çakal olmanın öğütlendiği bir piyasada çalışıp da insanların iyi kalplerine güvenemezsiniz. asgari ücret bahane edilirken saman altından çok su yürütülebilir, denetlemenin ve sosyal güvencenin iğne kutusunda saman tanesi aramaktan farksız olduğu bu failed state'ten hallice devletleşmenin yüz karası yapılaşmalarda.

asgari ücretin var olup olmaması hususunun konuşulacağı bir zamanda yaşamıyoruz. yaşadığımız çağ gereksinimleri ile asgari ücrete ihtiyacı vardır bizimki gibi yarını ne olacağı belli olmayan ülkelerde. fakat temel problemlerimizi çözmeden, asgari ücret şöyle olsun böyle olmasın diye saçma salak konuları tartışmaya açmak demek gıyabımızdaki bütün aşağılayıcı söylemleri haklı çıkarmaktan, aptal olmaktan başka bir haltı kanıtlamayacaktır.

sonra "dağdaki çobanla benim oyum bir mi?" diye soran kızı 'salak' olmakla suçlar ve bu ülkede ekmek yemesini engellersiniz. böyle bir ülke burası. daha derin çürüklerimiz var bizim, daha yapısal.

imam hatip lisesi

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
zorunlu din eğitiminin darbe ile getirildiği ülkeye daha fazlasının kurulacağı müjdesi verilen abominasyon liselerin tümünün adıdır imam hatip. bu bok çukurunun bilimsel olarak bize bir katkısı olduğunu istatiki olarak kanıtlayabilecek bir babayiğit yok ne bu diyarda ne başka bir diyarda. hiçbir boka yaramayan bu lise tipinin yegane varlık amacı "muhafazakar burjuvazi" adı altında genellenebilecek bu takımın, kendi kafasından bireyleri yetiştirmek için okul yaratma çabasıdır. bunun kökleri ise eskinin yeşil kuşak'ına kadar uzanır. yani yeni bir terane falan değildir imam hatip liseleri.

aksine, müslüman çoğunluktaki ülkelerde yaratılmaya çalışılan emperyalizm yanlısı, teslimiyetçi dindar kesim türkiye'de varlığını hissettirmeye çalışırken o kadar zorlanmıştır ki fazlasıyla uzun sürmüştür bu değişim. doğal olarak bu süreç boyunca da 28 şubat gibi hiçbir haltın gerçekleşmediği yalanlar ortaya atıldığı gibi, türkan saylan gibi bu ülke için çaba harcamış bireyler hakkında ikna odaları, başörtülü kızlara burs vermeme gibi ardında sadece iki insan evladının sözü bulunan, hiçbir delili bulunmayan iftiralar bu değişime destek çıkmıştır.

çözümü nedir bunun peki? elbette imam hatip liseleri kapatılmak zorundadır. ilahiyat fakültelerini seçecek gençlerimiz her daim bu seçime sahip olmalıdır, bu seçim şansı asla ellerinden alınamaz. fakat tam teşekküllü tek tip lise yaratmak yerine; ülkenin her yanında fen lisesi seviyesinde standart liseler oluşturmak yerine inadına imam hatip lisesi deyip hiçbir yatırım yapmamaya özen gösteriyor olmaları gözünüze batmalı. batmıyorsa, sorunun temelinde siz yatıyorsunuz.

yemek veriyorsunuz ama rakı yok bu nasıl laiklik

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
merak ediyorum cidden hangi gazetenin moronu sormuş bunu. böyle bir soru sormak için ya laikliği ayaklar altına alma amacı gütmen lazım ya da yok başka ihtimal zira bu beyin ağırlığı ile gastecilik bölümünü kazanmayı bırak liseyi bitirmesi bile zor olurdu. böyle sorularla laikliği sorgulayan varsa cidden gidip intihar etsin, laikliği bırak gidip oy verecek akli yetinizin olması bile mucize olur.

ondan sonra rize deki büstü konuşur dururuz böyle. çünkü cumhuriyet ilkelerine dair bilimum ihmali iki günde unutuyor, bazen ilgili konu başlıklarına bile değinmiyoruz.

suriyeli erkekler askere alınsın

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
imzaladığım kampanya.

savaşı fırsat bilip avrupa'ya kaçmaya çalışan çakallardan bahsediyoruz burada, hala sınırda çadırlarda kalan garibanlardan değil. onların batıya gelenleri zaten geldiklerine bin pişman yaşıyorlar. vatanlarında savaş olması, yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmış olmaları, hayatlarının geri kalanını bu ülkede geçirecekleri garantisini vermemelidir. eli silah tutabiliyorsa gitsin ülkesini geri almak için çaba harcasın. her türlü desteği biz sağlayalım ve ayak askerliğimizi bunlar devam ettirsin, bunun zulüm etmekle bir ilgisi yok. senin vatanın, senin sorumluluğun. al sorumluluğunu ve ülkeni yeniden inşa etmek için ortam sağla. ondan sonra gel hep beraber senin ülkeni yeniden inşa edelim ve hepimiz barış içinde yaşamak için bir şansa daha sahip olalım.

benim askerim senin ülken için ölmeyecek. benim polisim senin ülkenden çıkan çıyanlar tarafından öldürülmeyecek. benim ülkemde kendi vatanı işgal altında iken kaçmış ve hala utanmadan üremeye ama üretmemeye devam eden vatan hainlerini beslemeyecek. - bu kadar açık ve basit bu. bunun insan olmakla bir ilgisi kalmadı artık. madem mevcut hükümetimiz kendini insan göstermek için kendi insanını ölüme yolluyor, o zaman böyle alternatif iktidar çağrıları ile de karşı karşıya kalacaklardır.

siz yönetemiyorsanız ülkeyi, sizin için biz yönetiriz.

22 aralık 2016 ışid in 2 askerimizi şehit etmesi

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
girdiğim giri silinmiş. hani gizlenmemiş de, benim ulaşmam engellenmiş. aferin. boyun eğmeye devam edin.

hükumeti eleştiriyorsunuz diye ağlayan embesiller de doluşmuş buraya. onlara da aferin. reyhanlı katliamı olduğunda gıkınız çıkmadı, hatay'da cihatçıları hastanelerimize alırken alanya'da aynı islamofaşistler toplantılar düzenliyorlardı. eminim o aralar ışid'in nasıl müslüman olmadıklarından nasıl terörist olduklarından bahsediyordunuz. vallaha. ben ve birkaç milyon kişi hatırlayamıyoruz tavrınızı bir hatırlatsanıza?

teslimiyetçiler!

sivas ta anaokulunda 15 temmuz tiyatro rezilliği

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
"bunu doğru bulmuyorsanız darbeyi destekliyorsunuz" bla bla bla, geri zekalılar sizi.

benimle aynı şeyi düşünmüyor, aynı şeyi savunmuyorsan ve konu başlığımız bu hassas husus olduğu için halkın duyguları doğrultusunda seni düşman ilan edebilirim. - bunun adı demagojidir. hükümet yalakalarında bol görünür böyle haltlar. neyin doğru neyin yanlış neyin adil olduğunu değil neyin çıkarları doğrultusunda olduğunu gözettikleri için bu insan müsveddesi embesiller, böyle sonuçlarla karşılaşırsınız.

asla ama asla bir yarı-cahil ve/veya bir demagog ile tartışmayın. asla kazanamazsınız. demagog bireyler aşağılık bir gen şemasından çıkmış zavallılar, moron bir insan neslinin ferdleridirler. kendi fikirleri bulunmadığı için de varlıklarının bir önemi yoktur.

anaokuluna giden veletlere bırak 15 temmuz'u, kurtuluş savaşı'nı anlatmak bile abestir. tarih öğrenme yaşı başka, tarihten ders çıkarma yaşı başka, oyun oynayıp dil öğrenme ve iletişim yeteneklerini geliştirme yaşı başkadır. - bu farkları anlayamayan bireylerin ebeveyn olma haklarının bulunması dahi büyük bir tehlikedir. dikkatinize.
1 /