gamsizhasan

gamsizhasan

entelijans · 29 ocak 2014

istatistikler (%8) · fizik (%1) · elektrik (%1) · tarih (%1) · yunanistan (%1) · kategorisiz (%88) ?

  1. toplam giri 1974
  2. takipçi 41
  3. puan 37273

arapların türklerden nefret etmesi

gamsizhasan
ulan zaten şu dünya üzerinde bir japonlar, bir yıldırım demirören bir de cemil diye bir adamdan başka türkleri seven yok. nasıl bir millet anlayamadım.

türk düşmanlığı varsayılan bir durum ancak bunu haklı veya haksız olarak ayırabiliyoruz:

almanlar: haklılar. kroyzberg'de leş gibi yaşayıp küvette kurban kesiyoruz. ülkeye entegre olamadık.

sair avrupa milletleri: haklılar. zamanında çok çektirdik. hala youtube videoları altında adamlarla kavga etmeye devam ediyoruz. geçen yorumlarda bir yabancıya sırf konstantinopol dedi diye ana bacı küfür ettim.

ermeniler: tartışmalı. ama kardeş gibiyiz. benim hep ermeni tanıdıklarım var çok kral adamlar.

yunanlar: aslında yunanlar çok iyi tanısan çok seversin. hangi yunana sorsan türkleri çok sever ama bir araya geldiler mi böyle bir yavşaklaşıyorlar.

araplar: haksızlar. bunlar bizi hep arkamızdan vurdu. siz kimsiniz lan?

şu an evde oturmuş çay içiyorum ama dünyanın 72 milletinden çeşitli insanlar tuhaf bir şekilde benden nefret ediyor. ben dünya barışından yanayım.
1

istanbul sokakları

gamsizhasan
yıllar önceydi. teyzemgilin balkonunda oturuyoruz; teyzem, teyzekızı, dayıoğlu ve ben.

yok mu telefonunuz be bir şarkı açın bakalım. hasan, istanbul sokakları var mı senin telefonda? yok valla teyze bruno mars var diyemedim. dayıoğlu bir zırtlan çevikliğiyle atıldı. bende var hala hemen açayım. ufak bir klarnet solosunun ardından intizar'ın sesi balkonu doldurdu.

oof of. nasıl bir gamzedesin be teyze? bir de sigara verin bakalım. buyur teyze dedim, gömleğin ön cebinden mavi larkı çıkarıp uzattım. bu ne be oğlum ne biçim sigara içiyiorsun sen içilir mi bu hiç dedi. dayıoğlu yine aynı sırtlanlıkla, buyur hala bende mavi winston var dedi uzattı. ha şöyle güzelinden ver bakalım.

çıkısss.

sigaralar yakıldı. kendimi hayatımda hiç olmadığım kadar daly...ak gibi hissediyordum. hırsımdan balkondan atlamak istiyordum. art arda iki larkı aspiratör gibi çekip dayıoğlunun koluna basasım vardı ama neyse deyip bahçeye attım. bana müsaade teyzeciğim dedim siz hiç rahatsız olmayın. aa noldu hasan ne güzel oturuyorduk dedi. anca be teyze iş güç işte. iyi bakalım dedi, annenlere selam söyle. elini öpüp ayrıldım.

iki lark da aşağıda içtim. sokağın başından gülüşmelerini duyabiliyordum. bele vaziyyetin içine soxam diyip istanbul sokaklarına daldım.

funk her zaman prim yapmıyor. hayat bazen istanbul sokakları.
7

türk kızlarının gecelik yerine pijama giymesi

gamsizhasan
bıçak ucunda elma dilimi uzanan evde geceliğin özel manaları vardır.
bunlar evlilik akdinin yazısız kurallarıdır. bunlar örftür, ananedir. mekanikleşen dünyanın rutine bağlamış günlük yaşam akışı içinde yer etmiş bir takım iletişim şekilleridir.

bundan başka erkeğin de kur amaçlı bir takım dansları ve ritüelleri vardır ancak bunu ayrı bir başlıkta ele alacağız.

her ev böyledir diyemem, ama yüzde seksen böyledir.

uzaya yıldıza meraklı kızlar

gamsizhasan
bir dönem ben de böyle bir maceraya atılmıştım.

2000'lerin başıydı. mahalleden bahadır abi, erhan ve caner'le bir gece sokakta oturuyoruz. bahadır abi'nin almanya'dan gelmiş pilli cd çaları var, daft punk çalıyor. voyink voyink bişeyler ama çok hoş. discovery olabilir, neyse.

abi dedim, sen bu yıldız olayından anlıyor musun? ne diyosun ulan dedi, astroloji benim göbek adım. bana da öğretsene abi dedim. tabi abicim ne demek? bi kolunu omzuma attı diğer eliyle barış manço gibi hareketler yapmaya başladı. "bak şimdi hepsinden önce büyük ayı'yı bileceksin. şu 7 yıldızdan oluşan cezve büyük ayı. cezvenin son iki yıldızını hizalayıp dimdik bir karış açtın mı...". yarım saat boyunca yok cezve yok dabulu w yok kuzey diye bişeyler anlattı. ama bu yıldızlar yazın ayrı, kışın ayrı oluyormuş. kış gökyüzünü de sonra anlatacağına söz verdi. bu sırada erhan'ın sıkıntısını yüzünden okuyabiliyordum. arada iki parmağıyla sigara işareti yapıyordu.

hayırdır durup dururken nereden çıktı bu uzay merakı, dedi. abi akıl oyunlarında gördüm adam yıldızları gösteriyorum ayağına kızı tavlıyordu. belli mi olur belki bir gün işe yarar. oğlum manyak mısın lan kız tavlamak için yıldız mı öğrenilir dedi. ben sana başka bir taktik vereyim. kadınlar yaptığı yemekleri beğenen erkeklerden çok hoşlanırlar.
abi baştan söylesene ya dedim ne uğraştırıyorsun bizi orion morion. sen niyetini söylemiyorsun ki oğlum, derdini söylesen ben sana ona göre taktik veririm.

bu olaydan 5 yıl sonra yıldız taktiğini deneme fırsatı elime geçti. bahadır abi haklıydı. taktik hiç bi boka yaramadığı gibi çok saçma bir ortam oluşmuştu. doğrusu arkturus ve vega kızın pek umurunda değildi. hemen b planını devreye sokup kızın getirdiği sigara böreğine ölmüş bayılmış taklidi yaptım. müthiş bi lezzet.

bundan sonra istikrarlı bir şekilde her buluşmada önüme gelen nevaleleri yerken müthiş yüz ifadeleriyle memnuniyetimi göstererek 3 yıl içinde evlendim. halen geceleri balkonda sigara böreğini çıtırdatıp çayımı yudumlarken büyük ayı'ya inceden bir göz kırparım.

unutmadım seni ayı, kalbimdesin.

imamların maaş alması

gamsizhasan
anlamadığınız nokta şu, imamın maaş alması ve diyanet işleri dinin kontrolsüzce kullanılmasına engel olmak için vakti zamanında başlatılmış uygulamalar. önüne gelen tarikat, cemaat kurmasın diye bu uygulamalar yapılmıştır ki diğer durumun ne kadar rahatsız edici boyutlara ulaşabileceğini şu an deneyimliyoruz.

kusura bakmayın ama gerçek bu, malzeme bu. olaya romantik yaklaşmaya gerek yok.

şu an amacına hizmet edip etmemesi mevzumuz değil fakat düzgün bir şekilde kullanılsaydı halk din bezirganlarından bir nebze olsun korunabilirdi.

arabada sigara içmeye 105 tl ceza

gamsizhasan
sürücü koltuğunda yanan sigarayı bir şekilde düşürüp "ananıskı ananasski" nidalarıyla araç kontrolünün zayıfladığı doğrudur. o sigaranın bulunamayıp boyun eğme safhası, "dur bakalım neremiz yanacak" beklentisi takip eder.

aracın yaktığı fosil yakıt kadar biz de tütün yakıyoruz bir yerde.

çay nasıl içilmelidir

gamsizhasan
yıllardır bu işin içindeyim, bir türlü "çay şöyle içilir", "rakı böyle içilir" kafasına giremedim.
vakti zamanında çankırılı bir dostum çay demleme bahsi açıldığında şöyle demişti:

-çay demlemeden önce sıcak suda durulanır.
-çay muhakkak porselen demlikte demlenmelidir.
-kaynar su çayın üzerine dökülmez; demliğe önce kaynar su doldurulur, bir müddet sonra üzerine durulanmış çay atılır.
-her demlemeden sonra demlik mutlaka yıkanmalıdır yoksa kalıntılar çayı acıtır.
-çay cam bardakta içilmelidir. ince belli bardak kısa sürede çayı içilecek sıcaklığa getirir. kupa, termos bardak vb. ekipman bu iş için uygun değildir.
-tat almak için makbul olan çayı şekersiz içmektir ama arzu edilirse bir-bir buçuk çay kaşığı şeker atılabilir. bardak yarısına kadar şekerle doldurulmaz.
-çayın içinden çıkarılan kaşık şekerliğe sokulmaz. kaşığın şekere bulanması, şeker üzerinde çay lekeleri gibi görüntüler peyda edilmez.
-yumurtalı elle çay içilmez. kahvaltıda çay içilmiş ve kahvaltıdan sonra içilmeye devam edilecekse çay bardağı değiştirilir.

tüm bunlardan daha önemlisi, biz çay içerken yalnızca çay içeriz. siz tokatlılar ise çay içmeyi bir iş olarak görmezsiniz, sürekli yanında farklı işlerle meşgul olur, başka şeyler düşünürsünüz.

sadece sarılıp uyuyalım diyen erkek

gamsizhasan
hakkında çoğunlukla bekârların yorum yaptığı erkektir. evliler köşelerinden kıs kıs gülüyorlar herhalde.

24 yaşında evlenen bir çift 30 yaşına kadar her sevişmesi için bir kavanoza 1 kuruş atsa, 30 yaşından sonra ise her sevişmesi için 2 kuruş çıkarsa ömrünün sonuna kadar o paraları bitiremez.

yavaş ulan sakin olun biraz. bim'e uğrayıp dost yoğurt, kaanbey kaşar ve destomatik aldıktan sonra 3'lü koltukta uyuyakalacağınız günler hiç de az olmayacak.

boncuklu tabancayla birbirini vuran efsane nesil

gamsizhasan
işsizliğin tavan yaptığı yaz tatillerinden birinde karşı apartmanda oturan canerlerde toplanmış kontra oynuyorduk. tam beşinci bölümdeki dozeri patlatmak üzereyken kol tutukluk yapmaya başladı. zaten eklem yerinden bantlı. durun lan dedim paus yapalım bendeki kolu getireyim. bir koşu gider gelirim devam ederiz.

terliği ayağıma geçirip fırladım, apartman kapısının kapanmasıyla kulağımın yanında bir vızzz sesi duymam bir oldu. piç erdem 3-4 çocuğu toplamış, pusuda bizi bekliyormuş. evvelsi gün şakanın dozunu kaçırıp iki metreden bacağını morarttığımız için çok sinirliydi. kapının yarım metrelik girintisine sığınıp izlemeye başladım fakat sıka sıka geliyordu. karşı duvardan sektirip atıyordu piç. bir şeyler yapmazsam bir kaç dakika içinde ağzıma sçacaktı.

-erhaaaaağğn, caneeeeğğr !

koşup balkondan bakmışlar, bir kaç saniye içinde de "ştak ştak" sesleriyle karşı ateşe başlamışlardı. caner almanya'dan gelen m4a1 boncuklusunu bir mitralyöz gibi kullanıyor, piç erdem ve tayfasının üzerine balkondan boncuk yağdırıyordu.

overlokçu gelene kadar arslanlar gibi çarpıştık, yenişemedik. erdem'le yanındaki çocuklar da kaçtı. yukarı çıktım geçtim karşılarına, oğlum niye biriniz otomatiğe basmıyorsunuz lan mal gibi kaldım aşağıda morartacaktı herifler dedim. ne bilelim abi olaya kaptırdık kendimizi dediler.

neyse bunlar bir kaç gün geri gelmezler deyip bakkala gittik, 50 bin liraya iki tane çitos alıp gömdük. fıstıklısı çok güzeldi.

football manager 2014

gamsizhasan
kardeşimle aramı açan oyundur.

yine bir gecenin 3'ünde avrupa'da ve yerel müsabakalarda maceradan maceraya koşuyordum ki kapının açılma sesini duydum. kardeşim kızlı ortamlardan dönmüştü. yavşakça bir naber abi deyip ağzındaki sigarayı yaktı. gelip ekrana baktı. bu nasıl bir oyun tarzı abi dedi. 3-4-3 oynuyorum. peki neden forvet hattının önünde yekta kurtuluş'u oynatıyorsun abi dedi. ne var lan olamaz mı kral gibi oynuyor adam işte al bak skorlara.

bir kaç saniye ekranı süzdükten sonra abi senin takımı yeşil sarıklılar kurtarıyor başka bir açıklaması olamaz deyip arkasını dönüp gitti. futbolun galileosuyum ama fikirlerim ancak bundan 200-300 yıl sonra anlaşılacak.
1 /