maniacxx

maniacxx

entelijans · 16 mart 2004

spor (%18) · kişiler (%6) · yeme içme (%6) · bilim ve teknoloji (%2) · günlük hayat (%2) · kategorisiz (%66) ?

  1. toplam giri 926
  2. takipçi 12
  3. puan 10834

maslak 1453

maniacxx
reklamında "insanlar mutlu olsun istiyorum" diyen sahibine, tamam o zaman gel, hiç peşinatsız 60 ay 1453'er liralık ödemeyle sat bu evleri, insanların ormanın içinde başlarını sokacak bir evi olsun, aileleri mutlu olsun demek istediğim projedir. amaç, insan mutluluğu ve değişik, sıradan olmayan bir şey değil mi ? bir nevi sosyal proje sanki

ben karımı her türlü hoplatırım

maniacxx
şüyuu vukuundan beter olma ön şartıyla her tarafa çekip götürülebilecek sözdür.
işbu olayda şahıstan bir yarışmada eşini trambolin vasıtasıyla belli bir sürede belli bir sayıda zıplatması (hoplatması) isteniyor. kendisi de, iş yalnızca kendisine kalsa neler yapabileceğini, yalnız eşinin ürkmesinden dolayı performansın düşeceğini en kısa yoldan anlatmaya çalışırken(bunu uzun uzun anlatanı dövüyorlarmış galip); kısa yol mahmut hoca'nın odasına çıkmaktadır. hani o stüdyonun yıkılması, alttan verilen müzik ve elemanın olayı toplamaya çalışırken iyiden iyiye sıvaması olmasa, böyle de tadından yenmez hale gelmezdi bence.

bağcılar

maniacxx
penguen adlı dergiyi bulmak üzere ana caddelerinde turlar atıp, yine de muvaffak olamadığım semttir. aslında gün ve saat itibariyle değil penguen, açık dükkan bulmanın dahi o kadar da kolay olmadığını fark ettim. dünyanın en gelinesi yeri değil bence, hatta işim olmasa daha da gelmem. ah şu penguenler.

doktora ukalalık yapan hasta

maniacxx
sen yat, sen kalk gibi kendinden 50 yaş büyük insanlara askeri düzende emir kipiyle konuşan; mesleğinin insan için ifa edildiğini bilmeyen doktora musallat olası hastadır. bu tanım içindi, şimdi paralel evrene geçiş yapalım.
her 4 yıllık fakülteyi (+ yüksek lisansı + doktora'yı diye gider) bitiren; yetkin mimar, mühendis, öğretmen vs. olamayacağına göre; kendi hayatıyla ilgili bir konuda eksiklik olduğunu düşündüğü ya da merak ettiği soruyu tıp fakültesi mezunu bir kişiye adabıyla sormanın da en ufak bir sakıncası yoktur. bu duruma sadece yetersiz ve kompleks sahibi insanlar sinir yapar kendince. bir mimara banyoda hangi malzemeyi neden tercih ettiğini sorup şunu kullansak daha iyi olmaz mı derseniz emin olun hemen hepsi küsüp de hakkınızda kötü düşünmeyecektir.
size neden o malzemeyi seçtiğini, uygulama kolaylıklarını, ıslak hacime dayanıklılığını vs. anlatacaktır (tabii biliyorsa). hizmet alana bilgilendirme yapmak kimseye ağır gelen bir vecibe olmamalıdır. öğrenimi boyu olagelen tüm yıpranmışlığından dünyayı sorumlu tutmuyor ve hayatın kendisine borçlu olduğunu düşünmüyorsa...

samsun mpal

maniacxx
çok acaip ilişkiler yumağı okul; ortaokul lise döneminde birbirinin boğazına sarılanlar; aradan geçmiş olan 10'u aşkın yıl neticesinde evrilerek tokatlı şaplaklı vecizelere konu olmaktalar. tabii aksi de geçerli, ne dallasmış arkadaş.

ted

maniacxx
mila kunis'in bile kurtaramamış olduğu filmdir (hoş, mila kendini bile kurtaramamış.
sıkıldım, esnedim, gülüp eğlenmek yerine "film var dediler geldik" modunda dakikalar geçirdim; sırf sette çalışan, terleyen görevli insanların yüzü suyu hürmetine.

attila the hun

maniacxx
bu ülkede hangover denen bir hadise var ise; bu adam da bu hengovırın phil'idir.
gerçi son zamanlarda hayatında hasıl olan güzel değişim ve gelişimler bu özelliğini bozmuş olabilir de olmayabilir de. (tez zamanda bir mangal ortamında test edilmelidir)

siemens

maniacxx
sıfır almış olduğum ve evime gönderildiğinde hasarlı olmuş olduğu kendi servisi tarafından raporlanmasına rağmen, bu ayıplı ürünü yaklaşık bir ay kadar bir süredir değiştirmeyerek; bas bas bağırdıkları müşteri memnuniyeti, vizyon, misyon gibi kavramların ne derece samimi ve gerçek olduğunu şahsıma kanıtlamış beyaz eşya üreticisi. her gün arıyorum soruyorum kendilerini, ne zaman değiştiriyorsunuz makinemi diye: yok araştırıyoruz, yok ediyoruz, yok efendim yazışmalar sürüyor, servisten bilgi bekliyoruz...
sizden istenen sadece ürettiğiniz ve bana sıfır diye gönderdiğiniz ayıplı bir malı yenisiyle, temiziyle değiştirmeniz. binlerce ürün stoğu olan bir firma olarak bunu yapabilecek güçte olduğunuzu düşünüyor insan.
marka değerinize ve müşteri hizmetleri kalitenize güvenerek; diğer markalara nazaran daha çok para verip, sizden alışveriş yapıyorlar.
siz ne yapıyorsunuz ? hasarlı olarak gönderilmiş bir malın sorumluluğunu sahiplenip değiştirmek yerine, haftalarca telefon başında insanı oyalıyorsunuz, araştırıyoruz, soruşturuyoruz bahanesiyle.
ambalajından sizin yetkili servisiniz çıkardı mı bu makineyi ? çıkardı.
sizin göndermiş olduğunuz servis ürünün hasarını tespit etti mi ? etti.
e peki daha araştıracak soruşturacak ne var.
siz müşterinizin ürününü değiştirip sorununu çözün; aranızdaki, şirket içi hesaplaşmaları tqm'leri, üretim bandı ve lojistik operasyonlarınızdaki kalite noktalarını sonra araştırırsınız.
insanları aptal yerine koyup, kendi paralarıyla rezil etmeye çalışmak; sadece köylü kurnazı esnaflardan, ufak hesapların peşinde koşan merdiven altı imalathanelerinden beklenen bir harekettir; dünyaca tanınan ve müşteri memnuniyetiyle övünen büyük firmalardan değil.

biraz daha fazla para vereyim de bir sıkıntım olursa, çabucak çözülsün, başım ağrımasın diye diğerlerine tercih edeceğiniz marka kesinlikle siemens değildir.

adres sormak 1 simit

maniacxx
yardımseverlik gibi milli hasletlerimizin korozif etmenler hasebiyle gelmiş olduğu noktanın gözle görülür işaretlerinden birisidir. şimdi çok gelip soran oluyor meşgul oluyoruz gibi hikayeler kişinin kendisini ve karşısındaki bazı insanları kandırabilmesi için iyi hoş da; bu kadar mı düştük biz. madem gideceğin yeri bilemedin hayatında ilk defa gelmiş olduğun şehirde; e insanlara da güvenilmez diyerekten de güvenilir gördüğün esnafa soru soruyorsun, hemen diyetini ödemen gerekir. simiti almasan da parasını ver istersen.
bir de bunun tarifesi nasıl olacak ? diyelim fellik fellik iş görüşmesi için gideceğim yeri ararken canım simit çekti ya da karnım acıktı ve yoldaki simitçiden bir simit aldım; tam ayrılacağım sırada da aklıma gideceğim yeri sormak geldi. yol sormak 1 simit deyip bana ikinci simiti de iteleyecek mi, yoksa ilk aldığım simit bana bir adres sorma kredisi açmış oluyor mu? ya da adresi sorduk simiti aldık, bu noktada simitçiye ayrıca teşekkür etmemiz gerekir mi? ihtiyacımız olmayan simite (yani adres tarifine) para vererek teşekkür ettik nasılsa. bu mudur bizim ananemiz?
ne diyeceğimi gerçekten bilemedim bu sefer. zor işler bunlar...

daniel stork

maniacxx
hollanda istanbul başkonsolosluğu basın ve kültür ataşesi. haberlerden takip ettiğim kadarıyla klimalı ofisinde oturmak yerine insanların içine inen; kendince yorumlar ve çözümlemeler yapmaya gayret eden bir kişi görünümünde. mesela son gördüğüm haberde de bir geceyarısı el arabasını almış ve iş yerlerinin önündeki kağıtları toplamış proaktif bir insan. görmüş olduğum ropörtajlarında da hep türkiye'deki şehir yaşamına, insanların alışveriş, seyahat vb. günlük davranışlarındaki alışkanlıklara değiniyor ve kendince yapmaya çabaladığı küçük dokunuşlarla yaşamlarda fark oluşturmaya çalışıyor gibi. tanımam etmem, ama "üstüne vazife olmayan" işlere karışıp hayata renk katan insanlara çok saygı duyuyorum

shin

maniacxx
kendisine en içten şekilde arigato demek istediğim yazardır. hiç tanımadığı birisinin sormuş olduğu soruya; olanca yardımseverliğiyle ve en ufak sıkıntı belirtisi göstermeden enine boyuna cevap veren kaç insan kaldı ki allah aşkına! ben merkezli dünyacıklar aleminde kıymeti bilinmesi, korunma altına alınması gereken insanlardan.

ihsan

maniacxx
nevizade'de müşterilerine mütemadiyen ayıp etmekte olan; hafif şark kurnazlığıyla karışık manevraları yüzünden isminin hakkını veremeyen, zıddına hareketler sergileyen bar.
3 tane bira istendiyse masaya 3 tane bira getirirsin; (henüz) istenmediği halde yanına getirip çerez verirsen, o ilk çerez ikramdır dünyanın her yerinde. tutup da hesaba o çerezi dayamazsın. 3-5 liranın hesabında olsam gider biramı evimde içerim, ya da komşusu olan imroz'a ayda 2-3 kere uğramam. meselenin ne olduğunu, açıktan insanların keriz yerine konulduğu bir fikriyattan rahatsızlık duyduğumu sanıyorum anlamışsınızdır.
zaten bu fikrin insanlara vermiş olduğu rahatsızlığı açıklıyordu koca yol boyunca tek dolu olmayan mekanın "ihsan" olması (aynı aralıktaki bütün barlar doluyken buranın boş olması, benzeri hareketler yüzünden kaçırdığı birkaç müşteri ve onların arkadaş çevrelerinde bundan bahsetmelerinden kaynaklanıyor olamaz mı ? olabilir ).
aylar önce yine benzeri bir mini çakallık hareketi yüzünden gitmemeye karar vermiştik. bu sefer sadece boş olduğu(diğer bütün mekanlar doluydu) ve birer bira içip kalkma düşüncesinde olduğumuz için, e haydi oturalım bari dedik ve tekrardan anımsadık neden oraya bir daha gitmeme kararı aldığımızı.
teşekkür ediyoruz kendilerine, sayelerinde her zaman gittiğimiz kaliteli işletmelerin kıymetini bir kere daha anlamış olduk.

bayramda toplu mesaj atmak

maniacxx
üniversite rektörü, belediye başkanı, o da olmadı en azından bir dernek, kooperatif başkanı değilseniz yapılacak 9 kusurlu hareketten birisidir. eşinize dostunuza "size hususi edebileceğim 3-5 kelamım yok" diyeceğinize demeyin daha iyi. telefonla 1 defa çaldırın kapatın, bundan 100 misli daha iyidir. çok sevdiğim bir arkadaşımdan almış olduğum toplu mesaj'ın tesiriyle yazmaktayım bunları: herhangi bir kasıt, samimiyetsizlik olmadığından adım gibi emin olduğum halde gerçekten üzüntü duydum. siz siz olun karşınızdaki insana değer veriyorsanız yapmayın.
1 /