sosyal medya uzmanı

sosyal medya uzmanı

entelijans · 6 şubat 2013

sinema (%76) · kişiler (%10) · tarih (%8) · televizyon (%5) · ekonomi (%4) · kategorisiz (%-3) ?

  1. toplam giri 8148
  2. takipçi 68
  3. puan 50413

vertigo

sosyal medya uzmanı
gone girl izledikten sonra mı yoksa önce mi yorumları okudum da birisi bundan iyisi vertigo demişti. izledikten sonra da gone girl böyleyse bu zirveye oynar o zaman dedim ve izleyeyim diye söylendim.

bu filmin gone girl ile alakasını kuran bir arkadaş varsa anlatsın yoksa cehaletimi kabul edeceğim. radyo sinema televizyon falan okumadığım için o sıklıkla bahsedilen kamera olaylarına giremeyeceğim. ama eğer film sonradan renklendirilmediyse bildiğin geri kalmışız lan biz. çok da kaale almam ama wikipedia'da türkiye'nin renkli televizyona geçişi 1980'ler diyor. ama adamların 1958 yapımı filmleri renkli ve harikulade bir şekilde çekilmiş.

ayrıca filmde aynı kişi oynamış gösteriyor ama madeleine elster, judy barton'dan daha güzel lan. filmdeki akıllarda kalan bir sahne var. madeleine, o otelden nasıl kaçtı gitti amk? o son sahnede judy, neden atladı?

the next three days

sosyal medya uzmanı
şu film imdb listesinde eğer ilk 250'de değilse o da senaristlerin biraz vizyon darlığından ileri gelir, başka bir açıklaması yok.

bildiğiniz üzere film 2010 yapımı ve izlendiğinde görünecektir ki kaçış fikriyle- kola yazı yazmalar vs.- 2006 yapımı prison break'e, kütüphaneye gidip olayları nasıl çözerim diyerek 2009 yapımı law abiding citizenden sanki alıntılar yapmıştır.

ben de herkeste olduğu gibi inanmamıştım karısının o cinayeti işlediğine ama karısının nasıl kurtulabiliriz diye düşünmemesi, dertlenmemesi ve bir yerde söylediği "öldürdüm mü, bir kere bile sormadın" diye sormasıyla yoksa katil mi lan bu diyerek düşünmedim değil.

on numara değil belki ama izlenebilitesi çok çok yüksek bir film.

ip man 3

sosyal medya uzmanı
güzel dövüş sahneleri var ama çok kopuk be amk.

-----spoylır içerir----
konu başlarda ne güzel mike tyson'un okulu sahiplenmek için girişimi olsa da sonlara doğru alakası bile olmadığı görünüyor. madem konu başkaydı ne demeye mike tyson filme dahil edilmiş.

9 tane piç edilen sigara sahnesi, ip man'in dans ettiği sahne, ip man ile komiser arasında geçen diyalog şah eser olmuş bence.

mike tyson'un sana 3 dakika veriyorum eğer bana karşı yenilmezsen seni bırakırım dediği sahnedeki dövüşte gerçekten 3 dakika sürmüş filmde.

-----spoylır içerir----

ayrıca, ip man'in mike tyson'la dövüştüğü sahnede yaptığı hareketi ben yapsam tanrılığımı iddia ederim. o nasıl bir şeydir amk.



inferno

sosyal medya uzmanı
kitabını okumadan izleyince bir yer eksik kalıyor hatta okuyanlarin bir çoğu her zaman olduğu bok gibi film demişler. şimdi spoiler de yediğimize göre kitabı okumak mi saçma olur yoksa okumamak mi bilemedim.

(bkz: filmi çekilen kitabın piç edilmesi)

izlenir mi deseler zaman mi geçirmek istiyorsun git izle dersin ama ancak o kadar.

istanbulu falan görüyorsun ve tabiki de en klise haliyle. camiyei gosterdikleri an direkt arka fondan ezan sesi geliyor. ezana karsi falan degilim yanlis anlasilmayalim ama hoolywood klisesi yani o sahne.

gone girl

sosyal medya uzmanı
hakkında o kadar giri girilmiş ki ben de nereden gördüysem bunu da izlemeliyim dedim ve izledim. gelelim film hakkındaki görüşlerime.

film öyle güzel başlıyor ki, başrolünde aaron paul'un oynadığı 2016 yapımı come and find me filmi gibi olacak diyorum sonra film daha da efsaneleşiyor ve götüm gibi bitiyor.

filmin senaryosunun bir kadın elinde çıktığı belli. filmin esin kaynağı kitabın yazarı bir kadın ama sırf yönetmeni de ünlü birisi diye filmi göklere çıkarmanın anlamı yok. sanat neydi? sanat eleştiriydi. günümüz dünyasına baktığınız zaman hep bir sıkıntı, bir pislik görüyoruz. film, biterken bize neyi gösteriyor? kötü karakterin, evliliği için her türlü pisliği yapmasına rağmen yanına kar kaldığını gösteriyor. filmin ortalarında, ben affleck'in yaptıklarına da sinirleniyoruz ama amy dunne'in yaptıkları da mide bulandırıyor. evliliğini kurtarmak, kocasından intikam almak için onu hapise yollamayı bile düşünüyor. amy dunne'nin aldığı psikoloji eğitimiyle nasıl da yönlendirebildiği de ayrı bir şey.

sinemada, tiyatroda eğer iyiler kazanmıyorsa öyle sanatın içine tükürürüm ben.

filmin ilgi çekici yanlarından bir diğeri ise filmde himym'dan bildiğimiz neil patrick harris'in oynaması.

kitaptan esinlenip, amy'nin kaçırılması daha krimanalize edilseydi zirvelere oynardı.


(bkz: sonunda kötü adamların kazandığı filmler)

ronin

sosyal medya uzmanı
ne zaman bir film hakkında bir bilgi almaya kalksam sosyal medyada karşıma hep; ''bir ronin değil.'' ibaresi çıkıp duruyordu. neymiş bu ronin diye izleyeyim dedim, eğer bir yerleri kaçırmadıysam çok da matah bir şey değil.

spoiler içerir.

filmin önemli noktaları şunlar; çantanın içindekinin gizemi, ronin efsanesinin anlatılması, mini ameliyat sahnesi ve finaldeki araba takibi.

eğer kaçırdığım bir yer yoksa bu işte ronin. ama o finaldeki araba takip olayı bence 1998 yılı için gerçekten çok fantastik bir şey olmuş.

the machinist

sosyal medya uzmanı
herkes söylemiş ama ben de söyleyeyim psikolojik filmler sevmiyorsanız izlemeyin. anladım ki ben sevmiyormuşum.

the dark knight, the dark knight rises'tan sonra gelip 2004 yapımı bu filmi izleyince o nasıl bir vücuttur diye insan ister istemez soruyor christian bale'a.


-----spoylır içeren kısım-----

leyla ile mecnun'da her şeyin yatalak mecnun'un bir hayali olduğunu görüyorduk keşke bu filmde de trevor reznik bu hayalleri nerede kuruyor onları görebilseydik. gecenin 03.30'unda bitirdim eğer bir yeri kaçırmadıysam bunu göstermediler.

-----spoylır içeren kısım----

l a confidential

sosyal medya uzmanı
kevin spacey, russel crowe( o nasıl bir gençliktir aman allahım), guy pearce ve herkesin gözden kaçırdığı bir adam daha var kendisi simon baker. the mentalist dizisinden tanıdığımız, patrick jane.

giriş, gelişme, sonucun %85-90'ı süper ancak kendisine ve işine saygısı olan ed exley'in yaptığı omurgasızlık ne yazık ki beni biraz daha hüzne boğdu.

öyle sayfalarca anlatmaya gerek. her ne kadar 1997 yapımı olsa da günümüz polisiye filmlerinden onlarca kez kat daha güzeldir.


----aşırı spoylır içerir-----


simon baker'ın canlandırdığı matt reynolds karakterini kim öldürdü muallakta kaldı, organize işlere karışmış savcıya neden bir şey olmadı. niye hep kötüler de kazanıyor amk?

----aşırı spoylır içerir-----

eklemeyi unutursam içimde ukte kalır. the bourne ultimatum, the whistleblower ve the blacklist'ten de tanıdığım david strathairn de filmde.

the thirteenth floor

sosyal medya uzmanı
sonunda bir oha dediğiniz filmler sıralamasına girmektedir. ama film bittikten sonra hala neyin ne olduğunu düşünüyorsanız olmuyor işte. film dediğin bir kere izlenilir, bir kerede anlaşılır beğenilirse defalarca kez daha izlenilir.

rüya içinde rüya, o rüyanın içinde bir rüya daha.

beğenene saygım var ama ben beğenmedim.

doctor strange

sosyal medya uzmanı
jaeger lecoultre marka 17800 dolarlık saatin gözümüze sokulduğu, ebesinin nikahından arabayla uçsan da sinir zedelenmesi dışında bir bok olmadığını gördüğümüz fantastik film.

tamam eyvallah fantastik film de bu kadar da değil amk.

izlerken aklınıza direkt inception geliyor. görsel efektler harika. keşke hemşiremiz de thor'da olduğu gibi konuya dahil edilseydi.

doctor strange'in saatinin fiyatına buradan bakabilirsiniz.

jaeger-lecoultre watch stars in doctor strange | swiss watchmaker jaeger-lecoultre watch stars in doctor strange | swiss watchmaker jaeger-lecoultre

prisoners

sosyal medya uzmanı
olmus mu deseler olmamış derim. izlenir mi deseler eh iste derim. o da bir babanın cocugu icin neler yapabileceğini gösterdigi için başka bir seyi yok.

yıllarca tanriyla savasmak icin cocuk kaciran bir cift var ama kacirilip oldurulenlere neler oluyor, cesetleri nerede muamma. kaciran erkek sonunda insafa geliyor da pederin evine gidip gunah cikariyor fakat karisi devam ediyor. kadinin neden devam ettiğine dair hicbir sey yok. dedektif loki'den kacan adamın kim olduğunu ben cikaramadim hadi alex ilk kacirilan kişi de o adam kim amk?

bunu izleyeceğime keske gidip turk filmi komedi izleseydim ya da the dark knight izleyip jokerin gotham'in nasil amk izleseydim.

bak sonunun boktanligina deginmiyorum bile.

the dark knight rises

sosyal medya uzmanı
bugün bir kez daha izledim ve yine aşık oldum.

bu filmdeki mantıksız sahnelerden birisi bruce wayne'in ta fizandan kısa bir süre içerisinde kendisini gotham'da bulmasıdır. nasıl geldi oraya muamma.

şimdi izleyince gördüm ki bane'in ölümü çok basit olmuş. ne bileyim onu batman öldürmeliydi ölümü o kadar basit olmamalıydı. bu derece güçlü karakterlerin basit bir sekilde olmesi zoruma gidiyor, filmi begenmemeye itiyor beni.

alfred konusunda daha önce temkinliydim ama şimdi alfred'in kısmen haklı olduğuna kanaat getirdim.

masumiyet

sosyal medya uzmanı
filmin sonuna geldim ve bir yerleri kaçırmış olmalıyım dedim. çilem ile yusuf ziyaret dinlenme tesisinde bir şeyler yerken televizyonda uğur ile zagor'un fotoğrafını gördükten sonra bir de uğur ile çilem'in son girdikleri evde yine zagor'un aynı fotoğrafını görünce bir yerleri kaçırmış olmalıyım dedim. bir daha o meşhur haluk bilginer ile güven kıraç'ın olduğu kır sahnesini izleyince durumu çakozlamıştım.


güven kıraç'ın son yıllardaki sesini bildiğim için sesi çok değişik geldi bana. halbuki haluk bilginer'in sesi hala aynı hiç değişmemiş.
1 /