sychtianarch

sychtianarch

entelijans · 18 haziran 2013

istatistikler (%9) · yeni türkiye (%6) · referandum (%5) · başkanlık sistemi (%4) · savunma sanayi (%4) · kategorisiz (%72) ?

  1. toplam giri 2853
  2. takipçi 89
  3. puan 66705

aliyev in eşini cumhurbaşkanı yard olarak ataması

sychtianarch
türk tipi başkanlık sisteminin nadide örneğidir. bizde referandum halkın onayında geçerse torun torba ve hatta gelin kaynana doğrudan yönetimde söz sahibi olacaktır. demokraside çareler tükenmez demişler. ne de güzel söylemişler.




mesela bir de türkmenistan başkanlık sistemi falan var. tadından yenmiyor. türkmen karındaşlarımız varlık içerisinde türkiye'ye çalışmaya geliyorlar.



evet kabul etmek gerek, güney kore başkanlık sistemine geçmek için daha kırk fırın ekmek yemek lazım..

osmanlı padişahlarının hacca gitmemesi

sychtianarch
nedeni sarayın entrika yuvası (game of thrones) olmasıdır. malum o vakit uçak neyin yok. bir padişahı korumak için kaç kişilik bir ordu gerekir? neredeyse sefere çıkmak gibi bir şey olurdu bu. döndüğünde bir bakmışsın şehzadenin biri veya hanım sultanlardan biri tahta oturmuş. olmayacak şey değil.

hatta tarihten bir örnek vermek gerekir. adet olunduğu üzere hacca gidilmediğini biliyoruz. bu geleneği (sadece bu değil, şeyhül islamın (türk asıllı) kızı ile evleniyor) genç osman bozmaya kalkıyor. elbette hacca gitmek için değil. yeni çeri ocağına düzen ve dirlik vermek için. büyük bir organizasyona girişiyor. hac organizasyonu daha büyük şüphe uyandırıyor. neredeyse tüm devlet erkanını yanına almayı planlıyor. sonrası malum.

şimdi osmanlı'nın eleştirilecek çok tarafı var. artık tarihtir. kimseye ne yararı ne de zararı var. obejktif olarak bakarsak bu adet, kendi içerisinde oldukça tutarlıdır ve mantıklı sebeplere dayanır. devletin sürdürülebilirliği adına böyle uygun görülmüş.

yüzde elliyi geçemezsek iç savaşa hazır olun

sychtianarch
esteban, anayasaya'ya göre halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu işlemektedir. aynı suçtan diploması şaibeli cumhurcu da hüküm giymiştir.

zaten, referandum öncesi kontrollü olarak karışıklık çıkaracakları söyleniyor. 15 temmuz kalkışması da benzeri bir olaydır. dünyada kanla yazılmayan anayasa mı var; dolayısı ile suçlu da olsa kendi açısından tutarlı olduğu söylenebilir.

burada tutarsız, gaflet ve delalet içerisinde olanlar doğan medya grubu ve bir avuç sermayedar, perinçek takipçileri örnek gösterilebilir. elbette kediye ciğeri teslim eder gibi cumhuriyeti altın tepside sunan bahçeli ve diğerleri bunlara önayak oldular.

burada iş bize düşüyor. bunun gibi çomarlar kan dökmeye hazırlar, fırsat kolluyorlar. aman tahriklere gelmeyin. haddinden fazla azıttılar. kasım seçimleri öncesi ülkeyi son derece kararlı bir şekilde kaos ortamına sürüklemekten çekinmediler. bu lafı işittikten sonra daha bunların yalanlarına kananlar olabilir. eğer bu dediklerini ve benzeri teraneleri kendilerine yutturmazsak kutuplaşma ve ötekileştirmeye yönelik martaval okumaya ve aydınları hedef göstermeye devam edecekler. bunun mantıklı, akıllı ve kanuni yollarla yapmak gerek. ortalığı boş buldular, bol keseden sıkıyorlar.

bunun adı da aymazlık değil çiğliktir. türkiye'de önlerinde durup bunları frenleyecek olmadığı için cesaret kazanmışlardır. sürekli olarak özendirilmekteler.

(bkz: iç savaş çıkarsa çıksın ezer geçeriz)
(bkz: akp esnafa silahlı eğitim veriyor iddiası)
(bkz: hayır demek 15 temmuz un yanında yer almaktır)

şaka maka akp nin yavaştan gidici olması

sychtianarch
şaka maka akepe hiç olmadığı kadar şiddetle geliyor. öncelikle sebeplerini sıralamam lazım ki iddiamı destekleyeyim;


öncelikle fetöden boşalan kurumlar ysk dahil, kendi yandaş ve cemaatleri gelecek. bundan önce hile ve cebir ve hile ile elde etmedikleri kurum kalmadı. yargı, ysk ve son olarak ordu. devletin her kurumu akepenin elindedir. yani sandıktan hayır çıksa sonuç evet olacaktır. siz hiç bunların hilesiz hurdasız iş yapabileceklerini düşünüyor musunuz?

elbette ben size oy kullanmayın, nasılsa her şey boş demişyorum. kullanın tabii. bunların satırlı, döner bıçaklı ve silahlı elemanları ile yüzyüze gelmeden önce demokratik mücadelenizi vermek esastır. her şeye inat oy kullanın. enzondan sonucu görsünler. hile hurda da yapsalar tavrınız cesaretlerini sınamalarını sağlayacaktır. ezici bir "hayır" beklemek zaten saflık olur.

referandum akepe için ölüm kalamı meselesidir. kafalarındaki şeriat devleti veya ona en yakın ılımlı mılımlı her ne ise gerçekleşmek üzeredir. referandum 15 temmuz ve cumhurbaşkalığı seçiminden önceki son adımdır. yeni türkiye'dir. biliyorsunuz cumhurbaşkanlığı bir fatiha idi. fatiha'yı birini toprağa gömerken okursunuz. laik türkiye cumhuriyeti'nin ölümüdür. sonraki adımda sela verildi.

amaçlara ek olarak eğer ki hesapları tutmazsa zimmetlerine geçirdikleri paralara el konulur, devşirdikleri sermayeleri el değiştirir ve kodesi boylarlar. bu açıdan hayatta kalma mücadelesi. kan da dökülmek dahil her şeyi göze alırlar. kasım seçimlerini ve gezi olaylarını aklınıza getirin.

referandumdan hile ile evet çıkmayacağını varsayarsak "evet" yüksek oranda çıkacaktır. bu konuda türkiye'nin ekonomik koşulları, zeka seviyesi ve bölünme korkusunu hesaba katmanız gerek. insanlar paniğe kapılırlarsa, belirsizlik sürerse yılana sarılırlar. genel eğilimlerini biliyoruz. mhp'nin tavrı ve kendi seçemeni belirleyici olacaktır. mutlaka bir iç karışıklık, terör saldırıları için ateşe odun atacaklar. bence kimse akepenin gazına gelmesin. gezi'yi canlandırmak isteyecekleri söyleniyor. büyük ihtimalle doğrudur. şaşırmam.

diğer bir husus da dış politikadaki değişikler. bir kere hangi siyasi fraksiyona alet olursanız olun, gerek sermyae, gerek askeri (endüstri) bakımdan türkiye kanat ülkesidir. ortaya koyduğu katmadeğer bellidir. kimse "tam bağımsızlık" yada "tek yol islam" söylemleri ile kendisini kandırmasın. ikinci dünya savaşında sonra dünya bölüşüldüğünde türkiye'nin küresel rolü belirlenmiş, bu yolda bir pay verilmiştir. atı alan üsküdar'ı geçmiştir. bakın amerikalı diplomat türkiye ve akepeli siyasetçiler hakkında ne yorum yapmış; başarılarına ve izafi güçlerine rağmen; gerçekte türkler, birleşik devletler ya da bölgesel "liderler" (balkanlarda avrupa birliği; karadeniz'de rusya; ortadoğu'da suudîler, mısırlılar ve hattairanlılar) ile eşit şartlarda rekâbet edemez. rolls royce ihtiraslar, ama rover kaynaklarla; eyleme dâhil olabilmek için türkler, bir mazlum bularak "hie yapmak" zorundalar. (bu erdoğan'ın kendi düna görüşünü de vurgular) bir silayciç, mişal ya da ahmedinecat, türklerin kendi dâvâsını üstlenmesinden mutlu olacak biridir."

moldovya'daki son gelişmelerle birlikte karadeniz rus gölü oldu. türkiye hem kuzey'den hem de güney'den ruslar tarafından kuşatıldı. önceden öngörüldüğü gibi küresel kutuplaşma medeniyetler çatışması ekseninde değil tekrardan moskof x vaşington ekseninde şekillendi. bakın burası çok önemli. ideolojiler, iktisadi sitemler emperyal güçlerin ihraç ürünüdür. asıl mesele türkiye'nin yeniden şekillenen bu çatışma ortamında yoluna nasıl devam edeceğiz. türkiye laik bir cumhuriyet olarak mı devam edecek, yoksa, islamcı bir rejim (erdoğan's land) ile mi yoluna devam edecek; trump sonrası cia'i başı geldi, referandum tarihi belli oldu.

türkiye on beş yıl önce arkasına aldığı rüzgarın ivmesi ile yine göreceli olarak orta çaplı bir güçtü. şimdiki durumda hastanenin yönetimi başhekimden alınıp bitirim hastabakıcıya verildi. bunu iradeniz ile çok güçlü bir bağı oduğu söylenemez. tükriye'nin kuruluşu sonrası dünya küresel sermayenin kimin kontrolüne gireceği ile ilgli büyük bir savaşa (ww2) girdi. bence bu süre türkiye için yaşam suyu oldu. sonrası her on yılda bir malum. gerçekçi olmakta fayda var. 90'larda dünyadaki gelişimi okuyamadılar. cezasını şimdi biz çekiyoruz. egemen güçlerin basiretsizliği bir şekilde telafi edilebilir. bizimki edilemedi.

öyle bağımsızlıkmış falan hava civa. şaka maka akepe, tarikatları ve gerici takımı ile yıllarca sürecek bir düzen kurmaya geliyor. önünde ne ordu, ne yargı, ne kararlı bir kitle var. rusya ile abd'de bu konuda anlaşmış görünüyor. afganistan yada iran gibi sapıtmayacaklar yada dışarı öyle bir izlenim vermeye çalışacaklar belki ama, dış müdahaleden hep medet umar hale geleceğiz. hemen hergün şahit olduğumuz saçmalıklar gün be gün artacak. hepinizi sindirecekler. yani esas oyun zaten bu. hiç de şakası yok. geliyorlar.

kariyer net köle aranıyor ilanı

sychtianarch
devletin mafya olduğu memleketlerde bu tip şeyler normal. bundan bir kaç tık ilerisi pakistan, hindistan. karın tokluğuna, "işinize gelirse" hesabı.

bunların eski bir ekonomi bakanı vardı. saftrik bir şey. ücret problemini mesai saatlerini kısarak aşarız diyordu. ameriga'da falan yaşıyoruz sanıyor galibaç ulan esnek çalışma saatlerini bizim işveren çomarlar götünden anlıyorlar. bunun daha şark kurnası olanı falz mesai ücretini tatil gününü çalıştırmaya sayıyor.




hepsine baksan başarıdan başarıya koşuyorlar. buna ne denir; angarya. emek sömürüsü ve verimsizlikle bir arpa boyu yol gitmezsiniz. şimdi burada 7.000 - 8.000 tl bandında çalışanlardan bahsetmiyorum. onların hayatı ayrı bir facia zaten. doğduğunuz büyüdüğünüz ve kısmetse çocuğu getireceğiniz ülke burası. hepimizle çok fazla kafa bulmuşlar, hepsi bu. türkiye'nin oluru ile ederi budur.

aman canım çalışmak isteyene iş mi yok. beğenmiyorlar.




yine de zor oyunu bozar demişler.

abd li hristiyanların seküler düşünce ile imtihanı

sychtianarch
öncelikle gözden kaçan bir şeyi ifade etmek gerekir; hristiyanlık kendi dogmatizminden reformlar ve protestan hareketi ile kurtulmuştur. laiklik batı'da kilisenin sivilleşmesi ile başlar. burada doğu medeniyetinde ruhban sınıfı diye bir sınıf yada onları temsil eden bir kurum yoktur. halifelik makamı vardı, şimdi o yok. halifelik de tartışılır bir kurumdu. tıpkı vatikan gibi. mesela şiiler sünni bir halifeye niye uysun. sürekli hizipleşen bir dünya. ilk dört halifenin üçü zaten suikast ile öldürülmüş.

batı'da durum daha kurumsal. aslında islamiyetin içinde böyle bir kurum yok. siyasal bir tavrı da yok. siyaset işin içine girince olay farklı boyutlara varıyor. belki de islam dünyası için kısırdöngü burada. iyi yada kötü, doğru yada yanlış, dini standartlar yok. mezhep ve tarikatlar gırla. halbuki vatikan tek bir kurum. bugün siyasi gücü zayıflasa da din konusunda tek denetleyici kurum oluşunu sürdürüyor.

abd'de wasp (white anglo saxon protestant) egemenliği var. protestan mezhebi zaten laik bir sistem. vatikan ile bağını koparmış. çalışma, üretme ve birikime dayalı kapitalizmin temelini oluşturuyor. yani abd'yi ve genel olarak tüm germen kökenli ülkeleri var eden mezhep bu. dolayısı ile laiklik ile alıp veremedikleri yok. adalet kavramı tanrı'nın kullarının eşitliği ve yaşam hakkından yola çıkarak geliştirilmiş. ticaret öyle. gericilik ve dogma vatikan ile özleştirilmiştir.

ordu dersen zaten "god, country, family" jargonu üzerine kurulu. askerler oldukça koyu dindar protestanlar. cepheye gidecek olan askerden de kararlılık için dindarlık beklenir. öteki dünya inancı kuvvetli olmayan asker ölüme zor gider.

bunlar oldukça yüzeysel ve genel kabul gören bilgiler. dolayısı ile abd'li protesetanların, angilikan klisesine bağlı olanların yada herhangi bir protestan'ın laiklikle falan bir sorunu olmaz. rönesans gibi bir dönemi geçirdikten sonra hiç olmaz. ama türkiye, afganistan, pakistan, bangladeş, arabiya, iran gibi ülkeler batı medeniyetinin geçirdiği süreçleri tecrübe etmediğinden ortaçağ bataklığına çekilmesi kaçınılmazdır. laiklik kavramını ise türkiye fransa'dan örnek almıştır. fransa, katolik olmasına rağmen dini yönü ağır basan bir ülke değildir. devlet özellikle dini sembollere karşı mesafelidir.


peki islam yapısı itibarı ile reformlara açık mı? en az hristiyanlık kadar. yani hiç bir semavi (ibrahimi) din reforma açık değildir #14330158 . bugün en seküler musevilik bile temelde kapalı bir dindir. zaten musevilik yahudi olmanın gereğidir. şeri hükümler devletin baskı unsuru olarak uygulanmamakta.


rusya nın askerimizi bilerek vurmuş olma ihtimali

sychtianarch
bu hükumet sayesinde ülke mazlum oğlanına döndü. rusya'nın açıklamalarına karşılık tsk'nın açıklamaları iddiayı doğruluyor.

benim fikrime göre bu ve önceki l-39 hava saldırısının intikam ile alakası falan yok. pkk rus yapımı shilka ile helikopterimizi düşürdüğünde zaten karşılığını aldık. burada amaç türkiye'nin bölgede ilerlemeyi durdurup, yerini suriye güçlerini bırakması. yok koordinat verdi, vermedi, yanlış verdi... bunlar hikaye.

türkiye madem esad ve rusya ile mutabakata vardı, niye israrcı davranıyor? yani yapabileceği bir şey yok. suriye'den ırak'tan toprak alamaz. kendi kafasına göre hareket edince ya abd'den yada rusya'dan sille yiyor. bu durumda karizmayı çizdirmeyeceksin. dua edelim de rusya, "yanlış yaptık" dedi. uyarsalar, ultimatom verseler zaten, iti köpeğin maskarası olmuşuz. daha kime martaval okuyorsun?

fetullah gülen in cinsel istismara uğradığı an

sychtianarch
hacı hacıyı mekke'den hoca hocayı tekkede deli deliyi dakikada ...

adam bildiğin orgazm olmuş. bir de cübbelinin konuşmasında histeri krizine giren bir müridi vardı. sonradan "melekleri gördüm" demiş. valla gördü mü görmedi mi bilemeyiz, anormal bir tepki olduğu açık.

melekle cinle kafayı bozarsan olacağı bu. adamın fanilasını da koklarsın, devenin sidiğini de içersin, kullanılmış mendilini de yutarsın. toplumsal histeri dedikleri bu olsa gerek. bunun mahalle baskısı ise işin başka bir yönü. karşılıklı doldurun birbirinizi.

ben çocukken sihirli iğne diye bir masal okumuştum. bu da benzeri bir hikaye. "kral çıplak" diyeni de bu şerefsizler sindirmeye kalktılar. bizim gibi gelişmemiş toplumlarda görülmesi gayet normal.

bir de bu meczuba diğer meczuplar gülmesinler. kendi has adamları olmanın dışında ısırıp, yutan, karısını nikahlamaya niyetlenen adamlar var aranızda.

(bkz: bize göre yönettiği hanımlar reis i cumhur a helal)

trump döneminde iran ın parçalanması

sychtianarch
iran'daki kürtler türkiye'dekiler kadar zayıf bir unsur değil. öncelikle farsça ile aynı kökenin paylaşıyorlar. türki gruplar derseniz zaten, bunlar da 20. yüzyıla kadar ülkenin yönetici elitleri. fars kültürü ile alıp veremedikleri yok. yarın ülke karışsa farslardan önce ülkeyi savunacak hisler içindeler. mesela iran'da eğitimli bir iranlı rejimden hiç memnun olmasa da sırf dış etkenlerden dolayı savunmaya geçiyor. iran bir bütün olarak ulus kavramını oluşturmuş bir ülke. rejim muhaliflerinden, kürtlerden ve türki gruplardan medet ummasınlar.

türkiye'de böyle bir durum yok. ordusunun nasıl dize getirildiğini gördük. ayrılıkçı kürtler hem rusya, hem avrupa ve hem de abd ile iş birliği yapma eğilimindeler. "ver kurtul" demekle olmuyor. stratejik ve ekonomik çıkarlarımız var. ayrıca serve'in hükümleri yerine gelmiş olur. belki oldukça paranoyakça ve spekülatif gelecektir, büyük oyun dedikleri şey, doğu akdeniz'e hakim olup oradan orta asya'ya uzanmaktır. rusya'nın kalbine (sibirya) girip oradan çin'i kuzey'den bloke etmeye yönelik bir strateji. petrol akışının yönünü bu iki enerji açlığı çeken büyük devletten akdeniz'e doğru yöneltmek; bütün bu kan ve göz yaşının sebebidir.

türkiye artık hatta uzun bir süredir emperyal (güçlü) bir devlet olmadığından olaylara en fazla seyirci kalır. kim ne derse desin; bu işler sermayesiz ve gelişmiş askeri sanayi olmadan olmaz. aslında temelde bütün dava ekmek davası. dünya kaynakları sınırlı, tarım ürünleri aritmetik, insan nüfusu geometrik olarak artıyor. savaşlar onca yıkımın ardından iktisadi ve ekonomik açıdan rahatlama getiriyor. acı ama gerçek. hiç bir yatırımcı karlı olmayan yatırımlara girmez.

türkiye'de devletin laikliği budayıp, islamı su yüzüne çıkarmasında bile anlamlı bir ilişki var. bunda ister kasıt arayın ya da aramayın -ki bop kapsamında dış etken olduğu da çok açık- , türkiye, çatışma bölgelerinden biri olmuştur. sıradan bir vatandaş ya da köylü, milliyeti hiç fark etmez. dolduruşa gelmezse ve dini hisleri zayıfsa savaşmak için kolunu kıpırdatmaz. ülkemizde her ne huzursuzluk oluyorsa bunun sebebi dünya'daki gerilimdir. fransa'da marine le pen, abd'de trump, rusya'da putin, türkiye'de rte. almanya'dakini henüz göremedik çok şükür. merkel otoriter eğilimleri olan bir lider değil. kesinlikle katılıyorum, dünyayı çılgınlar yönetiyor. insanların hayatta kalmakla bağlantılı ne kadar güdüsü varsa hepsini zafiyete dönüştürüp sömürüyorlar.




bu çatışmanın ilk adımı vesayet savaşları oldu. hatta düşük yoğunluklu bir dünya savaş diyorum. 11 eylül sonrası ırak ve afganistan işgalleri başlangıç kabul edebilirz ( #6695169 ). el-bab ve çevresi türkiye'nin vietnem'ı olmaya aday. güney doğu sorunundan sonra bir de bu çıktı başımıza. darbe girişiminden hemen sonra hiç istemediğimiz halde orduyu suriye'ye soktular. refah toplumlarında savaşın psikolojisi daha farklı. kimse bir yurttaşının bayrağa sarılı tabutla dönmesine katlanamıyor. doğal olarak işini kaybetmek, fazladan vergi ödemek istemiyor. siyasiler bu bağlamda çok büyük risk almak zorundalar. ayakları çok çabuk yadığı için bu tür politikalara çok dikkat etmek zorundalar. ne yapıyorlar; çeşitli enayiler var, gazlayıp cepheye sürüyorlar. müdahale etmeleri gerektiğinde drone'lar ve özel birliklerle müdahale ediyorlar. bu grupların başlarında doğrudan kendileri var. top yekün bir savaşa girmek istemezler. yığınaklar sadece güç dengesi için yapılıyor. bugün doğu avrupa'da alman ve abd askerlerinin doğu'ya yığınak yapması buna en güzel örnek. kısaca türkiye zararlı çıkar. tükriye rusya ile abd arasında piyondur. türkiye bölünebilir. on beş yıldır kullanılmıştır. yurttaşları cepheye sürülmüştür. iran'ı bölmeye çalışacaklar ama, işleri çok zor. türkiye akepe dönemi kendi toprak bütünlüğünün çevredeki ülkelerin toprak bütünlüğünden geçtiği gerçeğini bir kenara attı ( #14320280 ).

otrivine

sychtianarch
burun konkalarım zaten folloş olmuştu, "ama çok zararlı" diye ahkam kesenler onsuz bir yaşamı bilmeden konuşuyorlar. deviasyon ameliyatı bile işe yaramadı. bu meret gece nöbetçi eczane aratır. çünkü yaşam kalitenizi arttırır. yedekli gezmek gerekir. pediatrik (light) olanını kullanıyorum. burnu kuruttuğundan bepanthen plus, nemlendirici veya dudak nemlemdirici ile beraber kullanmak şart.

tüm otrivine bağımlılarına selam olsun.

atatürk ün zekidir dediği millete çomar demek

sychtianarch
atatürk realist bir kişiydi. kalabalıkların bir lideri yüceltebileceği gibi onu bir anda ayakları altına alabileceği gerçeğinin farkındaydı. iyi liderler kitleleri nasıl yönlendireceklerini iyi bilirler.

kurtuluş savaşı bitmiş ama uygarlık savaşı bitmemişti. hastalıklar (frengi, trohoma, verem...) kol geziyordu. kalkinmak ve üretmek için yüzyıllarca uyutulmuş bir milleti uyandırmak, heyecanlandırmak gerekiyordu. ne yapacaktı, "türk milleti salaktır. fırsatını bulduğunda bindiği dalı keser. bir koyup üc alırız der, üçün birini alır" mı diyecekti. bunun davranış biliminde bir karşılığı var.


1935 kurultay konuşması.
elbette bu halk kendilerine biçilen bu gömleğe sırt çevirdi. elbette het milletin bit katakteri var. almanlar, japonlar, italyanlar, çinliler, kazaklar, isveçliler... türkler (türkiyeliler) ulus olmayı reddettiler. üstelik cahili ve okumuşu ile beraber. şimdi burafa martaval okumaya, siyaseten konuşmaya gerek yok. aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.

türk öğün, çalış, güven.

* güven, hem özgüven hem de toplumda insanların birbirlerine karşı duydukları güvenle bir bütündür. sonuçta sosyal varlıklarız. bireysel başarılardan kendimize pay biçeriz. bu ikisini ayrı düşünemeyiz.






kendisinin kötü taklitleri var olanı yıkarken utanmadan gizli bir hayranlık ve en çok nefret duygularıyla kendilerini o'nunla kıyaslıyorlar. havanda su dövdüğünüzü biliyoruz. bu ülkeyi bu kataktersizlerin zaaf ve korkularını kullanarak bataklığa sürüklediğinizi biliyorux. kahroluyoruz, uyarıyoruz. zor yoldan öğrenmenin hiç bir yararı yoktur. önce zihninizin derinliklerinde kendi gerçeğinize inanıp inanmadığınızı sorgulayın; "gerçekte biz neyiz?".


aslında zeka ile aklı (us) karıştırmamak gerek. akıllı insanlar dürüst insanlardır. kurnazlık hele ki şark kurnazlığı ne akıl ne de zeka ile ilişkilendirilebilir.

beyin büyüklüğü ile zeka arasındaki ilişki

sychtianarch
beyin hacim olarak büyüdükçe kıvrım sayısı (yüzey alanı) artar. kas kütlesi zayıfladıkça hafifler. çünkü kas dokularını idare etmek için beyin dokusu gerekir. beyin büyüklüğüne bakarak zekayı açıklamak yeterli değildir. ancak, canlılar arasına evrimsel farklılıkları açıklamak için başvurulabilir. insan evriminde ortaya çıkan önemli farklılık ağırlığının azalması, kıvrımların artması ve bir kaç milimetreyi aşmayan korteksin oluşumudur.

mikro düzeyde zekayı etkileyen bir çok faktör var. sinir başına bağlanan sinapsis sayısı, sinir hücresi zarı inceliği...



einstein'ın beyni incelendiğinde uzmanlığı ile alakalı bölüm normal insana göre daha büyüktür. müzikal açıdan üstün yetenekli insanlarda ilgili bölümde gri hücrelerin normal insana göre yüksek olduğu saptanmıştır.


ayrıca, londra taksi şoförleri mesleği yapmaya hak kazanmadan önce çok zorlu bir sınava tabi tutulurlar. londra'nın her sokağını en ince ayrıntısına kadar yazılı olarak tarif etmek zorundalar. yapılan incelemelerde normal insanlara göre beyinlerinin farklılaştığı görülmüştür.
1 /