wondrous

wondrous

teknik adam · 1 mart 2004

istatistikler (%43) · müzik (%2) · instela (%2) · lehçe (%1) · polonya (%1) · kategorisiz (%51) ?

  1. toplam giri 18065
  2. takipçi 1012
  3. puan 262287

raif denktaş

wondrous
aynı zamanda rauf denktaş'ın yeğeni ve yine müzikle ilgilenen bir raif denktaş daha vardır. halen abd'de yaşayan raif'in abd'de 70'lerde doldurduğu gorilla guru isimli uzunçaları o dönemin en iyi türkçe eserleri arasına bence girer.


aleyna tilki

wondrous
gündemden kopmak mümkün olmadığı için son zamanlarda patlayan klibini üstüne birkaç tane de röportajını izlemeden geçemedim. müzik belki bana hitap etmedi ama show business yeteneği yok diyemem, röportajlarına gelince iddia edildiğinin aksine bence epey akıllı ve sempatik bir kız. şimdi orada burada herkes ağzına geleni söylemiş, bizim millet böyle aya gidersin söyleyecek bir şey bulamaz millet artık mars'a gidiyor der, anca çene. o yaşta böyle şeyler yapılmazmış, şu an yazdığınız yeri ben 17 yaşımda kurdum hala da her gün çalışıyor, demek ki mevzu yaşta değil. arada bir övgüyü dile getirip yergiyi kendinize saklayın, belki böyle negatiflikten gebermeyip daha mutlu bir toplum olmaya doğru ilerleriz.

tavsiyelerim, saça hidrojen peroksit basmayı bırakıyoruz, çıkılan programlarda bir şey söylemeden önce iki kere düşünüyoruz, ünlü alemlerinde kok olaylarından uzak duruyoruz, eğitime ve kendimizi geliştirmeye ara vermiyoruz. yolunun açık olmaması için hiçbir sebep yok.
2

alberto fujimori

wondrous
nobelli yazar mario vargas llosa'ya karşı 1990'da iktidarı %60'lık oy oranı ile kazanmıştır.

ilk hükümeti imf'nin gönderdiği adamlarla ülke ekonomisini yönetmek, bunu yaparken de boyuna kanun hükmünde kararname çıkartmak ile başlamıştır. bu khk'leri muhalefetin güçlü olduğu parlamentodan oldukça zorla geçirebiliyor olmasını bir anayasal kriz olarak değerlendiren fujimori, ordunun da desteğini alarak meclisi güç zoruyla fesh etmiş, anayasayı ve yargıyı bir günde askıya almıştır. işin ilginci, o dönemin tüm kamuoyu yoklamalarına göre halkın ezici çoğunluğu da bu oto-darbeyi desteklemektedir çünkü halka göre fujimori teröre ve ekonomik güçlüklere karşı savaşan bir melaikedir.

yaptığı oto-darbe, ordunun demokratik düzeni geri getirmeye çalışan bir grup askerinin karşı darbe girişimiyle karşılaşır ve fujimori bunun üzerine kendini japon büyükelçiliğine zor atar. başarısız karşı darbe girişimi, girişimin liderlerinin tutuklanmasıyla son bulur.

oto-darbe'yi 1993'te yeni bir anayasanın hazırlanması ve geçerli oyların %53'üyle referandum yoluyla kabul edilmesi izler. bu anayasa devlet başkanına olağanüstü yetkiler vermekte, parlamentoyu ise işlevsiz kılmaktadır.

imf'nin telkinleriyle yürütülen ekonomi politikasının ülke ekonomisin %13 büyütmesinin rüzgarıyla 1995'te ikinci kez katıldığı seçimlerde oylarını arttırarak %64 oyla iktidara tekrar gelir.

1996'da üçüncü kez seçimlere katılmayı istemesine rağmen mevcut anayasanın bir başkanın en fazla iki kez seçilebilmesini öngörmesinden ötürü meclis başka bir yasayı yorumlayan karakterde başka bir yasa (ley de interpretación auténtica) çıkararak dünyanın gördüğü en orijinal anayasa krizlerinden biri yaratmıştır: fujimori'nin teorisine göre 1990'da ilk kez seçildiğinde 1993 anayasası yürürlükte değildir ve bu anayasa yürürlüğe girdikten sonra yalnız bir kez seçilmiştir. 1993 anayasasının üçüncü kez seçilmeye engel hükmü yalnızca bu anayasa yürürlüğe girdikten sonraki dönemleri kapsamalıdır, öyleyse seçime üçüncü değil ikinci kez katılacaktır. bu teorinin karşıtları ise şu fikirde birleşmektedir: 1990'da fujimori iktidara geldiğinde yürürlükte olan anayasa yalnızca bir kez seçilmeyi öngörüyordu ancak yeni bir anayasanın yürürlüğe girmesi onun ikinci kez seçilmesine imkan sağlayan şey oldu. öyleyse bu katılacağı seçim ise üçüncü seçimi olacaktı. yasa hakkında iptal davasını karara bağlamak üzere toplanan anayasa mahkemesi bu iki fikir arasında bölünmüştü. bu noktada, çoğunluğu fujimori partisinden olan parlamento anayasa mahkemesinin üyelerini bir operasyonla değiştirerek anayasa mahkemesinde yasanın anayasaya uygunluğunun onaylanmasını sağladı. bu olay anayasa yargısının, aym'lerin hakim güvencesinin garanti edilmediği koşulda ne kadar fuzuli ve siyasetin batağında bir organ olduğunu hatırlatması bakımından çok anlamlıdır.

10 yıllık iktidarını yaptığı türlü hukuksuzluklara rağmen arkasındaki halk desteği sayesinde devam ettiren fujimori, doğal olarak kendine bir o kadar da düşman kazanmıştır. 2000 yılında üçüncü kez seçilen fujimori'nin iktidarı, 2000 yılında ortaya çıkan vladivideo'larla sallanmaya başlar. bu isim videoların yardımcısı vladimiro montesinos tarafından gizli servis sin'in ofislerinde çekilmesi üzerine verilmiştir. videolarda milletvekilleri satın alınmakta, bazı parlamenterler ortadan yok olmaları için tehdit edilmekte, televizyon kanalı sahipleri iktidar partisinin istediklerini yayınlamaları için milyonlara boğulmaktadır. videolar ayyuka çıktığında fujimori montesinos'a 15 milyon tazminatla işine son verir ve montesinos ülkeden kaçar. ayrıca fujimori sin'i kapattığını ve yeni genel seçimlerin yapılacağını açıklar. ancak ülke bu skandallarla iyice karışmış, fujimori'nin suyu epey ısınmıştır. bir gün brunei'ye resmi geziye gidiyorum diye uçağa atlar, oradan fax ile başkanlıktan istifa ettiğini açıklar. japonya ve şili'de yaşadığı sürgünden sonra peru'ya iade edilir.
6

derya özkaya matraş

wondrous
türk reklamverenlerin paralarını daha çok almak için yabancı bir anonim şirketin ülke müdürlüğüne getirilmiş, bunu ülkeyi temsil etmek zanneden vatandaş. halbuki bu saçmalıklara girmese helal olsun güzel kariyer yapmışsın der geçilirdi. yani sanki 100 metre engellide madalya almış da ülkeyi temsil ediyor.

audi

wondrous
almanya'da herkes işine gücüne ya velespit ya tramvay, ya da 4-5 bin euroya kapattığı ayağını yerden kesen ikinci el arabasıyla gittiğinden mercedes'le farkının orta sınıfın da üst sınıfın da pek umrunda olmadığı, anca bizim gencoların kafasını yoran otomobil markasıdır.

incelenmesi gereken yazarlar listesi

wondrous
her ne kadar birçok kriteri kullanarak kamuoyunda troll tabir edilen üyeleri tespit edip gereğini yapsak da manuel yöntemlerin tadı hiçbir yerde bulunmuyor.

bu sebeple oldukça şeffaf bir uygulama yapmaya karar verdim. benzerini daha önce editör forumunda da yapmıştık. bir oyun gibi. instela'da bulunmaması gerektiğini düşündüğünüz yazarların nick'lerini bu başlık altında bakınız veriyorsunuz. örneğin

(bkz: wondrous)

gibi. herhangi bir açıklama yapmanıza gerek yok. yalnızca bakınız. ve lütfen her giride sadece bir yazar olsun.

diğer yazarlar bu yazdığınız giriyi artı veya eksi şekilde oyluyorlar. artı oy bu fikre katılmanız demek, eksi ise katılmamanız. artılar belli bir seviyeyi geçiyorsa biz de demek bu yazarda bir yanlışlık var diyerek kendisini incelemeye alıyoruz. bu sözkonusu yazarın uçurulacağı anlamına gelmese de, en azından dikkatimiz o kişiye çekilmiş oluyor.

böylece instela yönetimine bir miktar daha herkesin katılımı sağlanmış oluyor.
12

kanada ya göç eden çiftin veda yazısı

wondrous
böyle ağlak yazılar görünce milletin kafa iyice gitmiş onu anlıyorum.

2016 yılındayız, herkes bir yerden bir yere göç ediyor, artık bunun özel bir yanı kalmadı. internet'ten iş bakarsın, birileri seni işe yarar bulur kontratını gönderirler, vizeni basarlar pasaportuna uçağa biner gidersin. hatta o kadar koşturmacanın içinde ağlak veda yazısı yazmaya bile çoğu zaman vakit bulamazsın. ancak yine de günün sonunda başka bir ülkeye göçmek çok kolay, üstüne üstlük hiç de özel bir şey değil.

ahir hayatımda kendim dahil göç eden onlarca ülkeden yüzlerce insan tanıdım. mutlu olanlarının en büyük ortak noktası, ülke değiştirmeyi yemeklerini beğenmediğin restorandan ayağını kesip bir başkasına gitmekle bir tutmaları: bir ülkeye gidersin, sektöründe sıkıntılar vardır, vergiler yüksektir, havası hoşuna gitmiyordur, bir başkasına geçersin. hiçbir yer sorunsuz değil ve türkiye'de boğazına kadar soruna batmış değil. bu sadece bir swot analizi meselesidir: önündeki seçenekleri değerlendirir ve en uygun olanını seçersin. orta asya'da atalarımız havadan ve çinlilerden memnun kalmamışlar, daha batıya gelmeye karar vermişler. onlardan binlerce yıl sonra sen durumundan memnun değilsen bir karar verir daha batıya güneye kuzeye gidersin. bu tamamen seni ilgilendirir ve arkasından ağlak yazılar yazman gerekmez. bu tarz yazılar ancak senin arabesk bir damarın olduğunu gösterir.

bizim millet zaten ağlamayı şikayet etmeyi sonra bir şey yapmamayı sever. etrafımda bu tarz çok kişi var. gün aşırı "biz de buradan kaçmak istiyoruz" diye şikayet ediyorlar. önce "dur kaçma, yavaşça git" diyorum. "kendini ve durumunu analiz et, başka bir yerde daha güzel fırsatların olacağını, orda mutlu olacağını düşünüyorsan gitmesi kolay" diye ekliyorum. hepsine nasıl bir yol izleyebileceklerini, hangi özelliklerini geliştirirlerse başka bir yere gitmenin, orda bir hayat kurmanın daha kolay olabileceğini anlatıyorum ve galiba bu konuda epey de yardımcı oluyorum. ancak günün sonunda, açık ve somut fırsatları olmasına rağmen, çoğunun pek de bir şeye zahmet etmediğini, facebook'tan ağlayıp içlerini rahatlatıp hayatlarına devam ettiğini görüyorum.

bunun yanında bir de "git de gör orda türksün diye ikinci sınıf insan muamelesi yapacaklar" diyen kimseler de görüyorum. bu da her yeri doğulu ve arabesk sanmaktan oluyor. sonuçta "bu yaptığını çorumlu yapmaz" gibi sayısız deyime sahip bu tür mevzulara çok takılan bir toplumuz. bizde nereli olduğun kim olduğundan daha önemli. bunun yanında batı toplumlarında bu iş böyle işlemiyor, eğitimin, karakterin, oturup kalkman ve başarın kimliğinden her zaman daha öne geçiyor. "çağatay efendi peki bu avrupa'daki ırkçılıklara ne diyeceksin?" diye sorduğunuzu duyuyorum: bu çok farklı bir yazının konusu ancak tırnak içinde ırkçılığın kültürlerinde ne kadar boktan şey varsa beraberlerinde getiren bir bir milimetre ileri gitmeye niyetleri olmayan arabesklere karşı bir tepki olduğu çok açık. sen kendine, karakterine, başka kültürlere minimum uyum gösterme yeteneğine güveniyorsan kimse nereden geldiğine bakmaz, bulunduğun yere ne kattığına bakar. gittiğin yerde zenginlik olmaya gittiysen ne mutlu, asalak olmaya gittiysen tabi ki sevgi görmeyeceksin.
14
1 /