zsa zsa zsu

zsa zsa zsu

yazar · 6 nisan 2009

günlük hayat (%17) · ilişkiler (%8) · yeme içme (%5) · kişiler (%4) · ülke-şehir (%4) · kategorisiz (%62) ?

  1. toplam giri 1806
  2. takipçi 34
  3. puan 20750

the flower duet

zsa zsa zsu
kasım 2014. huzurlu akşam saatleri. turgut uyar dizeleri ile başlayan gecenin henüz ilk saatleri. içimde kuvvetle beliren the flower duet dinleme isteği. parçanın başlamasıyla birlikte başlayan zaman yolculuğum.

haziran 2010. huzurlu öğlen saatleri. her noktasına güneş sinmiş bir apartman dairesi. yeni mezun olmuş iki insan. hayattan bihaber. aryanın kollarında, kanepenin konforunda, hayatın getireceklerinden habersiz, yaşadıkları şeyin ne olduğunun henüz ayırdında olmayan iki taze kalp.

susarak anlaşabilmenin, notalarda birbirini bulmanın, yükselen müzikle birlikte yükselmenin, bir adamın yüzüne dokunarak onu saatlerce sevmenin nasıl bir şey olduğunu ben o öğleden sonra öğrendim.

4 sene geçmiş üstünden, sanki 40 yıl gibi... hayat çok şeyler aldı götürdü bizden, çok güzellikler getirdi kattı bize. birbirimizi kaybettik, müziği kaybettik, o öğleden sonrayı kaybettik...

ama ben ne o evi unuttum ne o öğlen hissettiklerimi...

tam 4 yıl sonra bile isteye seçerek dinlediğim bu aryayı; sırf kendime o günü ve o kızı hatırlatmak için. unutmak diye bir şey yok, hatırlatmalı insan kendine ne zaman nerelerde neler olduğunu...

güçlü olmak

zsa zsa zsu
nasıl ki sağlık kişinin bedenen ve ruhen tam bir iyilik hali içinde olmasıysa güçlü olmak da bireyin maddi ve manevi olarak tam bir ayakta kalabilme halidir bence. insanı ayakta tutan hayatını idame ettireceği parayı kazanması ve başına gelmiş ve gelebilecek her türlü kaza/bela/olumsuzluğa karşı hayatta kalmasını sağlayacak içsel motivasyon ve inancıdır. güçlü olmak bunların tamamıdır. kimsenin ve hiç bir şeyin senin karşında duramayacağını bilmektir, kendine ve yapabileceklerine inanmaktır. kuru kuruya bir inançtan bahsetmiyoruz tabii ki bu inancın altını doldurabilecek bir takım yetkinliklerinizin de olması gerekiyor. sağlık, eğitim ve kişisel gelişim de bunların başını çeker kanımca.

özlemek

zsa zsa zsu
sabahları çoşandır. günler bir şekilde geçer, akşamlar ağırdır, geceleri atlatırsın; başını yastığa koyarsın düşünmekten uyuyamazsın. nedenleri niçinleri düşünürken olmayan uyku iyice kaçar. nihayetinde kendini uyutmayı becerirsin, uykuda mutlusundur çünkü uyumak unutmaktır. (bazen rüyalar sana düşman olup yine o'nu hatırlatsalar da genelde uykuda unutur insan, uykuya sığınmamız hep bundandır.)

uyandığın an başlar işkencen, bişi saplanır yüreğine ne olduğunu unutmuşsan bile uyku sersemi hatırlar yüreğin; "benim bir derdim var, benim bir özlediğim var."

sabahlara küstürendir, özlemek. acıdır, acımasızdır, yüreğini kanatır...
yarım kalmış, yarım bırakılmış, belki de hiç başlamamışların mutlu olmayan sonudur "özlemek".

hüzün

zsa zsa zsu
internetten bilet satın alırken, telefonun diğer ucundaki annenin cep telefonuna gelen kodu kodlama şeklidir; trabzon - denizli.....

o ikisi yan yana gelmeyecek anne, kodlarda bile...

çünkü "o",

"kalmak istemedi".
1 /