üşümeyen kadın

1 /
seanvictorydawn seanvictorydawn



mm-
ay canikom, havai'deyiz ama ben çok üşüyorum, bana yeni bir kürk daha alir misin?

jfk-
istedigin kurk olsun be merliyn, senin için butun kanada'daki su samurlarini katledip en guzel kurku bulucam

mm-
hadi be fitzgerald, yapabilir misin gerçekten! ben çok severim su samuru kurku. ama dikkat et sonra suikast duzenlemesinler sana

jfk-
ben amerikan baskaniyim, kimse bana suikast duzenleyemez

mm-
hayvanlari koruma dernegi duzenleyebilir.

jfk-
çok salaksin be merilyn, eger ben suikasta kurban gidip vurulup oldurulecek olsam hayvanlari koruma dernegi mi oldurtecek beni? peh!

mm-
yaparlar yaparlar, sonra da suçu baskasinin sirtina atarlar.
rene rene
tanıyorum, gece buz gibi esen havada pencereyi açıp uyur, sen sabaha boğazlar şiş kalkarsın. ama ekonomiktir, kombiyi minimum yaksanda dokunmaz ona, human torch dur o üşümez. üşüsün ara sıra da kendimi normal hissedeyim diye dua edersin
kime ne ona ne kime ne ona ne
beş dakika soğukta yürüsem dahi pişmeye başlıyorum. ne kadar ince giyinirsem giyineyim, o sıcaklık hissi beni bırakmıyor. eldiven, atkı, bere zaten takmıyorum. hiç gerek yok çünkü. yine bir gün acaba tişört-ince hırka ile işe gitsem ne olur diye düşündüm ve uyguladım. uzaylı görmüş bakışları unutamayacağım, gerçi yakın çevrem beni uzaylı diye tanımlıyor. onlar beni yadırgadıkça iştekileri ben de yadırgadım. topluma uyalım da araya kaynayalım dedikçe de bu sefer terlemeye başlayan ben oluyorum. kuzeye taşınmak isteme nedenlerimin en mühimi bu konu.
1 /