utanmak

1 /
blinkin blinkin
attila ilhan şiiri:
su korkusuna uğradığım geceler
yıldızsız geceler
ıssız bir ova ıslığıyla kulaklarıma dolan
artık ne bir tek satır yazıyorum
ne bir tek satır okuyorum
herhangi bir kitaptan

gözlerim sonuna kadar karanlığa açılmış
bir deniz feneri inat ve çalışkanlığıyla durup durup
kırık sakallı bir dağ köylüsüne bakıyorum
damarları düğümlü kuvayı milliyeci ellerine
ve göz kapaklarının arkasından
bir yeraltı nehri gibi gizli gizli akan
devler yorgunluğuna

utanıyorum
witchontheroof witchontheroof
bugün itibariyle gerçekleştirmeye başladığım vadesi belirsiz eylem.

lanet bir günün ertesi sabahı...

hiçbir zaman ülkemden utanmadım !
yokluklarla doluydu evet, sorunu bitmezdi, hukuk geç işler, yapana kar kalır, ırkçılar bağra basılır, vatan severler hain olurdu...
ama ülkem, benim ülkem, türkiyem memleketimdi...
belki uğrunda yapılan fedakarlık arttıkça artıyordu bizim sevgimiz, kim bilir...
biz sadist ülkemizi seçme hakkımızı kullanarak mazoşist duygularla sevdik hep...
sevdik bu ülkeyi kurmaktaki emeği yadsınamayacak iradeli halkımızı... sevdik...
iradeyi sevdik biz her şeyin türkiye için oluşunu...
anlam veremedik ama 'iradeli' halkımızın pek 'sayın' tercihine...
iradesine(!) anlam veremedik..!
milli mücadelede ön safhada olan halkımızın işbirlikçilerle bop eşbaşkanlarıyla kolkola olmasını sindiremedik !
hiçbir zaman ülkemden utanmadım !
en pahalı mazotu alıyor olmamızdan, gün geçtikçe fakirin daha fakir zenginin daha zengin olmasından, utanmadım eziliyor olmaktan kdvlerden...
ama birilerinin burslu okuyan oğluna 'gemicik' almasından utandım,
oğluna çürük raporu alıpta şehitlere kelle deme iradesizliğini şuursuzluğunu taşıyan insandan utandım,
ataya saygı duruşunu gereksiz bulandan 10 kasıma velvele diyenden utandım,
utandım laikliği tekrar tanımlamaya kalkanlardan, millet isterse elbet elden gidecek diyenlerden,
alhemdülillah şeriatçı olanlardan -belki kendileri utanmaz ama- allah biliyor ya ben utandım...
ve utandım ben ilk defa halkımdan..!

tarih 22 temmuz 2007 sıcak bir yaz günü yazların olağan sıcağından daha da sıcak, yakan, acıtan bir gün...halbuki ilk oyumu kullandığımdan ne kadar heyecanlıydım ilk defa güzel ülkemin yönetiminde söz hakkım olduğundan...sonrasında cümle kuramaz hale geldim, çünkü anlamsızdı, hazmedilemezdi, olamazdı !

22 temmuz 2007 bana bu demokrasi fazla geldi...
yaşasın tam bağımlı demokratik türkiye !


ah be aziz nesin haklı çıkmak zorunda mıydın...

ampulleri yaktınız sabahlar kayboldu, iyi geceler türkiye !
moonchild moonchild
21.yüzyılda insanların yapmaktan utandığı eylemdir.yaşadığımız çağın gereği tepeden tırnağa rahatlık için yaratılmışız demekten alıkoyamıyor insan kendini.sürü piskolojisi nedeniyle bu rahatlığa ayak uydurmak zorunda hissediyor lakin bilmiyor ki herşey uzaktan ne denli basit görünüyor.otururken,yemek yerken,yürüken,konuşurken hatta azar yerken,hatalıyken hep rahatız daha doğrusu rahat olmak zorundayız çünkü herkes öyle.unutmuş insanlar yüz kızarmasının ne demek, olduğunu ne acı.
yasssss yasssss
hissin bünyenizde yer alıp almadığını kendinize sorup, arada kontrol etmeniz ve evet hala orda diye onaylamanız gerekir. mazallah! yaradanin insana konuşabilme becerisinden sonra en büyük hediyesi utanma duygusudur.
maze maze
kızarmaya sebep olabilen duygudur. sonra kızardığınız için utanır, utandığınız için kızarırsınız kötü bi döngüye dönüşür bu. ama siz siz olun kızarmış bir insana 'aa kıpkırmızı olduun!' demeyin lan çok kötü. 10 kat daha kızarır sonra.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
beş yaşındaki oğlunu sabahın erken saatinde giydirip kaynanasına bıraktıktan sonra, asgari ücretten hallice bir maaş karşılığında gerek son ütücü, gerek makinacı olarak mesaisinde yerini aldığı tekstil fabrikasından çıktığında, tüm yorgunluğa inat gazetesi evrensel'i eline alıp bağır çağır istasyonda satan kadının, eve dönüş yolunda sokakta oynayan oğluna seslendiği an yüzündeki yorgun gülümsemeden ve o çocuğun anasına koşuşundan; sabahın dokuzunda hazır bir kahvaltıya konarak, akşam hışırı çıktığını iddia edip "of ne yoruldum ha" eşliğinde evinde ayaklarını uzatıp internette bıdı bıdı yapan insan olmaktan utanmak, sanırım insanlığı hatırlamak ve "ben bi iş yapacaktım, hatırladım" hissini yaşamaktır.
kendin dışında, kafan içinde olunca çemberin içip içip ağlıyoruz madem...kendimiz de içine girelim, utanmamak adına.
1 /