uyuşturucu madde bağımlılığı

sltlk sltlk
bi gün abimle oturuyoduk evde. biri boş iki tane büyük şarap şişesine bakıyoruz. elimizde sigaralar düşünüyoruz boş boş. sonra abim olum dedi alkol yetmiyo bize ne yapsak. hiç bişey demedim. sonra sen daha önce ot içtinmi diye sordu. evet dedim sen? he dedi bir kere. anlattı heycanlı heycanlı şöyle oldu böyle uçtum. hiç bozmadım dinledim öyle. bi kaç ay sonra yaza doğru çalıştığım yerde bi çocuk yolda çevirdi beni. sarma sigara içerim ben hep. sen dedi sarmayı biliyosun şunu bi sarsana bana dedi. sardım bi küçük nevalede bana verdi. benimde işime geldi. neyse gittiğim kurs bitince o şehirde işim bitti gitmeden adamdam bişeyler aldım fazladan koydu sağolsun. yazın başı gittim eve abimle güzelce kafaları çektik. sonra alkolü ikinci plana attık ordada bulduk bi kaç arkadaş her hafta yapmaya başladık bu işi. sonra dört günde bir oldu bu. her yaptığımızda ben daha az eğlendim. sahilde oturup çemberdekilere bakmaya başladım tek tek. maymuna benziyorlardı git gide. pink lady diye bişey sevdiğim sayılı insanların bi kaçının beynini eritip yerine mayonezli yumurta koyuyodu. benim başım dönüyor midem bulanıyordu safece. yatıp kumun üstüne geçmesini bekliyodum. benim için giy gide işkenceye dönerken onlar daha çok yapmak istediler. benimse ona katlanmamın tek nedeni abimi yanlız bırakmamak istememdi. bi ara deli gibi korkmaya başlamıştım. gözlerimin önünde onu kaybediyodum resmen. şimdi okula geldim hala yapıyomu bilmiyorum ama azalttı en azından yada bana söylemeyi azalttı.
okulda aşık olduğum kız biriyle beraber şimdi. çocuğuda seviyorum iyi çocuk. kız şimdi en iyi arkadaşım. kız her türlü şeyi kullanıyo. ellerini yiyo merdiven çıkarken düşünüyo bazen. aptal gibi üç kuruşluk heriflerin eline bakıyo. ve ben o kızı deli gibi severken sırf başkalarıyla yapmasın diye bişeyler bulup onunla içmeye çalışıyorum. ki bunuda yapabildiğim söylenemez.
elimden tek gelen onları güvenli bi yerde yapmalarını sağlamaksa kalbim durarak bi it gibi sokakta titreyerek ölmeye razıyım. uyuşturucunun size verdiği zarar hayatınızdakilere verdiğiyle kıyaslanamaz bile. senin kafan uyuşur hiçbişeyi anlamazsın ama ben senin o şekilde yavaş yavaş öldüğünü görmektense ilk ben gitmeyi tercih ederim.
uyuşturucu madde bağımlılığı pandora'nın kutusudur. ama otu kim sevmezki.
zenci sol bek zenci sol bek
bi yerlerden okumuşsunuzdur zaten. uyuşturucu bağımlılığı kurtulmanın mümkün olduğu bir durumdur. ama hayat koşullarınız inanılmaz değişmediği sürece ( ceza evinde olmak, spora başlamak, yatalak hasta olmak gibi) ne yapar eder uyuşturucu olan bi ortama tekrar girersiniz. ve tekrar başlarsınız. tekrar başlamasanız bile hayatınızın bi kısmı hep eksiktir.
ferfecr ferfecr
yasak olmadığı ülkelerde kullanımı ölümle sonuçlanmayan, ama yüksek kar ile ülkemizden sevkiyatı yapıldığı halde dökülenleri ile bu denli hararetli piyasaya sebep olan, aynı zamanda ot ve kimyasal dışında artık birilerinin ekmek kapısı olup merdiven altında üretimi yapılan maddelerin -gerek arkadaş çevresi, gerek çağın nevrotik rahatsızlıkları, gerekse inanış eksikliğinden- şuuru yitirme noktasına gelene dek kullanımı ve çevreye şiddetle önerileri sonrası oluşan isteri ...
avrat avrat
sandığımızdan çok daha farklı olan bir mevzu. üzerinde yapılan araştırmalardan bahsedeceğim.

skolyoz olan birisini düşünelim. skolyoz yani omurga eğriliği için ciddi bir ameliyat geçirdi ve ona diaformin veya başka bir güçlü ağrı kesici verildiğini düşünelim. dışarıda satılandan çok daha kaliteli bir eroin olarak bakabiliriz ama ne bu skolyoz hastası ne de işte başka hastalar bağımlılık geliştirmedi yaygın olarak. neden?

bununla alakalı deneyler var. anlatayım:

bir kafese bir fare koyuyorlar. iki suluk. birisinde sade su, diğerine de eroin ve kokain karıştırıp koyuyorlar. fareler genelde standart içtikleri su miktarlarını da aşacak şekilde eroin ve kokainli suyu tercih ediyor. en sonunda vücutları bu bağımlılığı kaldırmıyor ve ölüyorlar.

sonra "ya bu fareleri sade ve yalnız bir kafese koyduk. bir de başka türlü deneyelim." diyorlar. fareleri fare parkı denilebilecek fareler için rüya gibi bir kafese koyuyorlar. sevdikleri yiyecekler var, oyuncaklar var, hemcinsleri var, karşı cinsleri var, tüneller var, çiftleşebiliyorlar. e tabii bir de normal su ve eroin, kokainli su kapları var. az miktarda uyuşturuculu su denense de bir takıntı geliştirilmiyor. normal su bitiyor. eroin ve kokainli su nerdeyse tüketilmemiş.

bunun bir de insanlar üzerindeki etkileri var diyebiliriz. bununla alakalı da bir sosyal deney var denilebilir: vietnam savaşı. savaştaki askerlerin neredeyse tamamı eroin kullanıyor ve %20'si çok ileri seviyede bağımlı diye tahmin ediliyor. amerikan halkı bu askerlerin dönüşünden de biraz gergin. ülkede uyuşturucu bağımlısı onlarca asker sokaklarda olacak fakat beklenen olmuyor. savaştan dönen askerlerin büyük kısmı uyuşturucuyu bırakıyor. çünkü bilmedikleri bir ülkede, ölüm korkusu ile savaşta bir kaçış noktası olan eroine gereksinimleri kalmıyor kendi ülkelerinde, aile ve arkadaşlarının yanında.

aslına bakarsanız başlık uyuşturucu bağımlılığı ama konumuz bağımlılık. yani yeme bağımlılığı, bilgisayar oyunlarına bağımlılık, internet bağımlılığı, pornografi bağımlılığı, sigara bağımlılığı, alkol bağımlılığı vs. şeklinde yazsaydım ve bunu okuyan birisi "hadi lan ordan!" derdi. uyuşturucu bağımlılığına göre toplum diğerlerine daha masum baktığı için konuya böyle girmedim ama uyuşturucu ve seks bağımlılığı arasında çok da bir fark yok aslında. insan mutluluğunu ve mutsuzluğunu paylaşmak isteyen bir canlı. paylaşamadığında, izole edildiğinde, dışlandığında ise kendisini farkında olmadan bağımlılıklara iterek hayatını dolduruyor. ve biz bağımlıları toplumdan dışlayarak, ötekileştirerek daha da bağımlı hale getiriyoruz.

bugün obezite, uyuşturucu bağımlısı, seks bağımlısı, alkol ve sigara tüketiminin artmasındaki temel neden olarak yalnızlık görülüyor. insanların her geçen on yılda yakın arkadaş sayılarında azalma gözüküyor. obeziteden örnekleyeceğim. şöyle bir düşünün. sağlık bakanlığı'nın sitesinden aldım verileri. diyor ki:
türkiye'de obezite sıklığı
erkeklerde %20,5
kadınlarda ise % 41,0
toplamda % 30,3
olarak bulunmuştur.
ortalama her 10 kadından 4'ü obez. her 10 erkekten 2'si obez. fazla kilolular, şunlar, bunlar da var. amerika verileri sanıyorum ki çok daha yüksek. yani toplumda cidden yağlı bir kesim olması gerekiyor değil mi? bugün pazar'dı. bugünü düşünün, bugün dışarı çıkmayanlar da en son çıktıkları günü düşünsün. dışarıda kaç kilolu insan gördünüz, kaç obezite problemi yaşayan insan gördünüz? çok az değil mi? çünkü bu insanlar dışarı çıkmıyor. çıktıklarında yargılanıyor. çıkanlar da bundan sonra çıkmıyor. evde kaldıkça daha çok bağımlı hale geliyor. daha çok kilo alıyor. durum bu. bağımlılık farklı farklı türlerle çok yaygın. insanların dijital aletlerden uzak durup birbirlerine "merhaba." demeye ihtiyacı var.