uzak

1 /
poloxis poloxis
bu yıl itü ksb de izlediğim,yönetmeni nuri bilge ceylan olan çok beğendiğim bir türk film.cannes film festivali nde büyük jüri ve iki tane en iyi erkek oyuncu ödülünü almıştır.filmde oynayan başrol oyuncularından birisi trafik kazasından ölmüş.
excalibur excalibur
ne acıdır ki yurtdışında izleyen sayısı türkiyede izleyen sayısından kat kat fazla olan güzel film. türkiye'de gösterime ilk girdiğinde izleyen biri olarak fitaşın koca salonunda sadece bir avuç insan olduğumuzu üzülerek hatırlıyorum. filmin diğer ilginç yanları da yönetmeninin* boğaziçi elektrik elektronik mühendisliği mezunu olması, filmi kendi el kamerasıyla çekmesi, oyuncuların da kendi akrabalarından ve oyunculukla hiç alakası olmayan kişilerden seçmesidir.
zoe zoe
yurt dışında hakettiği ilgiyi görebilmiş ama ne yazık ki kendi ülkesinde doğru düzgün reklamı yapıl(a)mayan, insanların izlemek yerine bilgisayarda oyun oynamayı tercih ettikleri bir film olmuştur. yurtdışında gösterime girdiği ülkelerde (ki bu ülkeler arasında ingiltere, italya, almanya, fransa, meksika da yer almaktadır) büyük ilgi görmüş cannes film festivalinde 'özel jüri ödülü' başta olmak üzere çeşitli ödüller almış ve şimdi de bbc four world cinema award 2005 (bbc dünya sinema ödülleri 2005)'e aday gösterilmiş güzide bir yapıt. bbc'nin web sitesinde ki röportajında nuri bilge ceylan filmi gerçek hayat gibi sıradan olarak tanımlamıştır, çok fazla diyalog olmamasını da 'hangimiz gerçek hayatta filmlerde ki gibi konuşuyoruz, ben gerçek hayattan bir kesit sundum' tadında cevaplayarak alkışlarımı toplamıştır. evet gerçekten hangimiz günlük hayatımızda o filmlerde kurulan şaşalı cümleleri kuruyoruz? hepimizin sustuğu, konuşmak istemediği anlar olmuyor mu? bizden bir film işte...
bbc four world cinema award 2005'de beraber aday gösterildiği diğer filmler ise pedro almódovar'ın yönettiği bad education, zhang yimou'nun yönettiği hero (çin yapımı), walter salles'in yönettiği ve che guevara'nın motorsiklet yolculuğunu anlatan the motorcycle diaries, andrey zvyagintsev'in yönettiği the return (rus yapımı) ve takeshi kitano'nun yönettiği zatoichi yer almaktadır. japonya, çin ve rusya gibi ülkeler arasında şansını zorluyacak nuri bilge ceylan bu filmle, sanırım köstek değilde destek zamanı, nüfus bakımından çine yaklaşamayız ama denemekde fayda var derim. `http://www.bbc.co.uk/bbcfour/cinema/film_award/index.shtml` oylarınızı bu adresden kullanabilirsiniz, zaman azalıyor, 27 ocak'da sonuçlar açıklanacak.
zoe zoe
kazandığı ödüller:
cannes fılm festıval 2003 - grand prıx(jüri özel ödülü) ve best actor (en iyi aktör) muzaffer özdemir ve mehmet emin toprak(maalesef hayatını bir trafik kazasında kaybetmiştir) ödülü paylaşmışlardır.
fıprescı grand prix(jüri özel ödülü) - best film of the year 2003(2003'ün en iyi filmi).
ıstanbul fılm festıval 2003 - best film(en iyi film), best director and ınternational critic’s prize(en iyi yönetmen).
chıcago fılm festıval 2003 - winner silver hugo & special jury prize (özel jüri ödülü).

ve şimdide bbc dünya sinema ödüllerine aday gösterilen film, oylarımızla destek olup belki de ödüllerine yeni bir ödül eklemesine yardımcı olabileceğimiz güzel bir film. linki tekrar vermekte fayda var sanırım...(bkz: bbc iplayer - bbc four watch bbc four live, find tv programme listings and schedules, plus catch up on your favourite shows on bbc iplayer. bbc )
yalnızlık senfonisi yalnızlık senfonisi
tarkan'ın 2001 yılında çıkardığı karma albümündeki beş numaralı parçası uzak

karnı tokken sızlanandan,
zevk sürerken sıkılandan,
el içinde ağlayandan,
uzak tutun beni; uzak!
uzak tutun bana uzak…
dost lafından gocunandan,
kuşkusuyla buz tutandan,
düşmanına dost durandan,
uzak tutun beni; uzak!
uzak tutun bana uzak…
sevabını anlatandan,
günahına kulp takandan,
düşmanına dost durandan,
uzak tutun beni; uzak!
uzak tutun bana uzak…
suretiyle kandırandan,
şeytanıyla yarışandan,
aynalardan kovulandan,
uzak tutun beni; uzak!
uzak tutun bana uzak.........
ynitm ynits ynitm ynits
nuri bilge ceylan'ın herşeyden önce bir fotoğrafçı olduğunu gözler önüne seren filmi.

-- spoiler --

filmde geçimini ticari fotoğrafçılıkla sağlayan mahmut ve onun şehirdeki yaşam standartlarına yabancılaştırıcı bir etken olarak köyden ona misafirliğe gelmiş akrabası yusuf'u izleriz. nuri bilge ceylan mahmut'a kendi geçmişinden ve kendi sinema serüveninden karakter yansımaları eklemiştir. bunlardan bir tanesi mahmut'un bir gün tarkovski gibi film çekme isteğidir.(not: nuri bilge ceylan bir röportajında sinemaya başlama gerekçesini tarkovski olarak göstermiştir. filmlerindeki fotoğraflar ve kurguya bakıldığında da bu gayet ortadadır zaten) kahramanımızın bu hayalini yitirdiği filmde öyle güzel bir espriyle gösterilir ki, yönetmen hayata, sanata, kendisine yabancılaşan bir şehir entelektüelini resmen yerin dibine batırır, şöyle ki: mahmut ve yusuf evde birlikte tarkovski'nin stalker filmini izlemektedir. bu filmin en çarpıcı sahnelerinden biri olan küçük bir vagon üzerinde raylarda yolculuk sahnesi uzun uzun gösterilir. bunun sonunda sıkılan yusuf "ben yatıyorum abi" diyerek odasına çekilir ve onun gittiğinden emin olan mahmut, videoyu durdurur. kasetlerinin oraya yönelir, ordan başka bir film alır. film bir porno filmidir.

-- spoiler --

toplumsal gerçekçilik türünde filmler üreten ve insanı bir film karakteri olarak değil, önce insan olarak ele alan nuri bilge ceylan'ın sanatının doruk noktası denilebilir bu film için. zorlama, kasılarak gizem katılmış, bastırılmışlık pörtlemesi karakterler değil, gerçek kadar gerçek karakterler insana gerçek duygular geçirebilirler onun filmlerinde.
1 /