uzaktan eğitimin aksaklıkları

steinhammer steinhammer
biliyorum ki her zaman olduğu gibi bunun etkileri de lokal olarak tartışılacaktır bu mecmuada. o yüzden ben de biraz da kendime göre yaşadığım problemleri sıralayacağım. yani bunlar biraz da kişisel problemler. tabii ki bunların çoğu türkiye için geçerli olmayabilir.

öncelikle şunu belirteyim. ben yurtdışında yüksek lisans/doktora seviye öğrencilere mühendislik dersleri anlatıyorum ve sınıfımda birçok farklı ülkeden (brezilya amerika birleşik arap emirlikleri hindistan çin lübnan ispanya) öğrenciler mevcut.

öncelikle uzaktan eğitimdeki en büyük problemlerden birisi benim için beyaz tahta önüne geçince oluyor. kamera açıkken tahtaya yazdığım şeyler genelde kamera tarafından gözün algıyalabileceği kalitede alınmıyor. haliyle birçok öğrenci tahtada yazanı görmekte zorlandığı için ekrana yazmak durumunda kalıyoruz. kullandığımız yazılımlar ekrana yazmaya elveriyor fakat bu da ekstra bir zorluk çıkarmıyor değil. şansıma kullandığım dizüstü bilgisayar dokunmatik ekran ve bu sayede bi nebze olsun daha kolay bir şeyler çizebiliyorum ekranlara.

ögrencilerimin çoğunun ülkesine dönmesiyle bir "time-zone" problemi oluştu. abu dhabi veya çindeki öğrenciler gecenin yarısı kalkıp derse gelmek zorunda kalıyor. dersleri kaydetmek mümkün fakat öğrenciler canlı olarak dinleyip soruları olduğunda sormak istiyorlar.

bağlantı problemlerine girmeyeceğim bile o yüzden bir tek şunu diyeyim ben açıkcası instela fm radyosunda dj olmanın meyvesini çok yedim. her zaman kendi ders yayınım başka bir bilgisayar ya da tablette açık. ara ara ekran görüntüsünü ve sesimi kontrol ediyorum. kendi kendime konuşmaya da radyoda alıştığım için canlı şekilde ders anlatmak bana çok yabancı gelmedi. teşekkürler radyo! bu arada
(bkz: o değil de geçen gün)

açtığımız derslerin internet adresleri (url) değişmiyor ve bu kanallar şifreli değil. haliyle dersten olmayan birisinin girmesi mümkün. bana yakın olan bir profesör yayınına yabancı bir kullanıcı isminin girdiğini ve müstehcen yerlerini gösterdiğini söyledi. anlayacağınız troll her yerde troll ve maalesef uzaktan eğitimi de etkiliyorlar.

öğrenciler derslere girerken ne kadar uyarsak da bazen kendi isimlerini kullanmıyorlar. bunun da önüne geçmek şu an için mümkün olmuyor. geçenlerde benim dersime crab_baby adında birisi katıldı neyse ki sonunda rumuzunu değiştirmeyi unutan bir çinli öğrencim olduğunu öğrendik.

öğrencilerin derse dikkat edip etmediğini de bilmiyoruz ve açıkcası ben bunu çok önemsemiyorum. aksine öğrencilerin hakkının yendiğini düşünüyorum. çünkü bu insanlar bu okulda, bu sınıflarda ders almak için binlerce dolar veriyorlar. sadece ders de değil. onlar bu okulun spor salonunu, kütüphanesini, kafeteryasını ve sosyal ortamını kullanmak için ve hatta ve hatta bu şehirde yaşamak için seçiyorlar bu üniversiteyi. onların bu imkanlardan mahkum olduğunu görmek beni içten içe üzüyor açıkcası.

daha birçok sorun var ama daha fazla uzatmak istemiyorum. bu pandemik en azından bana uzaktan eğitim için altyapıdaki eksikliklerden çok idare ve plandaki eksiklikleri gösterdi. umarım üniversite de bundan dersler almıştır.

umarım bir daha sınıflara dönmek mümkün olur fakat iş de değiştiriyorum yakında. arayı açmasak iyiydi oysa ki.
sherlocky sherlocky
devletin neyi kullandığını bilmiyorum ama annemin okulunda ms teams kullanıyorlar. bir sorun görmedim. sadece özelliklerine hakim olmaları için eğitim verilebilir. bugünden itibaren derslere başladı çocuklar. gördüğüm kadarıyla hepsi uyuyordu*
the red queen the red queen
aslında bir yandan iyi oldu. yüz yüze eğitimde de bu kitaplardan, bu içerikleri "öğretiyorlarsa" çocuklara, yeni neslin neden karacahil olduğunu anladık demektir. çocuğu okula göndermek hem sakıncalı hem de vakit kaybı demek. hem boş ve yalan yanlış şeyler öğretiyorlar hem de beyin yıkıyorlar. ben buna eğitim demem, kimse kusura bakmasın.
mei kusakabe mei kusakabe
çok yanlış buluyorum. derse giriyorum birazdan, "hocam afedersiniz at avızlı ne demek şimdi grek dilinde acaba?" diye sorarken gurp gurp geğirticikler, hıçkırıklar filan gelecek avzımın orta yerine. yüz yüze olsan bi çekinirsin filan. raadlık hiç hoş değil.
nastasya filippovna barashkova nastasya filippovna barashkova
zoom kullanıyorum ve gayet iyi gidiyor. programı çözünce çocuklar da çok müdahale edemiyor. ayrıca kayıt kısmı var. herkese söz hakkı verince dinlediklerinden de emin oluyorsun. kendi aralarında da konuşamıyorlar. yoklama alınıyor, haftada birkaç kez ailelere geri dönüş yapıyoruz. sınıfta dersi kaynatmaya çalışan öğrenci bile mecbur cevap veriyor sorulara. ben sevdim şahsen. şu an maşallah diyim tıkırında ve verimli ilerliyoruz. bu arada lise öğrencilerinden bahsediyorum, diğer yaş gruplarında durum farklı olabilir tabii. önemli olan kontrolü ele alıp ailelerle işbirliği yapmak sanırım. öğrenci de işin ciddiyetini anlıyor böylece. ve tabii ki tüm meslektaşlarıma kolaylıklar diliyorum. bunu da başardık. bravo bize.
4
hedef ben miyim tayfun hedef ben miyim tayfun
özel okulların , özel(!) velileri bir tarihte eşimi " hoca hanım dersi anlatırken ayakta değildi " şeklinde şikayet etmişlerdi , ki hamileydi o tarihlerde. okul o kadar özel ki , veli sınıfı cam panelin ardından izleyebiliyor.
parasını ver anamızı sik hesabı. neyse , aklıma şimdi o amına koduklarım geldi. böyle uzaktan uzaktan ohh , yumuşak yumuşak...