uzun giriler

1 /
erc erc
birçoğu gerçekten fayadalı ve değerli bilgiler içermesine rağmen sonuna kadar okuyamayacağımı bildiğim için hiç okumaya başlamadığım girilerdir. derhal özetlerinin çıkarılarak benim gibi tembellerin de cahil kalmaması sağlanmalıdır.

(bkz: itü sözlük eğitim seferberliği)
ccuk ccuk
bazen bir şeyi tek cümleyle anlatmak mümkündür, bazende tek cümleye sığdırılmayacak kadar teferruatlıdır ya da o konuda söylecek bir çok şeyiniz vardır. işte o zaman bu "uzun giriler" kategorisine girilir. dışardan bakıldığında sıkıcı gibi gelir ama okudukça çok zevk alabilirsiniz.
zeus zeus
güzel ve beğenilen bir giri ise kolaylıkla sanatınızın doruk noktası olacaktır..

test edilmiş hipotez ve akabinde onaylanmış teoremin notları için; (bkz: #769389)
pelias pelias
şartlar oluşmuştur, yazar içindekileri dökmek ister yazdıkça yazar zira dur diyen yoktur. bilir ki sonuna kadar okunmayacaktır ama okunma ihtimalini sevmiştir yazar.
aydeliselman aydeliselman
okunmadığı iddia edilen girilerdir. lakin okunmakta hatta ciddiye bile alınmaktadır. bir hafta boyunca geçen haftanın en iyilerinde şimdi de geçen ayın en iyi girilerinde onlan bir çok uzun giri vardır. tabi ki gerçekten ilgi çekmesi önemli.
castiel castiel
okunası olan ve dakikalarımı kendisine adadığım yazı dizeleridir. çok mutluyumdur onu okurken. hatta o kadar mutluyumdur ki okuduktan sonra havalara bile uçabilirim.
candym candym
eğer ki, giri sahibinin anlatımı coşkun ise, kelimeler ve cümleler birbiriyle bütünleştiği zaman yazılan giri bir solukta okunabiliyorsa en kaliteli olan giridir. bir girinin kaliteli olup olmadığını değerlendirmek için elbette ki farklı kriterler vardır. bunlardan birisi de anlatımdır. kısa girilerde "az sözle çok şey anlatmak" gibi yetenek ve keskin bir zeka gerektiren bir durum söz konusu iken; uzun girilerde de bütün bunların yanı sıra ; yazarın bir konuyu ustaca, içine biraz espri, biraz güncellik, biraz da orijinallik katarak akıcı bir anlatım ile irdelemesi en güzelidir. işte bu yüzden gönlüm uzun girilerden yana.
şarapçı şarapçı
5-6 kelimesini okuduktan sonra okumaya devam edemediğim girilerdir. okurken bir sıkıntı geliyor nedense. girileri iğnelemek için söylemiyorum tabi ki de. eminim; o giriler, kısalardan daha çok şey anlatıyorlar, daha anlamlılar, daha verimliler... yazarlarının parmaklarına gurban olurum. benim yazı da uzadı sanki: girim bitecek, bitiyor ve bitti.
telefon kulübesindeki superman telefon kulübesindeki superman
çok azı okunur. oylanma derdi ile yazmaması gerekir yazarların çünkü genelde oylanmaz ne yazık ki. sözlükte takılan insanlar az harf ile çok şey öğrenmeyi, işin özünü kavramayı istedikleri ve kısa giriler ile eğlenip gülmeyi amaçladığı için şansları azdır.
ama güzel bir yazar yazdıysa okunmasında fayda vardır, okunulasıdır, candır..
mrkoseoglu mrkoseoglu
üzülerek söylüyorum ki okunmuyorlar. neden üzülerek söylüyorum? çünkü ben de yazıyorum arada böyle çok uzun yazılar. millet okumuyor, okumadığı gibi "özet bile geçmemiş piç" diyerek gönderiyor zamanın ötesine. okunmadan eksileniyorlar yani bu uzun yazılar. hayır sen de okundu da eksilendi sanıyorsun. sonra "ulan o kadar yazı yazdık beğenmediysen bari bi' mesaj at, altına bi' yazı gir, ayar ver" falan diyerekten çileden çıkıyorsun. her türlü zarar ziyan yani uzun yazı yazmak.

yalnız bir şey dikkatimi çekti; çoğu yazarın sanatının doruk noktaları hep böyle uzun yazılar. tutarsa fena tutuyor yani. şansınızı deneyin derim ben. olmuyorsa da çok zorlamayın.
1 /