uzun saçlarını kısacık kestiren kız

2 /
usako usako
sıkılmıştır. canı sıkılmıştır, içi sıkılmıştır, ruhu sıkılmıştır, kendinden sıkılmıştır, çevresindekilerden sıkılmıştır, yapmak isteyip de yapamadıkları yüzünden sıkılmıştır... sıkılmıştır da sıkılmıştır yani.

***

ilkokul birinci sınıfta, annem saçlarımı (koyun postu gibi olduklarından herhalde) uğraşmamak için besleme modeli kestirdiğinden beri hep uzun saçlı kızlara özenmişimdir. bir türlü uzamadı o koduğumun saçları çünkü. annem resmen kökünü kazıyınca saçlarımın, eski kıvırcıklığı da gitti. böyle dalgalı malgalı bir şey oldu. o yüzden hep katlı kestiriyordum. katlı olunca da uzun olmuyor. yaşayan bilir. biraz uzasın, şöyle sırtımdan aşağı dökülsün, mal gibi oluyordu saç. kendinden geçiyordu, bağımsızlığını ilan ediyordu. ben de gelemiyordum öyle ahenk mahenk olmadan dans eden saçlara. mecburen kat attırıyordum. boyu da aynı kalıyordu hep doğal olarak.

ilkokuldan beri saçlarımı hiç kısa kestirmedim. dokundurtmadım saçlarıma. hep uzundu. ama uzun dediysem de, yukarıda anlattığım sebepten anca omuzlarımdan aşağı, sırtımın ortalarında bir uzunluğu vardı. daha uzamazdı. mal biraz benim saçlar. yapacak bir şey yok.

4 yıl boyunca nasıl "saçlarımı mora boyatıcam" diye gezdiysem, 3-4 aydır da "saçlarımı kesitiricem" diye geziyordum. en sonunda bir gün, "beni kuaföre götürün, saçlarımı kestiricem!!" diye dellendim. o sabah uyandığımda aklımda böyle bir şey yoktu, ama o gün dersten çıkıp arkadaşıma rastladığımda kararım kesindi. çok enteresan varlıklarız vesselam. neyse bu başka bir girinin konusu.

gittim, çat diye küt kestirdim saçlarımı. adam böyle tutup gösterdi arka taraftan kestiği saçı, iki karış falan. o esnada içim bi cız etti ama yapacak bir şey yok artık. resmen ensem falan görünüyor, böyle ankara ayazında üşüyor falan. bir tuhaf hissettim kendimi hepten kesilince.

depresyon belirtisi falan diyorum ama mutsuz da değilim şu halinden saçlarımın. duşun, saçların kurumasının ve yapılmasının 20 dakika sürmesi çok süper bir şeymiş. üstelik böyle şeylerin en güzel tarafı da, sonuç bok gibi bile olsa her görenin "canıııım çok tatlı olmuuuaaaş!" demesi. asdasd

insan iyi hissediyor kendini. yapın, bir şey olmuyor valla. kökü sizde, uzar nasılsa yine. heheh

edit: depresyondaymışım ya ben la?! aaaa...
uganda hukumeti basin sozcusu uganda hukumeti basin sozcusu
eğer saçlarını sıfıra yakın bir şekilde kestirdiyse, iki olayı vardır.

ilki, benim için fena çekici gelir, kısacık saçın ayrı bir çekiciliği vardır.
ikincisi, genelde dominant lezbiyenler böyle kestirir, durduk yerde etrafındaki arkadaşları yada yolda yürürken hatunun biri "aşkım" diye laf atmaya falan başlarsa hiç şaşırmasın.

eğer küt kestirdiyse, afedersin ama götüm gibi olmuştur.
salına salına beline inen saçlarına bok var gibi yazık etmiştir.
ondan sonra beni görüp "ay saçlarına bayıldım, erkek halinle nasıl öyle beline kadar uzattın, ay benimkilerden uzun vallaaaa" desin.
ilk fırsatta kaçarım ondan.
momak54 momak54
iğrençtir. mide bulandırıcı, hatta kusmuk tadında bir insandır. her cinsin kendine has özelliği vardır. nedir yani saçını kısacık kestirmek. asla yakışık almaz.
pinkcoralays pinkcoralays
durduk yere kuaföre gidip gördüğü bi fotoğraftaki saçı anlattıktan yarım saat sonra o belindeki salkım salkım saçlardan eser kalmayan ama hiç pişman olmayan ve ayda bi kez o azıcık uzamış saçlarını yine gidip kestiren kız modeli.
(bkz: pinkcoralays )
sacmasapanbirnick sacmasapanbirnick
depresyonda olduğunu düşünmenin yersiz olduğu kızdır. yaz başı ben de o kızlardan biri oldum. üstelik en mutlu dönemimde, sevgilimin de desteğiyle kestirmiştim. millet ayrılınca kestirir, ben ayrılınca uzatmaya çalışıyorum. dengesiz olmaya görsün işte insan.
çilingir çilingir
saçlarını değiştirmeye karar vermiştir. belki bir yenilik belki de içinde olduğu durumdan çıkması için belirgin bir kabuk değiştirme operasyonuna ihtiyacı olduğunu düşünüyordur.
kıl biber kıl biber
cesaretini takdir ettiğim ve imrendiğimdir.
gerçekten ben bir kez denedim ve mutsuz oldum daha sonra hiç cesaret edemedim.
'uzun saç kadında kusur örter' gibi zihniyetlere tokat gibi cevaptır.
ve bunu yapan yüksek olasılıkla çok da güzeldir.
impish impish
ilk okul 3. sınıftaydım. annem ve babam ayrılalı 6 ay kadar olmuştu sanıyorum kalçama kadar uzanan dalgalı saçlarım vardı. hala insanlar maşa yapıp geziyorum sanırlar. doğal dalgası o yıpranmamış saçlarımda öyle güzeldi ki.. 5-6 yaşımdan beri kestirmediğim için iyice açıktı uçları güzeldi.. sonra bir gün ablam onları taramaktan, toplamaktan, örmekten yoruldu.. haklıydı; ben üvey kardeşiydim... ve annemle beraber saçlarımı da kaybettim. kısacık olmuşlardı artık 3 parmak uzunluğundaydı hepsi.. yıllar boyu böyle gitti bu hep kısacık saçlarla gezdim. hani ilk okulda öğretmenler erkeklere saçın uzamış kestir falan derler ya bana da derlerdi kızım uzamış saçların diye.. o derece... hep marjinallik olsun, değişiklik olsun diye kesilmez ki saçlar..bu da böyle bir anımdır.
2 /