varolmanın dayanılmaz hafifliği

mecaziye mecaziye
sadece bir tek hayat yaşadığımız için bu hayatı öncekilerle karşılaştıramaz ya da kusurlarımızı gelecekteki hayatlarımızda gideremeyiz; bu nedenle de ne istediğimizi bilemeyiz. karşılaştırma fırsatı olmadığı için hangi kararın daha iyi olduğunu sınamanın bir yolu yok. olaylar nasıl gelişirse öyle yaşıyoruz, önceden uyarılmaksızın, rolünü ezberlemeden sahneye çıkan bir tiyatro oyuncusu gibi.
byanca byanca
ona kadınların en bayağısı gibi, "beni bırakma, bana sıkı sarıl, oyuncağın yap beni, kölen yap, güçlü ol!" demek için karşı konulmaz bir arzu duydu. ama bunlar söyleyemeyeceği sözlerdi..
kleptofoni kleptofoni
kitabı okuduktan sonra aklımda neden çek doktorların neden seviştikleri kadınların küvetlerine işedikleri sorusu kalmıştır.

benimle pragda dolaşır mıydın? yağmurlu bir günde, birazcık da çamur ayaklarımızda.
sorandana sorandana
kitabını okumamış olsam da filmindeki oyuncular rollerinin haklarını vermişler bence. ayrıca görüntü yönetmeni tarantino'nun da görüntü yönetmenliğini yapmış bir isim olmasıyla filmdeki karakterlerin fiziksel özelliklerinden iç dünyalarını da çok rahatlıkla okuyabiliyoruz. tabiki aileyle izlenmemesi gereken bir film.