vazgeçilmek

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
gloria
yerlere göklere sığdıramadığın insan (aile, sevgili, arkadaş vs.) -tabiri caizse- iki günlük insan için fütursuzca kalbini kırıyorsa vazgeçildiğini anlarsın.

önceleri üzülüyor tabii insan. hem de çok. cevap arıyor filan. belki buluyor belki bulamıyor.
genelde affediyor. ama o üzüntü duruyor içinde. vazgeçemediği için affediyor.

oysa bir sefer vazgeçen bir daha yapar. ve yapıyor da.

bu tekrarlar arttıkça hüzün büyüyor ve yanına öfke ekleniyor bir de. ama ne öfke. giderek kine dönüşen, kontrolden çıkan bir öfke.
polgard
"artık başkası var mesaj atma" der sana bir mesajla.. sonun başlangıcı olur.

yalnızlığa alışmışsınızdır, o gelir, tüm gardlarınızı düşürürsünüz. ona inanırsınız.
"kadınlar şeytandır" derler, "o melek ki" dersiniz.. iyi bok yersiniz.

ona sevgilim dediğiniz ilk günün akşamı "köpek", ay dönümünüze gelmeden "şerefsiz" olursunuz onun dilinde, hak etmeseniz de.
eziyet eder, işkence eder. ama olsun, o sizin her şeyinizdir. unutamazsınız bazı dediklerini. ama olsun, o sizin eşiniz olacaktır.

"ben sana eziyet ediyorum" der, "bir gün sen beni bırakacaksın ama biliyorum" diye ekler. ama yanılır o güzel prenses.

insanlar değişir derler. bazıları parayı bulunca, bazıları üniversiteye geçince, bazılarıysa ortam yapınca...
tanıyamazsınız, söylersiniz, yine kızar, ancak ne kadar değiştiğini son ana kadar anlayamazsınız.

sonra o gün gelir, mesajınıza saatler sonra cevap gelir. "polgard, artık yazma bana. sevgilim var benim, soru da sorma hoşcakal"

önce titrersiniz. kalbiniz çıkacak gibi atar. dünyanın sonu gelmiş gibi hissedersiniz.

sesini duyarsınız sonunda. gerçektir. "seni unutmak için zorundaydım" diye bir de bahane üretmiştir kendine. kendisi inanır mı bilinmez.

olmaz olasıca hastalığınız yeniden hortlar. acı çekersiniz. ama acıtan hastalık değildir. siz bu halde iken onun bir başkası ile bir yerlerde gülüp eğlendiğidir.

"bir gün döner mi" diye sorarsınız. sonra da "dönerse ne olacak" diye. ardındansa "dönmezse ne yapacağım" dersiniz. korkarsınız cevapsızlıkların arasında...


sonra bir gazla "başım dik ben gerçekten sevdim!" dersiniz. "ee ne bokuna yaradı gerizekalı?" deye ekler iç sesiniz... çıkış yolunuz yoktur artık.

sonu mu? yok.
daha sonun başlangıcındayım..
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın