veda mektubu

oquxixupo oquxixupo
bazen söylemeye cesaret edilemeyen şeylerin kağıda iz düşümüyken, bazen de yüz yüzeyken iki tarafın da zaaflarına yenilip doğru düzgün kararlar alamayacaklarını anlayıp yazdıkları tatsız söz dizini. cidden tatsızdır.
sayenizde sayenizde
söylendi,
gidiyorsun...demek karar verildi.
bu iyi-güzel ama, derman olmaz yarama.
genç gönlün üzerinde hiç bir hakkım kalmadı,
ben aşk kurbanıydım, kurbanıyım da hala.
çok sevmiştim, bütün yeteneğim çok sevmekti.
ivedi yazıyorum, sakın ola aldanma.
eğer leke kalırsa bu kağıdın üstünde,
acı var, yangın var ama yaş yok gözlerimde.

sevdim ve seviyorum, aşkım için kaybettim.
varlığımı, yerimi, cenneti, saygınlığı.
pahalıya mal oldu ama, pişman değilim.
çünkü seviyorum bu düşün anılarını.
suçumu itiraf etmekle övünmüyorum
kim beni benden fazla kötüleyebilir ki,
uyku tutmadığından yazıldı bu satırlar
artık ne bir sitemim ne de bir dileğim var.

sen mutlu ve kibirli bir hayat süreceksin,
seveceksin, sevileceksin... bana gelince;
her şey bitecek artık derininde kalbimin.
utancım, acımı bir kaç yıla gömünce,
bana katlanılır da nereye gönderirim,
içimi parçalayan bu tutkuyu nereye?
elveda bağışla beni, sev beni beni mi?
bunlar artık boş sözler, geçelim iyisi mi*

kalbim kırılgandı hep, hala da kırılganım,
ne kadar uğraşsam boş, kafam dağınık yine.
damarımdan ruhuma doğru akıyor kanım,
dalgalar gibi düşmüş de rüzgarın önüne.
unutmak mümkün değil çünkü ben bir kadınım.
tek şeye odaklanmışım, senin görüntüne.
mıknatısa yönelik titrek bir iğne gibi
ulaşması imkansız **ruhumla senin gibi.**

söyleyecek sözüm yok ama gidemiyorum.
yüzüm yok bu mektuba mührümü basmaya.
gitmek belki de en iyisi bilemiyorum.
bundan daha fazla mutsuz olamam nasılsa.
öldürseydi acı, şimdiye ölmüş olurdum.
zavallıyı sevmez ölüm, çektirir hayatta.

bu elvedayı bir kez daha yaşamalıyım,
sevginle ve duayla acıya katlanmalıyım.

alındı