vegan

siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
oldum. hem de üç hafta boyunca. asitle dolmuş vücudumu tekrar dengeye sokmak ve sürekli kilo alıp vermekten tepetaklak olmuş vücuduma bir reset atmak için bir detox programına katıldım. uzman eşliğinde tabi. program tamamen vegan, glutensiz, şekersiz (fruktoz hariç) ve alkali bir beslenme planından oluşuyordu. hayatımda kendim için girdiğim en büyük ve zor sınavdı zira ben yıllarca canan karatay'a biat ederek beslenmiş, kitaplarını yalayıp yutmuş olarak kendimi en büyük askerlerinden sayıyorum. neyse, salı günü bitti program. detox bana çok iyi geldi, faydalarını şimdi saymakla uğraşamam da üç hafta boyunca gözümün önünde kebaplar, etler tavuklar uçuştu resmen. vegan beslenmek ne zormuş kardeşim. et kısmını gectim. i̇nsan istiyor ki bi güne yumurtayla peynirle başlayım. onun yerine yulaf sütüyle yapılan smoothie'ler, glutensiz krakerlerle, yulaf ve yine bitkisel sütlerle yapılan porridglerle falan başladım güne. geçmişte iki yıl boyunca tamamen ketojen ve sonrasında da dönem dönem ketojen bir beslenmem vardı. benim için 180 derecelik bir değişim oldu resmen. yedi gün boyunca durmaksızın baş ağrısı çektim. şimdi koruma haftasında bulunuyorum. ufak ufak hayvansal gıdaları tekrar beslenmemize ekliyoruz. dün mesela mantarlı omlet yedim. gözlerim doldu resmen. nasıl özlemişim. bugün tavuklu salata vardı, çığlıklar attım mesela ahdhdhdnf. rabbim yaratmış değil mi, geviş getiren hayvanları, yumurta koyan tavukları, süt veren inekleri. bunları inkar etmek akıl karı değil (bunu okuyan vegan yazarlar çıldırıyordur şimdi). bu dünyada hiç bir güç bana vegan beslenmenin sağlıklı bir şey olduğuna inandıramaz. the game changer filmini izlesene falan demeyin. amkoyim tamamen çarptırılmış gerçeklerle, bilimsel dayanağı olmayan şeylerle dolu olan ve buram buram propaganda kokan bu filme inananlar varsa zaten varsın vegan olsunlar. veganlardaki zeka geriliği gerçeğini zaten böyle kanıtlamış olurlar. ben geri zekalı değilim ve beni bu tarz şeylerle manipüle edemezler. beynimi ot yiye yiye kaybetmedim çok şükür.

neyse özetle, ara ara hayvansal gıdalara biraz ara vermenin faydalı olduğunu düşünmekle birlikte, ömür boyu vegan beslenmenin insanoğluna asla faydası olduğunu düşünmeyenlerdenim. hepsi dozunda güzel diyerek yazımı bitirmek istiyorum.
ha bide canan karatay hocamı da anmadan geçemeyeceğim. kadın günde on yumurta yiyin demekle ne kadar haklıymış. i̇nsan vücudunun yüzde 70i su ise, yüzde 20si hayvansal gıdalardır amk. "yulaf at mamasıdır! vegan, tahıl beyinli olmak demektir". saygılar hocam.
bu başlıktaki 269 giriyi daha gör