vegan

17 /
beste çalan mahur beste çalan mahur
öncelikle eylemlerine saygı duyuyorum.

sonrasında kendime saygı bekliyorum. ben katil, cani, vahşi değilim. sadece et yiyorum.

vegan arkadaşlarım var. bütün gün tek işleri buymuşcasına et yiyen bizlere küfür etmekle meşguller. bir keresinde, kuzu pirzola yiyorum. aynı zamanda sosyal medyada geziyorum. bu vegan ablalardan biri paylaşım yapmış. sanırım çocuğunu yediğimi düşünüyor.
hepimiz yamyamız bunlara göre.

bana ateist ol, allahı reddet sorun değil ama veganizmle gelme arkadaş. canımı sıkma seni de yerim.
kime ne ona ne kime ne ona ne
vejetaryenlikten gittikçe veganlığa doğru geçiş yapma sürecindeyim. fikrimi değiştiren süt meselesi oldu. zaten işlenmiş sütte olmayan besin değeri yerine artık badem sütünü kendim evimde hazırlayabiliyorum. şu kahve olmasa süt içen biri değilim. daha araştıracağım bu veganlık konusunu, bakalım.

ha bu arada iki tane vegan arkadaşım var; ikisi de diğerlerinin görüşlerine saygı duyup değiştirmeye bile tenezzül etmiyor. ne sevmeyeni varmış, bu veganların...
hu huu hayat çok güzel hu huu hayat çok güzel
çokça dalga geçtiğim kişilerdi yakın zamana kadar. belki de asıl taşşak geçtiğim şey kardeşimdi, bilmiyorum. çocukluğundan beri vejetaryendi. yeni sevgilisinin yardımıyla da vegan oldu. o ve sevgilisiyle bu konu hakkında yaptığımız konuşmalardan sonra veganlık hakkında fikrim epey değişti. asıl amaç hayvan sömürüsüne ortak olmamak. minicik kuzuların, danaların başına gelenleri düşününce midem bulanıyor. çiftliklerdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara yapılan uygulamalar da insanlığımdan utandırıyor açıkçası. geçenlerde cannibalism hakkında bir şeyler i̇zlemiştim. ondan sonra kasaptan alıp et yemek; bir insanın etini yemekten, kedimi yemekten farksız geldi. bir süredir alternatifim oldukça et yemiyorum. fakat bunu sürekli kılacak bir iradeye sahip değilim sanırım, en azından şu an. veganlıksa büyük uğraş gerektiriyor. kardeşim her şeyi kendisi yapıyor mecburen. hem bu iradeleri yüzünden hem de güzel bir şeyler yapmaya çalıştıkları için veganlara saygı duyuyorum.
pyxis pyxis
ot yiyerek yaşayacağıma 300 gr yağlı antrikot gömerek şerefimle ölürüm daha iyi.

tanım: dünyanın en saçma, en gereksiz akımı.
sickgod sickgod
eğer bir vicdan meselesi değil de beslenme tarzıysa kişilerin zevkleri tartışılmaz lakin bu vicdan meselesi ile derinine inmek lazım. hayvanlara yapılanları kabul edemiyoruz burada tamamız kesinlikle onurlu bir davranış fakat kullandığımız her ürün kapitalist sömürü içerir. bu durumda veganlığın sürekli gündeme gelmesi de bir idealizm değil popülizm oluyor.
caracal34 caracal34
yani et yemiyon hadi bi nebze olsun anlamaya çalıştık diyelim süt ve yumurtayı niye yemiyon?

ben bu arkadaşlara artık bi şey demiyorum yalnız sırf marjinal görünmek için vegan olmaya çalışanlar var onlar çok büyük sıkıntı. marjinalliği de bilmiyor bunlar.
çingene kanunları çingene kanunları
tam olarak 14 gündür yaşadığım hayat tarzıdır. aklımın ucundan geçmezdi vegan beslenebileceğim. etten vazgeçmek pek sıkıntı değil; ama peynirden ve yoğurttan vazgeçmek çok sıkıntıydı benim için. haftasonu sabah tereyağlı bir omlet yiyemiyorsunuz falan. lakin birgün, bir ruhsal etkinlik sonrası birden bire geldiler bana ve ayda en az 14 gün vegan olmaya karar verdim. zerre zorlanmadım. hatta kendimi o kadar zinde, o kadar enerjik hissediyorum ki bir hafta daha uzatacağım bu süreyi. hayvansal gıdalardan uzak durmanın vücuduma etkilerini gözlemleyeceğim. şimdilik ufak ama tatmin edici gelişmeler var, çok heyecanlıyım.

yarın olsa da yine mercimek yesem...

edit: tam olarak 21 günlük vegan geçmişim bulunmaktadır. böylelikle laktoza alerjim varmış, onu öğrenmiş oldum. cildim inanılmaz tazelenirken, daha enerjik bir insan oluverdim. tüm bunlar 21 günden az bir sürede gerçekleşti. şimdi b12 vitamini alabilmek için vegan + et modelindeyim. tüketmemeye çalıştığım tek şey süt ürünleri. belli bir süre sonra yine saf ve temiz bir vegan olmaya çalışacağım, amin...
bu sefer kesin bu sefer kesin
asla yapamayacağımı bilsem de igimi çeken, konu ile ilgili paylaşımlarını takip ettiğim ve dünyaya en saygılı beslenme tarzına sahip olduklarını düşündüğün insanların beslenme tarzı.
ancak vegan hesapları takip ederken hastır dediğim tek konu bunların müslüman olduklarını iddia edenlerinin paylaşımları oluyor. müslüman değilim ve müslümanım diyen birisi nasıl vegan olabilir aklım almıyor!
clitor eastwood clitor eastwood
eti pişirmeyi öğrenip, pişmiş etin verdiği proteinle evriminde çağ atlamış bir canlı türü olup, ana besinini terk eden üyelerinin kendilerine verdikleri isim.

gerçekten mide, sindirim veya duygusal sorunlar yaşayıp buna eğilimlenen, yönelen biriyseniz, size lafım yok.
"ımı ı gizil hıyvınlırı ildiriyırlır" duyarlarını kasanları anlamıyorum. bu gezegenin içinde yaşayan ve yaşamak için birbirini öldüren canlılar, sen daha topraktan vitamin bile değil iken milyonlarca yıldır varlardı bu gezegende.
dünyadaki her şeye müdahale etme, söz söyleme, karışma hakkını nerden buluyorlar amk anlamıyorum gerçekten. yani böylesi bir kibir, sanıyorum sadece insanda vardır.

sen eti, sütü, yımırtayı, koç yımırtasını, sakatatı yesen de, yemesen de bu dünyanın her yerinde asırlardır süregelen bir beslenme şekli. senin yarım kilo but veya kanatı mangalda cızbızlayıp gömmemen kimsenin sikinde değil vegan kardeş. hiçbir şeyi de değiştirmiyorsun.

"kendimi böyle daha rahat hissediyorum, sanki bir şeyleri değiştiriyormuş veya etki ediyormuş gibi hissediyorum" dersen, hiçbir şey demez, saygı duyar, oturur sırf bir kereliğine yediğin otlardan yerim seninle, aynı masada muhabbet çeviririz falan.
ama bunları yapıp da "beh be biz bu gezegen için iyi şeyler yapıyoruz, o güzelim hayvanları kurtarıyoruz"culuğa başlarsan orda ters düşeriz işte.
zira burdan sonrası, sadece ego mastürbasyonudur.

ben etobur canlıyım arkadaş.
mangal, barbekü, piliç çevirme adamıyım.
kekik ilen bifteği süsleyip gömen adamım.
bak aklıma geldi zabah zabah, oyş.
ontolojikvaka ontolojikvaka
vegan ile vegateryan olarak ayirabilecegimiz bu basligi kolayca akilda tutmak icin soyle dusunebiliriz: harf sayisi azaldikca tuketilen hayvansal urun miktari da azalmaktadir. vegeteryanlar sadece et veya kirmizi et yemezken veganlar süt yumurta gibi hayvansal ürunleri de yemezler. yedikleri urunlerin icerisinde peynir suyu olup olmadigini kontrol ederek peynirin suyunu cıkarmişlardir diyebiliriz. analojik olarak düsünürsek bi kac harf daha cikarilinca hic bir sey yemeden yasayabilen insana donusme sansimiz vardir; ornegin veg gibi. bunun yaninda dogadan gunden gune izole olarak "yasamayi istemeyen insan turu"nun (tabi ki iki harf daha cikararak adlandirmam gerekecek) "v" kusagi insaninin yakin zamanda gelecegine ve geldigi gibi gitmek zorunda kalacagina inaniyorum.

ayrica insanlar olarak kendi turumuzu cok fazla abarttigimizi dusunuyorum. bugun insan turu dunyadan silinse; yaratilan tum medeniyet ve bilgi birikimi 100 000 sene icinde tozlasip ucacaktir.
1
jack hopes jack hopes
veganlık politik bir duruştur. canlıların yaşam hakkı olmasından ve bütün canlıların değerli olduğu fikrinden yola çıkarlar. kapitalizm ve endüstriyelleşme ile hayvanların ekolojinin bir paçası olmasından çıkıp sadece insanların besini haline gelmesine karşı çıkmaktadır. bazı veganların saldırgan olması bu vicdani ve politik tutumlarının yanlış olduğu anlamına gelmez. "sağlıksal sebeplerden ötürü vegan olanlara bir şey demiyorum ama hayvanları öldürmeyin diye duyar kasanlar röreöröerööreöre" diyen de dümdüz sığırıdır. sağlıksal sebepten dolayı olanlara bir şey diyormuş da diğerlerine diyormuş. sen bir şey desen ne olur lan? senin fikrinin ne önemi var vasat. adam hayvan öldürmek istemiyorum diyor, zorla ağzına et mi sokacaksın? ben de vegan değilim, antakyalıyım ve bir antakyalı olarak vegan olabilmem aşırı zor, hayatta başarabileceğim bir şey değil ancak bu veganlara/vejateryenlere saygısızlık yapacağım anlamına gelmiyor.

ek olarak karnist beslenme şeklinin değişmeyeceği falan iddaa edilmiş, dünyanın gidişinden, bilimden teknolojiden ve yeniliklerden bu kadar uzak kalmak ancak sığırlıkla mümkün olabilir. evet o güzelim hayvanları kurtarıyorlar daha sizin götünüzden haberiniz yok. vegan ürün/çevre dostu sertifikası alan, hayvanlara zarar vermemeye çalışan bir sürü firma var ve gittikçe artıyorlar. örnek isterseniz de sava şaraplarına bakabilirsiniz karfurda. onun dışında da yapay et üretimi ve geliştirilmesi arttıkça et kullanımı azalacak, bir yerden sonra bundan belki 50-60 yıl sonra hatta daha da önce hayvan kesip yiyene gerçekten de katil muamelesi yapılacak. torunlarımız bizi cani olarak görmeyecek belki ama garipseyecek "o dönemin şartlarında düşünmek lazım o zamanlar normalmiş hayvan yemek" diyip geçiştirecek. vegan olmak daha mı sağlıklı veya faydalı insan gelişimi için? kesinlikle değil. bu tartışılacak bir şey bile değil, veganlığı din gibi çocuklarına dayatanlar da savunulacak değil ancak bu insanlar vicdani bir sebepten politik bir duruş gösteriyor dediğim gibi, saygıyı da hak ediyorlar.
17 /