vegan

18 /
kaptan teneke kaptan teneke
zor zanaat, ne yedigine dikkat etmesi bir yana vegan olmak icin besin bilgisi lazim

egzersiz yapan biri icin hepten sikinti. yumurta ve sut urunlerini geride birakinca alternatif olarak fiyat performans urunu sebze pek kalmiyor
thekaos thekaos
olayın felsefesini vs. geçtim bunu saatlerce tartışabiliriz ama bizim ülkede vegan olmak zor. en basitinden dışarıda patates kızartması dışında yiyecek bulmak zor. vegan yemek veren yerler aşırı pahalı. marketlerde vegan ürünler pahalı. 1 litre vegan süt 22 tl.
a good day to die a good day to die
sabahın kör vaktinde ekşi duyuruda bir tanesine denk geldim. vegan olmayan bir erkekten hoşlanıyormuş. tensel bir şeyler olmadan film izliyorlarmış anlayışlıymış vs. ayrılmak istemiyor ama vegan olmamasına da içerliyormuş. veganlığa özendiren filmler belgeseller seyrettirmiş ama vegan olmaya ikna edememiş. ne yapayım diye soruyordu. ayrılayım mı yoksa olduğu gibi kabul mü edeyim diyordu.

herkeste olmasa da, veganlık zekayı etkiliyor demek ki. fena bir durummuş.
polia polia
i̇nek oldukları kesin. benim olamayacağım da...
ya bi de bunlar sadece ot ve türevlerini yiyorlar diye mi çok afedersiniz ama aptal ve fanatik oluyorlar (yani herkesi vegan yapmaya çalışıyorlar zorla falan) bu kadar ben anlamadım?
hafıza için b12 şart. b6 miydi? ay neblim et yemezsen eksiliyor ya o işte.


siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
oldum. hem de üç hafta boyunca. asitle dolmuş vücudumu tekrar dengeye sokmak ve sürekli kilo alıp vermekten tepetaklak olmuş vücuduma bir reset atmak için bir detox programına katıldım. uzman eşliğinde tabi. program tamamen vegan, glutensiz, şekersiz (fruktoz hariç) ve alkali bir beslenme planından oluşuyordu. hayatımda kendim için girdiğim en büyük ve zor sınavdı zira ben yıllarca canan karatay'a biat ederek beslenmiş, kitaplarını yalayıp yutmuş olarak kendimi en büyük askerlerinden sayıyorum. neyse, salı günü bitti program. detox bana çok iyi geldi, faydalarını şimdi saymakla uğraşamam da üç hafta boyunca gözümün önünde kebaplar, etler tavuklar uçuştu resmen. vegan beslenmek ne zormuş kardeşim. et kısmını gectim. i̇nsan istiyor ki bi güne yumurtayla peynirle başlayım. onun yerine yulaf sütüyle yapılan smoothie'ler, glutensiz krakerlerle, yulaf ve yine bitkisel sütlerle yapılan porridglerle falan başladım güne. geçmişte iki yıl boyunca tamamen ketojen ve sonrasında da dönem dönem ketojen bir beslenmem vardı. benim için 180 derecelik bir değişim oldu resmen. yedi gün boyunca durmaksızın baş ağrısı çektim. şimdi koruma haftasında bulunuyorum. ufak ufak hayvansal gıdaları tekrar beslenmemize ekliyoruz. dün mesela mantarlı omlet yedim. gözlerim doldu resmen. nasıl özlemişim. bugün tavuklu salata vardı, çığlıklar attım mesela ahdhdhdnf. rabbim yaratmış değil mi, geviş getiren hayvanları, yumurta koyan tavukları, süt veren inekleri. bunları inkar etmek akıl karı değil (bunu okuyan vegan yazarlar çıldırıyordur şimdi). bu dünyada hiç bir güç bana vegan beslenmenin sağlıklı bir şey olduğuna inandıramaz. the game changer filmini izlesene falan demeyin. amkoyim tamamen çarptırılmış gerçeklerle, bilimsel dayanağı olmayan şeylerle dolu olan ve buram buram propaganda kokan bu filme inananlar varsa zaten varsın vegan olsunlar. veganlardaki zeka geriliği gerçeğini zaten böyle kanıtlamış olurlar. ben geri zekalı değilim ve beni bu tarz şeylerle manipüle edemezler. beynimi ot yiye yiye kaybetmedim çok şükür.

neyse özetle, ara ara hayvansal gıdalara biraz ara vermenin faydalı olduğunu düşünmekle birlikte, ömür boyu vegan beslenmenin insanoğluna asla faydası olduğunu düşünmeyenlerdenim. hepsi dozunda güzel diyerek yazımı bitirmek istiyorum.
ha bide canan karatay hocamı da anmadan geçemeyeceğim. kadın günde on yumurta yiyin demekle ne kadar haklıymış. i̇nsan vücudunun yüzde 70i su ise, yüzde 20si hayvansal gıdalardır amk. "yulaf at mamasıdır! vegan, tahıl beyinli olmak demektir". saygılar hocam.
18 /