velev ki

muhittin muhittin
"olsa bile" anlamına gelip, olumlu eylem bildiren bir yan cümleciği olumsuz eylem bildiren yan cümlecikle bağlayan (örnek: ben bu işi yapmadımi velev ki yapsam ne olur) bir bağlaçtır.
eskiunited eskiunited
rte'nin ispanya'da yapmış olduğu konuşmada dananın kuyruğunu kopartan, türban tarışmasını alevlendiren kelime. kendileri "velev ki siyasi simge olsun" gibilerinden bir tartışma konusu açarak akp'ye açılan kapatma davasının en önemli unsurunu teşkil etmiştir.
tembel tembel
konuşmaya ya da yazıya müthiş bir nesnellik, engin bilgi birikiminden sızan bir zeytinyağı, bir karizma küpü katan muhteşem kalıp. bir siyaset yazısında "velev ki" gördüğüm anda yazanın bu işi bildiğine emin oluyorum. bir de kaldı ki var bunun gibi. itiraf edeyim ki yazı yazmaya büyük ölçüde bu iki kalıbı cümle içinde kullanabilmek için başladım.
düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
erdoğan'ın "velev ki siyasi simge olsun" cümlesinden sonra forumlarda, sözlüklerde, bloglarda, sokaklarda akp yanlılarının iki cümlelerinden birinin içine sıkıştırıp kullanmaya çalıştıklarına tanık olduğumuz bir sözcük oldu bu.

velev ki tarrağım gibi bir sözcük olsun. yine de kullanmaya devam edecek bu çevre.

tiskindim şerefsizim.

(bkz: tiskinmek)
tembel tembel
aslında çok nefis şarkı sözü de olurmuş bundan. şair ruhlu başbakanımız sağolsun geç de olsa farkettim. kolay mı melodisiyle okuyunuz efem:

velev ki ağlamadan kabullendim her şeyi
velev ki güçlü oldum en zor anımda
madem ki bir alışkanlık zinciri boynumda
hükmeder benliğime istemesem de
maszn maszn
farz edelim.

velev ki
hayatın gerçeğidir velev ki, bu gün ölmek yada bir elli yıl hayatın bonusu. diyelim taksim tahrir. tahrir deyip geçmeyin, bir kompozisyon gerçeğidir. dersiniz hazır mı, tahrirde yeneceğiniz bir iktidarın yerine koyacağınız biblo hazır mı? bu gün gaz sıkılan meydanda yarın mermiler vızıldarsa, yani silahın elzem meta olduğu bir anda, velev ki ya, defterinizin bir köşesinde not var mı? hangi savaş baronundan sipariş gelir alınır,hem ilk partisi bedavadır. tıpkı afyon eroin misali. canım sende yazdın diyene sorarım, bir ağaç uğruna mı bu heyecan? peki samimiyetinize inanıyorum. ya o köşede bekleyen şeytan. şeytanla tanıştınız mı? ayının inine girdiniz mi hiç? yarın öbür gün fıratın öte yanında, apo bizi sattı diyen bir müfreze elinde hazır keleşin tetiğine dokunursa, diyecek sözünüz; tutacak mevziniz var mı? o tarakada irandan ıraka, suriyeden bilmem nereye sahaya misafir olacaklara dair fikriniz var mı? programınız, stratejiden geçtim; taktiğiniz bile yokken; bir kitap okur gibi, bir ağacın fedasına katlanamazken onlarca ölümün vebalini omuzlamaya hazır mısınız? reyhanlı, bildiğiniz bir tesadüfi patlama mı? iktidarın düşeceği tuzağı hazırlarken, iktidarın düşerken yaratacağı o muazzam anafora hazır mısınız? devlette iktidar o kadar çoktur ki, ama o iktidarın hiç birinde olamayacağınızı biliyor musunuz? seyredelim mi, öyle diyen yok size. ama züccaciye dükkanına dalmak değildir apansız, istim arkadan gelir; tarih işte tam da bu günlerde baş vurulması gereken kaynak. gençlik heyecandır derseniz, sen çekil moruk ne anlarsın derseniz, tamam, gençsiniz; ama bir şarkı söyler gibiyim, genç olmanın ne demek olduğunu biliyorum, siz ham meyveyi kopardılar dalından olmayın.