veremem sana acımı

1 /
cyberboy cyberboy
sözcüklerim bulur aşığın ateşini
yıkar gider beni ölüm gibi
bakışların deler içimdekileri
kaldırıp atar beni ceset gibi

arayıp bulmak neyi değiştirir
karşımda duruyor suretim
gülü bitirir.........

veremem sana acımı
kirlenir dünya
şehrin boş sokakları
islanır gözyaşıyla
kovalar arabalar
arkamdaki aynayı
kırılınca biter anlarım
düşümdeki rüya

yollarım yorar yarın günahını
döver olur beni boş kitap gibi
hüzün aşkınadır aşık uykularım
sever olur beni hançer gibi

arayıp bulmak neyi değiştirir
karşımda duruyor suretim
gülü bitirir..........

veremem sana acımı
kirlenir dünya
şehrin boş sokakları
ıslanır gözyaşıyla
kovalar arabalar
arkamdaki aynayı
kırılınca biter anlarım
düşümdeki rüya

veremem sana acımı....

(bkz: acı)
(bkz: rüya)
(bkz: düş)
possible dreams possible dreams
"arayıp bulmak neyi değiştirir"...
dinlerken bu şarkıyı, insanın intihar dürtüleri açığa çıkar. ve cidden kötü bir hal alır insan zihni.bitse de ölsek.bitse de ölsek.
düş sokağı sakinlerinin en iyi şarkısı denebilir.barışarockın son gecesi bir grup genç söylüyordu da herkesin içi geçmişti, bende sinirimden ağlamıştım.hey gidi hey.
çok güzeldir çok.
umut taciri umut taciri
kendine gömülülen zamanların başkahramanı şarkıdır.

aslında sessiz durup sadece bu şarkı çalıp sizde sadece mimik yapsanız daha inandırıcı olabilirsiniz! gerçekten yahu hayal ediyorum da en güzel ayrılık şekli böyle olur zorunlu ayrılıklardır elbette bahsettiğim...

ne bilim hani şarkıda diyor ya "veremem sana acımı kirlenir dünya..." karşılık olarak nasıl yani? cevabı gelse o an şarkı da "şehrin boş sokakları islanır gözyaşıyla..." yeterli olmaz mı? ya da devamı da anlatıcı olmaz mı? "kovalar arabalar arkamdaki aynayı kırılınca biter anlarım düşümdeki rüya..." bence anlatır ee elbette bu fona biraz da gözyaşı yakışır ve artık kişi anlar!
shin shin
insanın içini parçalar bu şarkı. peş peşe dinlenildiğinde; küllükte, sigara izmariti ve bira kapağı sayısının artışı görülebilir. sigara külleri uzundur hep. boşluğa dalıp gitmekten sigara pek akla gelmez. insanın içinden bişeyler koparılıyormuş hissi eşliğinde alkol tüketimi artar. artıkça da gözler kapanır. gözünüzü açtınızda; o ayna kırılmış, düş çoktan bitmiştir. arayıp bulmak neyi değiştirir ki. siler mi geçmişi, baharları mı getirir çorak bedenime...
kobe being kobe kobe being kobe
lise hayatımın ilk zamanları en çok dinlediğim şarkılardan biriydi. diğerleri de çoğunlukla bu adamların öbür gamlı şarkılarıydı. hayır nasıl büyük bir sabıra sahipmişim şaşıyorum. şimdi açsam, ölsem dinleyemem. içim bayılır, fenalaşırım. o kısık ses, yayılan cümleler. vallahi bayılırım.

bir de sözlere anlam yükleyemezdim ama aynı anda da bir o kadar anlamlı gelirdi, hüzünlü bir melodi ya, mutlaka büyük anlamlar yatmalıydı altında. es geçerdim sözleri bu yüzden, bir kaç kilit kelime yerleştirilmişti aralara, onları duydu mu tamam. halbuki bir baksam sözlere, "döver olur beni boş kitap gibi" cümlesini ele alsam, aldığımla kalırım. hiç bir şey oturtamam buna. oturmaz da zaten. kovalanan aynadan hiç bahsetmeyeceğim.

böyle bir şeydi ergenlik, bu şarkılarla geçti.
nezamandidimhaci nezamandidimhaci
düş sokağı sakinleri'ni bana sevdiren sarkidir. sozlerini hala anlamamis olsam da guzeldir.

kovalar arabalar arkamdaki aynayi, kirilinca duser anlarim düsümdeki rüya ?



edit: la bi ayırt edemedim bulutsuzluk özlemiyle düş sokağı sakinlerini..
1 /