veren kızı küçümseyip vermeyenin götünü kaldırmak

1 /
kayser sozer kayser sozer
ben yapmam böyle bişey. hatta tam aksine veren kızı baştacı yapar, eski sevgilisinin de cezasını keserim. sevgilim olsaydı, kaba ama en anlaşılır şekilde söyleyecek olursak “adını koysaydık”, birbirimize hesap sorabildiğimiz ve bunu garip karşılamadığımız bir dönemde yaşasaydık yani, -ki biriyle ilişki olup olmadığınızı anlamanın tek yoludur bu. sevişmek, birbirinize sevgilim, aşkım demek, v.s, hiç biri ilişkide olduğunuzu kanıtlamaz.- böyle bir şeyi imkanı yok yapamazdım. fakat şimdi çok eğlendim yahu. ahahhaaa.

sevgilisiyle ayrı gibi. aslında ayrıldılar işte de buna inanma dönemini yaşıyolar.. iki üç haftadır takılıyoruz. her erkek sevgilisinden yeni ayrılmış ya da onunla sorunlar yaşayan kızları arada bir mutlaka hayatına sokmalı. egoyu besliyor, rahatlatıyor, özgüven şovu yapılmasına imkan sağlıyorlar. “öteki” çocuk modu aşırı işliyor. eee normal. ayrılma dönemine girdiğiyle sevgilisi haliyle ilişki boyunca çok yıprandı. güçsüz. zayıf. eksik. ilk günkü görüntüsünden eser yok. yenilenmesi gerekiyor. öteki çocuk ise deli atıyor ortamda. eee napsın kız? bir yanda eski sevgilisi, öbür yanda ise öteki çocuk, uzun zaman sonra vakit geçirdiği tek erkek, sevgilisi dışında… ama yalnız… zamanı gelince çıkıp gideceksiniz. öteki çocuk aşaması geçilince yani. çünkü sonrasında çok fena kayarlar adama. neyse lan sıkıldım. bunalım bi yazıya dönmeye başladı.

iki gün önce başkalarıyla konuşurken çocuğun, yani bizim mehmet’in iki yakın arkadaşının ismini duydum, inanç ve orkun. ikisi de ayrı ayrı onu aramış, barıştırmayı çalışmış, mehmet çok üzgünmüş, falan fıstık. süper bir fikir geldi o an aklıma. memo’nun numarasını bulmam da zor olmadı.

k- selaymünaleyküm hacı abi! yok yok içeri diz onları. nevresimin altından sok abicim, dikişini bölme. alooo memo naber naptın?

m-alooo. tanıyamadım pardon

k-yahu ben lan ben. kayser. sikik ibne. allahsız. ulan selin’in dediği kadar varsın he, aynı oğlan gibi konuşuyorsun. seviyorum ama lan seni.. napıyosun oğlum nerdesin şu an?

m- ne diyosun lan sen? kimsin amına koyim nasıl konuşuyosun benle? selin'i nerden tanıyosun?

k-özür dilerim ya samimiyetten dedim. kayser abi ben. selin’in yeni tokmakçısı?

m-…. neyi neyi?

k-abi tokmakçısı işte neyini anlamadın. ben sikiyorum artık onu. naber napıyosun sen müsait misin?

m-ulan senin götünü sikkerrimm şerefsiz. sinirden elim ayağım boşaldı lan. kimsin ulan sen?

k-mehmetcim? alo? alo? alo? orda mısın? alo?

m-ne var lan? bağırma lan. alo? burdayım. alo? ben seni duyuyorum. alo?

k-hahahhaa şaka yaptım lan ben de duyuyorum seni. abi küfür etmeyelim. onu diyecektim. ağzımızdan kötü bir şey çıkmasın.

m-kimsin kardeşim sen?

k-abicim dedim ya selin'in yeni sikicisiyim. küfür etme sakın!! sonuçta başkan siz ayrılmadınız mı?

m- şu an ayrıyız sadece. nerden tanıyorsun sen selin’i? kimsin lan sen?

k-mehmetcim harbiden ayıp ediyorsun. şu an benim sevgilim o. bitmişse bitmiş abi kabul et. kız kafasında bitirmiş seni. ne şu an ayrılığı filan oğlan söylemleri böyle ben üç gün önce siktim. yine kızcan ama, benim sevgilim sonuçta sikip sikmediğimi paylaşmak kendi tercihim, seni ilgilendirmez. bu arada iyi sikemiyormuşsun hacu kızı… keraneci seni… kayser uzun zamandır ilk kez böyle sikildim dedi. cialis aldım da heheehe. başkan azıcık uyanık ol sen de ya .. başkan siktir et onu da sana bişey sorcam?

m-nerdesin lan sen şu an? adresini ver gelmezsem en büyük orospu çocuğuyum.

k-bi soru sorabilir miyin ondan sonra versem?

m-sor lan.

k-vücudunda en böyle huylandığı, hoşlandığı yer neresi abi? bi de birazdan çıkıcağız da nereye götüreyim, arabada filan alıyor mu eline ağzına?

m-ağlıycam lan sinirden. yemin ediyorum, anam avradım olsun, nerede olursan ol bulmazsam adam değilim lan seni. ağzını yüzünü kırmayan göt oğlanıdır.

k-abi bişey diyim mi senin bu sinirinden ayrılmışsınızdır kesin. ne dedim ben sana ya? başkan, kız benim sevgilim, sana ne, ne soruyorsam. sen eski sevgilisisin diye onun hakkında bilgi almak için aradım. nelerden hoşlanır, neleri sever, nasıl sikilir, gerçi o konuda zayıfmışsın ama, hehehe, kızma abi şaka, neyse ben her sevgilimin eski sevgilerini ararım böyle.

m-ver adresine lan bana. nerdesin sen?

k-tamam hadi veriyorum. yüzyüze konuşuruz, anlatırsın. var mı kağıt kalem elinde?

m-söyle..

k-312-1, 342-2, 451-üst

m-taşak mı geçiyosun lan sikerim belanı nasıl adres bu?

k-başkan bi şey rica etcem senden, kızarsın diye çekiniyorum, abi gelirken şu iddaa kuponunu da oynar mısın? ben çıkamıyorum. yolunun üstü senin. yengenle buluşcam, onun yanında yatıramamam şimdi.

m-oğlum benim gibi adamı çıldırttın ya. inan ki, bak kuranın üzerine, en sevdiklerimin üzerinde yemin ediyorum ki bittin sen.

k-abi var ya selin'in anlattığı kadar varmışsın. bu siniri hep ondan diyordu?

m-neden diyordu lan?

k-yok yahu yine kızarsın.

m-söyler misin?

k-ne bileyim işte ya küçük sik kompleksi varmış sende. sikin ufak diyei bu aşağılık kompleksi hayatının her alanına sıçrıyormuş. çok teselli etmiş. boşver takma benim için önemli değil demiş. ama hıncını ondan alıyormuşsun sen hep. (bu arada selin’e benimkini gösterip karşılaştırmasını istemiştim.. memo’nun siki uzunluk olarak benimkinin 3-4 santim önündeymiş. kalınlığı da fazla dedi. ama hani birim olarak, ölçü olarak veremedi. ısrar ettim. ya bilmem ki, işte iki çöp şiş kalınlığı kadar falan herhalde dedi. espriyi yapıp konuyu değiştirdim. tabi telefona da yansıtmadım bunu.)

m-o yarağı yiyince bakalım öyle konuşabilecek misin?

k-neyse abi sıkıldım ben. hem yengen de gelicek şimdi. ona kayıcam. sikime parfüm filan sürmem lazım kaçtım ben. yalnız bişey rica edicem senden, bu konuştuklarımız aramızda kalsın, erkek erkeğe, selin öğrenmesin. gerçi bişey anlatmadın ya ben onun hakkında bilgi verirsin diyordum.

m-adresini versene lan sen bana…

k-ya hala adres diyo… oğlum sen salak mısın ya… sevgilini aldım elinden, sikiyorum, hala akıllanmadın itlik kopukluk peşindesin. yahu beni dövsen nolur. daha çok prim yaparım, daha fazla sikerim selin'i. abi yol yakınken aklını başını al. bu kafayla çok terk edilirsin bak senin iyiliğin için söylüyorum. hayır yani sen yarın öbür gün başka biriyle çıksan filan, sevgilin olsa, onu da elinden alıp sikebilirim istersem. yapma abi böyle. arayı iyi tut benimle. kendinle de barış biraz.

m- senin gelmişini geçmişini…

k-dur lan dur… şaka yaptık sana… ekrem ben?

m-ekrem kim lan?

k-sen tanımazsın abi beni. sima olarak bilirsin ama. bi kaç kez oturduk, konuştuk, inanç ve orkun’un arkadaşıyım ben. onlar arattı. şaka yapalım diye.

m-!!!! siktir git lan yalan söylüyorsun!!1

k-neyse abi arıycaklar onlar seni tekrar kusura bakma hadi görüşürüz. kapatıyım ben. kızdıysan da özür dilerim. görüşürüz.

hayatımda en eğlendiğim anları sorsalar, kesinlikle ilk aklıma gelenlerden biri bu olur. neden daha önce düşünemediğimi merak ediyorum sadece. ve memo’nun selin’e telefon açıp açmadığını? açtıysa ne dediğini? inanç ve orkun’a da tabi. onlara ne anlattığını? anlatıldıysa onların verdiği tepkiler ? ekrem’in kim olduğu, kazara öyle biri çıkması hahahaha. epey merak ettiğim şey var aslında. selin’e söylemek istediğim tek şey ise, “eski sevgilini arayıp çok fena taşak geçtim”. bunu duymalı. üstündeyken ona duyurmak istediğim bir cümle bu. duyar mı anlar mı bilemem de, ben söylemeyi düşünüyorum.
guanoapes guanoapes
erkeklerin kendilerine yaptığı en büyük kötülüktür aslında.bu eylemin doğal sonucu olarak "vermeyen götü kalkık kız" sayısı her geçen gün artacaktır.halbuki erkekler birleşse , ortak bir strateji belirleyip veren kızları yüceltse hayat daha güzel olsa.
bayermuhen bayermuhen
konuya girilmeden önce küçümsemek ve göt kaldırmak fiillerinin ya da sözcük öbeğimi deseydim, ne sikimse işte, bunların tanımını yapmak gerekir.

başlıkta ki küçümsemekle anlatılan saygı duymamak, kaale almamak, peşinden it gibi koşup 250 gram için şebeklik yapmamaksa, yaşamı 3 saniyelik doruk noktalarına sığdırmamaksa...

göt kaldırmakla anlatılan hak edene hak ettiğini vermek, vermeyenin, kendini et olarak görmeyenin, etiyle buduyla değil de insanlığıyla ilerleyene saygı duymaksa buna da eyvallahlar olsun. anlatim.

kendi sapkın fantazilerini buralara dökmek, yaşanmışı ya da sadece hayal kurup kendini tatmin etmeyi, kısacası özel alana ait olanı cümle aleme bir şeyler kanıtlama çabasında anlatıp durmak ne kadar insancıldır bunu sormak lazım.

evet her önüne gelene veren, hatta kendi etini girdiği her ortama dikta eden, güzelim diye, salt bedenim erkeklerin iç çamaşırının içinde hareketliliğe yol açıyor diye kendine pay biçen, bu payla yaşamda yer edinen insanlardan tiksindiğim kadar kimseden tiksinmemişimdir. götüyle göğüsüyle üste çıkan insan, pörsümeye başlayınca -ki bu kaçınılmazdır- zavallı olur, evet tam bir zavallı. ne yapacağını şaşırır. ve hayatı sadece bu andan ibraret saymayan, herhangi bir şeye değer biçerken geleceğiyle de ele alan bir insan olarak hiç bir müstakbel zavallıyı övemem. kimse kusura bakmasın. bunları görmek için müneccim olmak da şart değil. önüne gelen oral yapsın, ağzına alsın, bunlar benim sorunum değil, bir başkasını da ilgilendirmez her hal. ama biri çıkıp yaptığı bu hayasızlığı reklam ederse, yani bazı değerleri hiçe sayarsa, bununla da yetinmeyip kendi gibi olmayanı aşşalık ilan ederse konuşmak lazım. kaşar kaşardır, tanımı bellidir, kayda değer bir yanı, övgüye değer bir vasfı yoktur. kendi bedenine ihanet eden, ilerde bir gün doğacak çocuklarına süt emdireceği göğüsleri yol geçen hanına dönen, müstakbel kocasını öpücük konduracağı dudakları aşınmış insanlar... hiç birine saygım yok. evet, kendini muhafaza eden, ar namus nedir bilen, ahlaklı, ve hormonlarından ziyade daha kayda değer parçalarını kullanan insanlarla aralarında fark var çünkü, negatif bir fark hem de. çünkü diğerleri temiz, saf.. en azından ilerki hayatını düşünecek ve ilerki hayatında sahip olacaklarına değer verecek kadar şuurlular... ve bu farka kaşarlık denir, "iş"tirler. işi gücü sikiş sokuş olan elemanların "iş"i onlardır, yaşam amacı da, kariyeri de onlardır. bıçkın ortamlarda her "iş" güzar delikanlı cvlerini döker ortaya ki kariyeri belli olsun...herkes haddini bilsin. yaptığınız bu yozluğun reklamını kime yapıyorsunuz göt kadar yerde.

ve göt kaldırmak işte, çok değişik formları vardır. eğer bir kız bir erkeği istemiyorsa istemiyodur, bu kadar. reddeder, bunu anlamak için filozof olmak gerekmez. ha redderken ki amacı karşısında ki erkekle oynamaksa yukardaki pragrafta anlatılan kaşarla teorikte hiç bir farkı yoktur. bardağın boş tarafı için yukarı bakın, dolu tarafından ben devam edeyim. kadın saygı duyulası bir varlıktır, zayıftırlar, gölgelerine girmeye pek gelmez, gölge etmek lazım, aşağılamadan, küçümsemeden, sevgiyle ve saygıyla yürür bu işler. bunlar kutsaldır, erkeğin hayatına yön veren en büyük etkendir. iki taraf bir olur ortaya ortak bir ürün çıkar. eğer bir taraf kendi egosu yahut hormonu için böyle bir ortaklığa girerse hayatın çivisi çıkmış demektir, reklam edilecek, övgüyle söz edilecek bir yanı olduğunu savunmak elma ağacındaki armut mevyesinden bahis açmak gibidir. ha yine anlamayan varsa "öküzün dünyası gözünün gördüğü kadardır" der geçerim.

eğer bir erkeğin ruhu kız tarafından sikiliyorsa burda suç erkeğindir, siktirmeyeceksin abiciğim. akıllı olcaksın, ezmeyeceksin kendini. vermiyorlar diye de yırtınmayacaksın ortalıklarda, mal onun değil mi? ilerde bir gün kız evladınız olma ihtimalini düşünün, o zaman ne gibi tavsiyeler vereceksiniz çocuğunuza? önüne gelene ver mi diceksiniz. hadi bunu geçtim, anneniz de mi yok. onun gençlik maceralarıyla mı büyüdünüz siz? o mu öğretti bunları size. geçin artık içine hapsolduğunuz fikirleri mutlak doğrularmış gibi gösterme ayaklarını. şunu asla unutmayın; sizin sahib olduklarınız en iyisi değildir, bir fikir size ait diye en iyisi de değildir, sizin babanız herkesi dövemez, yanılıyorsunuz.

vermeyen kızlara sırf sapıklığıma ortak olmadılar diye karalama yaparak, bir ruhsuzun ruhsuzluğunu överek yeni ruhsuzluklara açılan yelkenlerle varılmak istenilen nokta bellidir; kendi hastalığını bile bile yaymak. hani aids olan bazı denyolar hayattan, dünyadan, insanlıktan intikam almak için ömürlerinin geri kalan az bir kısmını bu hastalıklarını yaymaya adarlar ya, hah işte ondan.
jassmine jassmine
çevresindeki kızları cinselliği yaşama standartlarına göre ayıran erkeğin davranış şekli.

kadınların cinsel hayatını vermek olarak adlandırıldığını görüyoruz her şekilde. versen bir türlü vermesen bir türlü. hani muhteşem(!) atasözlerimiz vardır; isteyenin bir yüzü kara... o misal işte. ben yeni bir versiyon üretiyorum izninizle; versen de vermesen de bahtın kara, olursun erkeklere madara.
illuyanka illuyanka
bayanları veren vermeyen diye kategorize edip, fındık kadar beyinleriyle yazdıklarını şaheser sananların olması kadar kötüdür en az.
janran janran
ne verdiğine bağlı olarak değişebülü.

kimi kız kol gibi hesabı önüne verir kimisi bal kutusu gibi amcuğunu. hiç bu ikisi bir olur mu?
birfincancay birfincancay
etrafınızda defaatle "türk kızlarının götü kalkık" lafını duymanızın sebebidir. adamlara o vermiyor, bu vermiyor, beriki yüzüne bile bakmıyor. yıllar boyunca onun götünü kaldır bunun götünü kaldır. yorulmuş.

sonra geliyor burada "türk kızları sevişmeyi bilmiyor" şeklinde yorum yapıyor. kendi sevişemediği için kızları sevişmeyi bilmiyor sanıyor.

sonra da ayarlıyor, atıyorum bir moskova turu. 3 günü 1200 tl den başlayan fiyatlarla.3 yıldızlı otellerde kalmacalı falan. tavsiye ederim. orada düşürüyor bir rus kızı. 2 saat içinde düşürüyor. şaşırıyor, çok mutlu oluyor, içi içine sığmıyor. çocuklar gibi şen. takriben 7 dakika içinde, 7 senedir ulaşamadığı zafere(!) ulaşıyor. hoşçakal diyor rus'a. rusça diyor tabi. ben bilmiyorum rusçasını "hoşçakal"ın. bişey diyor işte.

sonra yurduna dönüyor. bavulunu bile açmadan yine buraya gelip "abi rus kızları çok daha iyi sevişiyor ya, ben yurt dışında bulundum, tecrübem var" yazıyor.

ben de evde oturup bunları okuyorum. bir yandan kahve içiyorum. rus kahvesi. russian coffee. içinde votka var, epresso var. on numara ya.
10
katia katia
size yüz veren kızı basit değmez diye küçümseyip kalbini kırdınız, sonra da vermeyenin peşinden koşup önce götünü kaldırıp sonra kezban dediniz. ah siz abazan türk erkekleri ah sizi.

verse suç vermese suç türk kadınları size. yüz.
7
veremem sana acımı veremem sana acımı
borç veriyorsa takdir ederim. hiç de küçümsemem. ha borç alma adetim yok. verip de alamadığım da çok. istemek zor geliyor. götler nasıl kaldırılıyor bilmiyorum. bazılarınınki doğuştan. fiziksel bir durum değil.
1 /