vergi hırsızlıktır

1 /
prometheus 83 prometheus 83
ybsg demek istiyorum
vergi zorla alınır. belirli bir yasayla alınır. belirli kurallara göre alınır. bunu yaparken en küçük ayrıntı dahi düşünülür. düşük gelirli vatandaş nasıl etkileneceği, zengin vatandaşın etkilenmesi ya da en azından biraz olsun etki olması için neler yapılması gerektiği araştırılır. öyle üç beş dingilin duvar yazısıyla hırsızlık olmaz. eğer vergide bir hırsızlık varsa o da vergi kaçıranlardır.

edit: basın olumsuza, basın. cem uzan girsin rüyanıza.
mavi ekran mavi ekran
ülkemize giriş fiyatı 24 milyar olan volkswagen passat 1.4 tsi model arabanın tüketiciye ulaştığındaki satış fiyatı 52 milyar oluyorsa burada bi şeyler var; ha tamam 24 milyara sat demiyoruz ama nasıl bir kavramsa bu vergi, ülkeye giriş fiyatının 2 katından fazlaya satılıyor araba. kardeşim eşşek yükü kadar vergileri koyuyorsan ben o arabada modifiye var falan zannederim; pimp my ride'tan çıkmış gibi falan hayal ederim, ama koleksiyon değeri var; neden olduğunu söylemek istemiyorum, ayıp.

bu örneğe benzer örnekteki bütün vergiler bence hırsızlıktır.
verginin vergisi diye bişi var ki o gene evlere şenlik.
x biri x biri
peki ya vergi kaçıranların ya da vergisini ödemeyip ödemeyip affa uğratmaya çalışanların yaptığı nedir? bu da bir ahlaksızlık ve hırsızlık değil mi?

peki vergi kaçırmalar olmasa. herkes dürüst olsa. herkes vergisini düzenli ve zamanında ödese. bu vergiler bu kadar artar mıydı düşer miydi bu açıdan düşünmek lazım bir de.

kim ne kadar dürüst? herkes kendi ayıbını değil başkasının ayıbını görme peşinde

bir lira da çalıyorsan hırsızsın bir milyon çalıyorsan da. çünkü imkanın olsa o durumda sen de bir milyon çalarsın. az çoğun delilidir.
di mi ama di mi ama
hesabını soramadığın, nereye gittiğini bilemediğin, çalana bedelini ödettiremediğin, hırsızların tekelinde ve cebinde olan vergi hırsızlıktır. ama verginin normalde bununla uzaktan yakından alakası yoktur.
dumrul dumrul
yok mok diyen olmuş.

bu para senin rızanla mı alınıyor?
bu para herkesten kendi gelirine göre mi alınıyor?
senden alınan paranın nereye gideceği hakkında en ufak bir söz hakkın var mı?
senden alınan para senin yararına mı kullanılıyor?

türkiye açısından bakarsanız zaten bunu tartışmak bile abes.

mesela senin kazandığın her kuruştan vergi alınması bir yana senin tüketiminden de vergi kesiliyor. buna karşılık iktidardaki gasp çetesine yakın olan pisliklerin vergi borçları yüz milyonlarla çatır çatır siliniyor.

mesela deprem vergisi diye bir şey konuyor. sonra bir gece hokus pokusla verginin adı değişiyor ve toplanan para ile seçim yatırımı yapılıyor. sokaklara asfalt dökülüyor.

mesela senin paran iktidardaki partinin arka bahçesi olan diyanete dökülüyor. belediyeler aracılığıyla ensar gibi tecavüzcü vakıflara dökülüyor. hırsız başına saraycıklar yapılıyor. iktidara yakın hırsız şirketlere akıtmak üzere "dev" projeler tasarlanıyor. ihaleler eşit şartlarda, adil mi yapılıyor?

yani türkiye'de bunun tartışılır bir tarafı yok. senin cebine giren ve cebinden çıkan her kuruştan yapılan kesintiler sayesinde malum hırsız pezevenk besleniyor, mehmet cengizler besleniyor, tecavüzcü ensar vakfı ve diyanet teşkilatı besleniyor, beş kuruş para vermeden ülkenin stratejik kurumlarına çöken ethem sancaklar besleniyor.
3
azureel azureel
kısa bir örnek ile karikatürize edelim;
- "rıza olmadan almak" diğer insanları tehdit ederek, onlara zor kullanarak almayı içerir. parayı aldıktan sonra onunla ne yaptığım, gerçeği değiştirmez. "hım, parayı yoksullara verdin demek? bu durumda, insanların mallarını rızaları dışında alman hırsızlık sayılmaz." demezdiniz. hayır; bu eylemden ötürü toplumun geniş bir kısmının (elbette soyulan kişiler bu kısma dahil değil) fayda sağladığını iddia edebilirdiniz, fakat bu eylem yine de bir hırsızlıktı.

kaynak: liberbird.com
1
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
ardılı ''sermaye hırsızlıktır'' iddiasına kadar gider ki burada ''sosyalistler haklıydı'' sonucunu getirir. vergilendirme, her hiyerarşik tekelci devlet düzeni içerisinde vazgeçilmez bir rol oynar. çünkü yatırımın temel kaynağı vergilendirmedir. vergi mantığı özellikle büyük buhran ve savaştan çıkmış bir devletin kalkınmak, altyapıları yeniden oluşturmak, üretim ve üst yapı sorunlarını çözmek ve hatta iktidar aygıtı diye tanımlanan toplumu yönetme kanallarını yapılandırmak için kullanılır. burada gizli özne ise etik-ahlak-bilinçtir. çünkü vergilendirme mantığının özünde bu durum yatar. etik olan bu durumlar dahilinde vergilendirme politikasını yürütmektir. bir de yurt dışı piyasasının ülkenin iç piyasasını şekillendirmemesi için dışarıya karşı gümrüklerde kullanılır. yani bu bir toplumun ekonomisini koruma politikasıdır. bu durumlar dışında alelade vergilendirmeler (eğer ''akıllı yatırım'' olarak aynı meblağda geri dönüşü olmuyorsa) hırsızlıktır.

o para tekelci devletin hazinesine katılır (sorun yok)
piyasa şartlarının bozulduğu, daraldığı ve ekonomik kriz anında tekelci burjuvazinin havuzuna sürülür (sorun var)

bizim bu tabloda hangi noktada olduğumuzu tanımlamak bile istemiyorum.
dumrul dumrul
konunun teorik boyutunu uzun uzun tartışmak elbette mümkün. fakat pratikte konuyu gayet net anlatan bir video...

dayı sokakta bir şeyler satıyor. dolayısıyla sattığı şeyin vergisini ödemiyor. zabıta da adamın malına el koyuyor. peki bu dayı gerçekten vergi ödemiyor mu? sattığı şeylerden üç kuruş para kazanıyor. o üç kuruşu da yaşamsal ihtiyaçlarını satın almak için harcıyor. ve bu ülkede hepimiz aldığımız nefese vergi ödüyoruz zaten. yediğin ekmeğin vergisini zaten ödüyorsun. içtiğin suyun da öyle...

pekii kayıt dışı satış yaptığı için bu dayının malına el koyan yapı mehmet cengiz'in 425 milyonluk vergi borcunu bir kalemde siliyor mu?




insanların birbirleri ile olan ilişkilerini düzenleyen her kurumu, her yapıyı, her kuralı anlayabilmek için sorulacak ilk soru şudur: kaynakları kim üretiyor ve bu kaynaklar kimden alınıp kime akıtılıyor?

senin eşek gibi çalışarak kazandığın iki bin liranın ne kadarına vergi olarak el konuyor ve mehmet cengiz'in seni çalıştırarak kazandığı iki milyar liranın ne kadarı vergi olarak alınıyor? bu vergiler sana ne şekilde dönüyor? ona ne şekilde dönüyor? mesela bu vergiler sayesinde kurulan polis, yargı vs teşkilatının sana faydası ne kadar ona faydası ne kadar? lojistik altyapısının sana faydası ne ona faydası ne? itibardan tasarruf olmaz diye yapılan kaçak saray'ın yaratacağı iddia edilen itibarın sana faydası ne, ona faydası ne?

özetle. vergilerle finanse edilen her şeyden birileri çok daha fazla yararlanıyor olacak ama o oransal olarak senden çok daha az vergi ödeyecek. o, varlığını bu sayede büyütürken sen hayatta kalmaya çalışacaksın ve bu arada itilip kakılacak, bolca da aşağılanacaksın. hırsızlık bu değilse nedir o zaman?
dumrul dumrul

1 /