veysel karani demir

1 /
snail snail
veysel karani demir ile aynı oksijeni yaktığım için insanlığımdan utanıyorum.
star haber yayın yönetmeni uğur dündar'ın da dediği gibi "vicdanı kurumuş bu insanların"...
azizim azizim
basın toplantısında söyledikleriyle sorumluluklarını bir çırpıda üzerinden atan, hemen her eleştiri de yağ gibi üste çıkan, tipiyle, giyimiyle başkent gaz'ın müdürü olmaktan ziyade mahalle bakkalını andıran, cuma namazını da satır arası hatırlatan insan.
amanın da amanım kim gelmiş amanın da amanım kim gelmiş
zaten karalanıyor,bi de ben vurayım tarzına bürünmek istemem aslında ama haklılığını/haksızlığını bir kenara bırakıp sadece büyük bir önemsemezlikle yaptığı açıklamalarını göz önünde bulundurduğumda bile durum yeterince vahim.
bir dairede zehirlenme olayı yaşandığında diğer daireleri uyarmak bizim ne görevimiz ne de yetkimiz dahilinde diyor.
insanlıkları dahilinde de mi değil acaba?
ya arkadaşım bi dinle önce ya arkadaşım bi dinle önce
ankara'da yedi üniversiteli gencin doğal gaz kaçağı sayesinde vefat etmesi üzerine yaptığı basın toplantısında sarfettiği cümlelerin ve yaptığı hareketlerin yanlış anlaşıldığını düşündüğüm başkent gaz genel müdürü.

ayrıca bir çok sözlük yazarının hakkında atıp atıp tuttuğunu görmemde beni ayrı bir etklilemiştir. iftiracısınız olum hepiniz. neden mi?

1- sayın(!) başkan kravat takmadan kameralar karşısına geçmiştir. evet. ama bi sorun neden?

- ölen yedi gencin acısı hala üzerinde büyük bir baskı oluşturduğundan kamera karşısına geçerken süslenme gereği duymamıştır, yanlış olacağını düşünmüştür.

2- sayın(!) başkanın cuma namazına yetişebilmek adına basın toplantısını yarıda kesitiği de doğrudur. neden mi?

- ölen gençlerimiz için, ölümlerinin ardından gelen ilk cuma namazında dua edecektir ve bu fırsatı kaçırmak istememektedir.

3- sayın(!) başkanın ölen gençler için "hiç bir insan o manzarayı görmek istemezdi, gençlerimiz her biri bir yerde yatıyor ve iki tanesinin belden üzeri çıplaktı" demiştir, o da doğrudur. meali;

- ölen gençlerden ikisinin üzerine giyecek bir kazağı, ne bileyim bir gömleği falan bile yok diye içlenmiştir adamcağız. (evet bu biraz kötü oldu farkındayım)

neyse efendim, gördüğümüz üzere bu hareketlerde yanlış anlaşılacak herhangibir nokta yoktur. lütfen kendimize çeki düzen verelim ve bundan sonraki hayatımızda anlamadan dinlemeden konuşmayalım, rica ediyorum.

not: bu tespitlerim ardından, vakit gazetesinden yazarlık teklifi bekliyorum. duyurulur.
arapbebek arapbebek
tv'deki açıklamalarını ilk duyduğumda (daha hiç bir gaf yapmadan önce)
köy kahvesinde sohbet eden bir adam sandığım, o insanın kanını donduran cümleleri telaffuz ettiği andan itibaren de kendimi
sürekli aynı beddua cümlesini telaffuz ederken bulmama yol açan adam. bu nedenle aşağıda linki verilen köşe yazısını okuduğumda hiç şaşırmadım.

(bkz:allah belanızı versin )

gazetevatan
chicaloca chicaloca
ankara'da yaşanan doğalgaz faciasında, hayatını kaybeden çocukların yarı çıplak olduğunu belirterek konuyu saptırmak istemiş kendisi. aslında anlayabiliyorum onu. suçlu olduğumuz durumlarda, üstümüze gelenleri savuşturmak için hepimiz yaparız bunu. "ne alakası var yaa, hem böyleyken de böyleydi, şöyle de olmuştu bıdı bıdı." diye konuyu değiştirmeye çalışırız. biliriz ki suçluyuz ve bir çıkış yolu ararız. kendisinin yaptığı da, tam olarak bu işte.

fakat sonra geri adım atmış. "haşa, yok öyle bir şey. yarı çıplak dediğim, çocuk sırtüstü yatmış, yakası açık. gündüz giydiği elbiselerle duruyor çocuklar." demiş. buna, geri adım atmaktan ziyade başka bir şey deniliyor ama şu anda dile getirmek istemiyorum, anlayan anlamıştır zaten.

bir de "bu şirket özelleştirme yolunda bir şirkettir. bu ekonomik kriz ortamında bu tür etkiler, bu şirketin, ankaralının malı olan bu şirketin değerini düşürmektedir." şeklinde bir beyanı var. ortada yedi can kaybı varken, hala kaçan paracıkları düşünebiliyor yani. pes doğrusu.

ayrıca şunu da belirtmek istiyorum; hayatını kaybeden bu çocuklar, olay günü çıplak olabilirler, sabaha kadar esrar çekip kafa yapmış olabilirler, ne bileyim sevişiyor bile olabilirler. bunları dile getirerek, yapılan ihmali ve sorumsuzluğu örtbas etmeye çalışmak, ayrı bir zeka parıltısı benim gözümde.
strangelove strangelove
azıcık da olsa haysiyet sahibi bir insanmış ki istifasıyla bunu kanıtladı.
diğer kirpi bıyıklılar gibi yaptığı gafı pişkinliğe vurmamış.

özür dileyip istifasını etmiş (bkz: hurriyet )
kapkara kapkara
insanların kılık kıyafetine takılı bir zihniyetin yegane temsilcisi değildir kendisi...
neden-sonuç ilişkisinden bihaber olmakla birlikte aynı siyasi grupta bulunduğu bir çok arkadaşından farklı olarak istifa etmeyi düşünebilmiş olması şaşırtıcıdır.
gerçi istifanın arkasındaki neden de araştırabilir,
belki açıklama yaparken kendisi de fikri açıdan yarı çıplak olduğu için malum siyasi yeşilistler tarafından oy sızıntısını önlemek hasebiyle istifa ettirilmiş olunabilir...
eternal eternal
başkent doğalgaz a.ş genel müdürü. 3 ocak 2009 itibariyla istifa etmiştir. yani artık eski genel müdür diyebiliriz kendisine...
1 /