viktor frankl

x sentos x sentos
1940;lı yıllarda ömrünün bir kısmını nazilerin toplama kamplarında geçirmiş viyana doğumlu ünlü bir psikiyatrist. (noroloji ve psikoloji profesoru)
bu kişi, toplama kamplarında, auschwitz;de (yaklasik 3 milyon quot asagi irkinquot yahudiler cingeneler ozurluler vs gaz odalarinda oldurulup yakildigi insanlik ayibi) çok acı bir tecrübe yaşamıştır. eşini, annesini ve babasını kaybetmiştir. onlar fırınlarda yakılmışlardır. orada psikiyatri, psikoloji, psikanaliz çalışmasının verdiği bilgiyle insanları gözlemiştir viktor frankl. ve, bütün kitaplarının özetini birkaç cümleye sığdırmak gerekirse, şunu söyler ; ''bu kamplarda hayata anlam ile tutunan insanlar ayakta kaldı. ama direnmeyi ve ümit etmeyi bırakanların, kendilerini o totaliter aygıtın pençesinde aciz, zavallı varlıklar olarak gören kişilerin çoğu öldü, direnmedi, hayatını kaybetti. bir insan sizi tutup zorla idama götürürse, elbette ona anlam duygusuyla direnme şansınız yok'' ama hayatta kalma şansları olduğu halde kim hayatta kaldı, kim kalamadı? sorusuna frankl bu cevabı veriyor. ''tünelin sonunda her zaman bir ışık gören, hayata ümitle ve anlam duygusuyla bağlanan insanlar buralarda hayatta kaldı''.

"anlam boşluğu psikolojik yönden yıpratıcıdır. yaşamı anlamlı olan kişiler her türlü dış tehlike ve zorluklarda yaşamlarını sürdürebilirler".

'hayatın bir anlamı varsa acı çekmenin de bir anlamı vardır' felsefesini yaşamış, anlamış ve anlatmış kişidir.
özellikle ;bir insanın tecrübesini başından ne geçtiği değil, başından geçenlerden nasıl yararlandığı gösterir; cümlesinde de anlattığı gibi, insanın hayatının seyrini belirleyen şeyin olaylar değil bizim o olaylara verdiğimiz tepkinin anlam ifade edeceğini ve sonucu belirleyeceğini vurgulamak istemiştir.(logoterapi)
liselle liselle
logoterapi (anlama dayalı psikoterapi)nin kurucusu nörolog, ve psikiyatr.
toplama kampında geçirdiği sürede edindiği deneyimleri ve bu sürede yaptığı gözlemleri serbest kalışından sonra man s search for meaning adlı kitabında toplamış, logoterapisinin temellerini de burda açıklamıştır.
hayatlarımızın anlamı bulunur mu,yoksa koşullara uygun olarak yaratılır mı sorusuna cevap arar bu kitapta frankl. frankl'a göre, anlam bulunmaz; yaratılır. anlam içseldir, ve anlamsızlık insanı intihara, madde bağımlılıklarına, türlü türlü kötü şeye sürükler. anlamı içsel ve bireysel tanımlayışıyla, logoterapisi ve düşünceleri bir bütün olarak varoluşçu bir çerçeveye dahil edilebilir.

temel hak ve özgürlüklerden yoksun olsa da,insan anlamı yaratır, ve bu anlam, ona hayatını sürdürmek için bir neden verir. bunu, varoluş ve öz teması altında da ele almak mümkündür. varoluş, özün her koşul altında tamamlanması ve oluşturulmasını gerektirir, sartreın intihara bakışıyla franklınki bu noktada tam anlamıyla örtüşür.

öte yandan, emile durkheim ın altruistik (elcil) intihar tanımlaması, sartreı da franklı da çürütücü niteliktedir. çünkü elcil intihar, belli bir topluluk, toplum ya da sosyal gruba aşırı entegrasyondan kaynaklanır; ki bu da özünü anlamlandıran şeyi bu grubun anlamında ya da amacında bulduğu anlamına gelir. öyleyse intihar, sadece boşluktan, amaçsızlık ve anlamsızlıktan ortaya çıkmaz; öznel olmayan ama içselleştirilebilen bir anlam uğruna da intihar edilebilir. kamikaze pilotları, intihar bombacıları, ya da daha yakın ve tanıdık bir örnek olarak atatürkün yaveri salih bozokun intiharları anlamsız olmayan, aksine bireyin kendisine (ya da kendisini ait hissettiği gruba) yüklediği anlamdan kaynaklanan intiharlardır.
alfaeksi alfaeksi
psikiyatri profesörü, logoterapinin kurucusu. nazi kampında yaşadıklarını anlattığı
insanın anlam arayışı adlı etkileyici bir kitaba sahiptir. logoterapi kuramını, kampta geliştirdiği tecrübelerle oluşturmuştur. logoterapi kısaca kişileri hayata bağlamak adına anlam bulmak amacını içerir. frankl, freud un tersine kişilerin haz peşinde değil anlam peşinde koştuklarını düşünüyordu. ve yine psikanalizin tersine önemli noktanın geçmiş değil gelecek olduğunu savundu.
insanın anlam arayışı çok etkileyici bir kitaptı. ama bu logoterapi olayı bana hep bir kandırmaca olarak görünmüştür.

yazarın bir diğer kitabı için (bkz: duyulmayan anlam çığlığı )
birbenvardırherkesdışarü birbenvardırherkesdışarü
varoluşçulukta çığır açmış ünlü psikiyatri profesörü. adam kendini o kadar mükemmel gerçekleştirebilmiş ki nazi kamplarında edilen her türlü işkencenin üstesinden psikolojik olarak neredeyse hiç hasar almadan gelebilmiştir. adama diliyle tuvalet yalatmışlar ya!
palaçor palaçor
'sigara yaşam kaynağı demekti. sigarayı hayati derecede önemli şeyler için değiş tokuş edebilirdiniz. biraz daha çorba tayın ayakkabı ya da sizi soğuktan koruyacak çorap... sigaralarını takas için saklamayıp içmeye başlayanların hayatlarından endişe etmeye başlardık. bir çoğu mücadeleyi daha fazla sürdüremezdi çünkü...'
marmalade marmalade
1920’lerde ”logoterapi” yani “anlam terapisi” adını verdiği psikoterapi modelini ortaya attı. frankl’a göre insan değerli amaçlar ve anlamlar peşinde koşan ve etkinliklerde bulunan bir varlıktı. logoterapi, gerçekten de ıstırabın kaynağında insanın hayatına anlam verememesi gerçeğinin yattığını ileri sürmektedir.
frankl, 2. dünya savaşında auschwitz toplama kampındaki esirlerdendi. savaşta hayatta kalabilen esirlerin, hayatlarında her şeye rağmen hala bir anlam bulabilen bireyler olduğu dikkatini çekti. savaşın bitiminden sonra “logoterapi” modelini geliştirdi.
frankl’ın görüşleri esasen dinsel niteliktedir ve her bireyin hayatında yaratıcı tarafından verilmiş bir anlam olduğunu ileri sürer. bu anlamı keşfetmek ve yerine getirmek ise kişiye kalmaktadır.
palaçor palaçor
'bir keresinde kabus gören ve sıkıntısı çok belirgin bir mahkumu uyandırmak üzereyken son anda farkettim ki hiç bir kabus buradan kötü olamaz...uyandırmadım... '
radiance radiance
corona günlerinde insanın anlam arayışı kitabını tekrar gözden geçirme ihtiyacı duyduğum avusturyalı merhum psikiyatrist. kurucusu olduğu logoterapi yaklaşımına pek hasta olmasam da "ölümcül ortamlarda sağ kalan, mücadeleye devam eden ve hayatına anlam kazandıran insanlığa" dair gözlemlerini mükemmel buluyorum.