vladimir nabokov

1 /
kurutulmus kelebek kurutulmus kelebek
pek bilinmesede kelebeklere hayran olan bir yazar. sadece koleksiyonlarını yapması değil iyi bir kelebek ressamı olduğuda bilinmekte. kitaplarında bile kelebeklere olan yoğun ilgisini görmek mümkün, satır aralarında kelebeklere dair sözler, ya da güzellikleri övdüğü cümlelerle karşılaşmamak şaşırtıcı olabilir. üstelik hiç bilinmeyen kelebek türleri bulmuş ve bunları isimlendirmiştir.
ekim devrimi esnasında ülkesinden ayrılırken, geride bıraktığı için en çok üzüntü duyduğu şeylerin başında kelebek koleksiyonunun ve kitap kolleksiyonunun olduğunu söylemişliği bulunmaktadır.

her ne kadar özellikle lolita kitabı ile hatırlanıyor olsada çok daha başarılı kitapları bulunmaktadır. özellikle, nabokov’un mavileri: bir edebiyat dâhisinin bilimsel odiseyası ve solgun ateş verilebilecek en iyi örneklerdir.
la vie en rose la vie en rose
orhan pamuk'un okumaktan derin zevk aldığı yazar. bir yerde nabokov'la ilgili olarak aşağı yukarı şöyle der pamuk:"hayatlarımız dünyanın kendi iç mantığı ile hemen hiç uymaz. bu acımasız gerçeği güzelliğin kendisi olarak farketmemizi sağlayan yazarlardan biri de nabokov'dur."
la vie en rose la vie en rose
karısı vera'ın isteği üzerine, lolita'dan gelen paralarla, isviçre'de leman gölü kıyısında bir otelde süit bir oda kiralarlar ve uzun süre bu otelde kalırlar.
setheleh setheleh
bu eşsiz yazarın bitiremediği ve ölümünden önce yakılmasını vasiyet ettiği romanı hala isviçre bankasında bir kasada saklanmaktadır.nabukov okuyucularına saygısından bu romanı kağıt üzerinde tam olarak bitiremediğinden onu okurlarıyla buluşturmayı kabullenememiştir.tek varisi konumundaki oğlu da son kararını geçtiğimiz günlerde verdi.sonunda babasının dediği gibi romanı yakmakta karar kıldı.bu da edebiyat çevrelerince tartışılan bir konu halini aldı.şahsen bunun doğru bir karar olduğunu düşünüyorum.çünkü nabukov gibi bir yazarın adını, zamanında kendisinin içine sinmemiş bir eserle gündeme getirmek onun antolojisine leke sürmek anlamına gelir .onun gibi bir yazarın dışarıdan erişilmemesi gereken bir edebiyat evreni vardır.

(bkz: the original of laura)
suzanne suzanne
lolita isimli kitabıyla zamanında kitlelerin tu-kakasını kazanan, tabuları yıkan rus fakat ingilizce kitap yazan adam. bir de lolita kavramı o zamanlar ne ifade ederken yarım asır sonrasında ne ifade ediyor ne kadar ilginç.
(bkz: dilin yozlaşması)
nyksss nyksss
"pencereyi kapatmak gerekiyordu.yağmur pervaza çarpıp parkeyle koltukların üstüne çarpıyordu.dev gümüş hayaletler canlı,hışırtılı sesler çıkartarak bahçede yaprakların arasında,portakal renkli kumların üstünde koşuşturuyorlardı.yağmur oluğu tıkırdıyor,boğulurcasına gürüldüyordu.sen bach çalıyordun" (bkz: bir gün batımının ayrıntıları)
1 /