watt

hayatberbat hayatberbat
kitabın sonunda samuel beckett'ın şu yazdıklarımda simgesel anlam arayanların da kıçı yansın hemoroid olsun manasına gelen birşey söylediği aşmış kitap..
keşşaf keşşaf
samuel beckett'ın ikinci dünya savaşı esnasında geçen romanı ama ilginçtir kitapta hiç savaştan bahsedilmez; kitabın sonunda yazdıklarımdan simgesel anlam çıkarmaya çalışanların boynu altında kalsın der beckett. ayrıca kitabın üç esas kahramanının soyadları (bay watt, bay hackett ve bay knott) çift t ile biter, kendi soyadı gibi...
minstrel minstrel
ten years after'ın 1970 senesinde çıkmış olan şahane ötesi albümü. şarkılar şöyledir:

1. "i'm coming on" - 3:48
2. "my baby left me" - 5:23
3. "think about the times" - 4:43
4. "i say yeah" - 5:17
5. "the band with no name" - 1:37
6. "gonna run" - 6:02
7. "she lies in the morning" - 7:24
8. "sweet little sixteen" (live) (chuck berry) - 4:09

ve devler kadrosu:

* alvin lee - guitar, vocals
* leo lyons - bass
* ric lee - drums
* chick churchill - organ
aklımınhastasıyım aklımınhastasıyım
'' bununla birlikte aramamanın, istememenin bir yararı yok,çümkü aramayı bıraktığınızda bulmaya başlamanız,istemekten vazgectiğinizde yaşamın tüm iğrenç nimetlerini siz kusuncaya kadar bağrınızdan aşağıya boşaltmaya koyulması , sonra kusmukları yine siz bu kusmukları kusuncaya kadar ve nihayet siz bu kusmuklardan hoşlanıncaya kadar ağzınızdan boca etmesi.''

beckett amcamızın nadide eserlerinden birinin de adıdır.. iyi kafa yapar hani, dur anlıcam ne diyo burası yeaa diye diye kitabı oku sen, sonra kitabın sonunda ne yazsa beğenirsin, yazdıklarımda simgesel anlam arayanların boynu altında kalsın, yok yeaa diyesin gelir, dumur olursun böyle, yine yaptın beckett yapacagını, kereta seni dersin, ve beckett la absürd içine girersin.
kayfesini höpürdeterek içen emmi kayfesini höpürdeterek içen emmi
ne zaman yakın çevremin yönelttiği nasılsın? sorusuna, eh işte kör topal gidiyorum, diye cevap veriyorsam,o siralar, ya beckett'in watt adlı romanını okuyorumdur, ya da gerçekten kör topal yürüyen bir adamın ruh hali içindeyimdir ve watt'ı okumak için aranıyorumdur.

kitabı elime aldığımda okuma önceliğini bulmakta zorlanmayacağım iki paragrafı alır genellikle ve beni zihinsel ve ruhsal olarak kör topal yürümenin kendine özgü dünyasına, dinamizmine, renklerine eğlenceli bir dille götürür. watt'laştırır beni.

"ay yükselmişti şimdi. çok yükselmemişti ama yükselmişti. tatsız bir bok sarısı rengindeydi. dolunay evresi çoktan geride kalmış ay, ufaldıkça ufalıyordu.

watt'ın, örneğin doğuya gitmek için kullandığı yöntem, göğsünü olabildiğince kuzeye doğru çevirmek, aynı zamanda da sağ bacağını olabildiğince güneye doğru atmak, sonra göğsünü olabildiğince güneye doğru çevirmek ve aynı zamanda sol bacağını olabildiğice kuzeye doğru atmak, sonra yeniden göğsünü olabildiğince kuzeye doğru çevirmek ve sağ bacağını olabildiğince güneye doğru atmak, sonra yeniden göğsünü olabildiğince güneye doğru çevirmek ve sol bacağını olabildiğince kuzeye doğru atmak ve bu biçimde ulaşmak istediği noktaya ulaşıp da oturana değin, bu devinileri üst üste defalarca yinelemekti. böylece kimi kez bir bacağı, kimi kez ötekisi üzerinde durarak düz bir çizgi halinde, dizginsizce ağır ağır ilerliyordu. (...)

samuel beckett, "watt", ayrıntı yayınları
bombacı kazım bombacı kazım
cihazın çektiği elektrik yani güç miktarıdır. "güç (watt)= akım (amper) x gerilim (volt)" yöntemiyle bulunur. cihaza gelen amper cihazın çektiğinden büyük olabilir bu sorun değildir ama volt büyük olamaz. elektrik faturası bir kw fiyatı * 1000 * watt * saat formülüyle bulunur.