when harry met sally

1 /
lizardking lizardking
mükemmel ötesi bir soundtrack a sahip *,içinde harika anektodlar barındıran,meg ryan ve bill crystal ın başrolünü paylaştığı,izlediğim en başarılı romantik komedi.erkek ve kadın gerçekten arkadaş olabilir mi sorusuna "kesinlikle hayır" cevabını gayet sert veren 7. sanat örneği.

(bkz: when harry met sally soundtrack)
anosias anosias
kadınlar ve erkekler, kızlarla arkadaş olmayı öğrenebilmek ve kadın erkek ilişkileri hakkında süper bir film. kahramanlarımız 70lerde chicago üniversitesi kampüsünde tanışırlar ve birlikte new yorka kadar bir araba yolculuğu yaparlar. bu sayede kadınlarla erkeklerin arkadaş olup olamayacağı, erkeklerin kadınlara bakış açıları gibi şeyleri konuşurlar. yıllar geçtikten sonra bu iki kahramınımız tekrar karşılaşır ve hikaye kaldığı yerden devam eder.
kanımca romantik komedi türünün en başarılı örneklerinden biridir. diğerlerinin çoğundan önce çekilmiş olması nedeniyle bu türün yol göstericilerinden biri olarak adlandırılabilir. film boyunca çok bomba diyaloglar yaşanmaktadır. film zaten sırf bu diyaloglar için izlenebilir.
kanımca meg ryanın döneme ait giydiği kıyafetleri güzel olmasa da, kendisinin en güzel çıktığı filmlerden biridir. erkek olsam aşık olabileceğim kadar güzellikte film boyı kah ağlar kah güler insanların dikkatini çeker. billy crystalda şimdikinden oldukça farklı halde görülebilir. meg ryanın can dostunu ise star warstan çok iyi tanıdığımız carrie fisher canlandırır.
atropos atropos
filmin sonunda billy crystal'ın oldukça içten dillendirdiği bir bölüm vardır ki sevdiğiniz kadın duyduğunda etkilenmemesi mümkün değildir:

"hava 20 dereceyken üşümeni seviyorum. bir sandviç sipariş etmek için 1 saat uğraşmanı seviyorum. deliymişim gibi bakarken kaşını kıvırmanı seviyorum. seninle beraberken, giysime parfümünün sinmesini seviyorum. gece yatmadan önce konuştuğum en son insan olmanı seviyorum. ve yalnız olduğum için veya yılbaşı akşamı olduğu için değil. çünkü hayatının kalanını birisiyle geçirmek istediğini fark edince, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istiyorsun."

gerçek bir sevgi daha iyi anlatılamazdı.
gooray gooray
uzun bir süredir arşivimde durmasına rağmen izlemek için en doğru anı beklediğim, çok büyük beklentilerimin olduğu film.
bluelıne bluelıne
romatik komedi türünde olmasına rağmen düşündüren replikler içeren bir filmdir.film boyunca özellikle başlarında billy cristal erkek-kadın ilişkilerine dair gerçekleri sert bir biçimde dillendirir.sonunda holywood klasiğinden kaçamaz ve gerçekte varolmayacak şekilde esas kıza herşeyden vazgeçip bağlılık sözleri sarfeder ama yine de mutsuz sonlara tahammül etmektense gerçekte olmayan duyguları yaşamak daha güzel gelir seyirciye.
sycrone one sycrone one
kesinlikle romantik film dalınının önde gelen örneklerinden birisidir. hatta kendisinden sonra çekilen filmlere yaptığı yol göstericilik, belki de klişeleri başlatmış olması bakımından da önemli bir film olma sıfatına erişmiştir bir şekilde.

müzikleri, çekimlerinin duruluğu, oyuncuların abartısız ve harika olması, kadın erkek ilişkisine getirdiği bakış açıları, diyalogları, belki de en güzel meg ryan'ın oynaması filmi basit bir romantik film olmaktan çıkartıp başka bir yere taşıyor. ardı ardına veya yıllar sonra çıkartıp izlendiğinde bile farklı tatlar sunuyor izleyicilerine.

ki sonunda da öyle bir tepe yaptırıp bitirmişler ki filmi, o klasik sevme nedenlerini açıkladığı sahne o kadar güzel bir etki yaratıyor ki, seneler sonra bile dizi ve filmlerde alıntılar yapmalarına şaşırmamak gerek.

ve son olarak müzikler, meg ryan ve billy crystal diyorum.

(bkz: it had to be you)
excalibur excalibur
1989 tarihli güzel bir romantik komedi. basında oldukça yer etmiş bir fake orgasm sahnesi ve hemen ardından gelen gençlerin diline pelesenk olmuş "i'll have what she's having" (e.g. `ne içtiysen ben de istiyorum) lafıyla ünlüdür.
dyer maker dyer maker
kim ne derse desin , hayatımda izlediğim en eğlenceli en güzel filmlerden biridir bu film.basit hikayesi , kurgusu , müzikleri , oyunculuk ve bir çok açıdan beni mest etmiştir.her ne kadar romantik komedi dediğimiz türün gerçek hayatla pek bir alakası olmadığını bilsek de her izlendiğinde insanı alıp götüren belirli aralıklarla mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir.ha bir de unutmadan meg ryan ın o estetiksiz hali müthişti.
paladinden kacan skirmish paladinden kacan skirmish
diyaloglar adına 'döktürmüşler abi' diyeceğiniz bir filmdir.
89 yapımı filmde oyuncuların giyim tarzı gerçekten ilginç gelebiliyor.
ancak seslendirme konusunda pek başarılı olamadığımızın altını çizmek istiyorum, eğer izlenilecekse altyazısıyla izlenmesi gereken bir film.
(bkz: meg ryan a aşık olmak)
çoğunlukla zararsız çoğunlukla zararsız
"bundan çok daha iyi romantik komedi filmleri izlemiştim"*** diyebilirdim ama 1989 yılına ait, yani romantik komedinin klişelerini belirleyen bir film olduğunu düşünüp vazgeçerdim muhtemelen.

filmi izlerken düşündüm de, iyi ki o yıllara ait pantolonlar geçmişte kalmış. ama saçlar güzelmiş gerçekten, en azından sally'ninkiler* öyle..

.........................spoiler..........................

'karamsarlık nedir?' diye soran olursa,

harry: yeni bir kitap alınca, önce daima son sayfasını okurum. eğer bitirmeden ölürsem sonunu bileyim diye. dostum, işte bu karamsarlıktır.

.........................spoiler..........................
zurefanınduskunu zurefanınduskunu
bu şaheser filme "it had to be you" dan daha fazla yakışacak bir parça daha yoktur. buna eminim. bir de "you say potato, i say patattah" şarkısı vardır ki süperdir. sözlerini de yazalım tam olsun bu süper sevimli parçanın.
you say either and i say either
you say neither i say neither
either either , neither neither
let's call the whole thing off
you say potato, i say patattah
you say tomato , i say creole tomata
oh, let's call the whole thing off
oh, if we call the whole thing off
then we must part and oh
if we ever part, that would break my heart
so, i say ursta you say oyster
i'm not gonna stop eatin' urstas just cause you say oyster,
oh, let's call the whole thing off
oh, i say pajamas , you say pajamas
sugar, what's the problem?
oh, for we know we need each other so
we'd better call the calling off off
so let's call it off, oh let's call it off
oh, let's call it off, baby let's call it off
sugar why don't we call it off,
i'm talking baby why call it off
call it off¡­
let's call the whole thing off
1 /