wilhelm weitling

barba azul barba azul
19. yüzyıl avrupa'sında yükselmekte olan marksist fikirlerin babalarından olan siyaset adamı.

''...kocaman bir ateş yakacağız
kağıt paralardan
tahvillerden
vasiyet namelerden
vergi dosyalarından
kira kontratlarından
ve borç senetlerinden
ve herkes kendi kimliğini içine atacak...''
runarer runarer
wilhelm weitling 5 ekim 1808'de bir alman aşçı kadın ile sefer halindeki bir fransız subayının oğlu olarak almanya'nın magdeburg kentinde doğdu. babası doğumundan kısa bir süre sonra rusya cephesinde öldü. genç yaşta kadın terziliği öğrenen wilhelm 18 yaşından itibaren kalfa oldu ve o zaman adet olduğu üzere gezici terziliğe başladı. sahte bir kimlik düzenleyerek askerlik yapmaktan kurtuldu; avrupa'nın belli başlı sanayi merkezlerini gezdi.

weitling bu seyahatleri sırasında yeni yeni kendini göstermeye başlayan işçilerin kapitalistlerle mücadelelerine tanık oldu ve bu mücadelede saf tuttu. 1834'te "paranın kaldırılması ve kolektif yaşam" hakkında yazdığı bir yazı ile yazarlık yapmaya da başladı; artık sadece cumhuriyetçi değil, komünistti. paris'te çoğunluğu kendisi gibi göçmen alman işçilerinden oluşan "horlananlar birliği" adlı örgüte girdi. blankizmin etkisi altındaki bu örgütte 1830'ların ortasında mülkiyet sorunu üzerine sert tartışmalar başladı ve bu tartışmalar örgütün proleter kanadının koparak "haklılar birliği"ni kurmasıyla sonuçlandı. bu tartışmalar sırasında sivrilen weitling'e yeni örgüt için bir manifesto yazma görevi verildi. onun kaleme aldığı "insanlık ne durumda ve nasıl olması gerekir?" başlıklı manifesto işçilerin içinden çıkan ve onlara hitabeden ilk komünist bildirge oldu. bu manifesto 2000 adet basıldı ve avrupa'nın belli başlı merkezlerinde dağıtıldı; merak ve ilgiyle okundu.

haklılar birliği'nin kurulmasına önderlik eden karl schapper ve heinrich bauer haklılar birliği'nin örgütçüleri idiyse, weitlink de örgütün ideologu ve propagandacısı oldu. sonradan marx weitling'i de kastederek "nasıl ki ingiliz proletaryası avrupa proletaryasının ekonomi politikçisi, fransız proletaryası da onun politikacısı olmuşsa, alman proletaryasının da onun teorisyeni olduğu söylenmelidir" dedi.

haklılar birliği, keskin bir devrimci ruh taşımakla birlikte, bir sınıf vurgusu içermeyen blanqui'nin çizgisinden adım adım uzaklaşarak, weitling'in ifade ettiği proleter vurgulu devrimci görüşlerin yörüngesine girdi. bu görüşlerin damgasını taşıyan etkili ajitasyon faaliyetleriyle hareketlenen ilk komünist işçi militanlarının eylemleri de, o zamana kadar aydınlar arasında ve varlıklı iyi yürekli burjuvalara hitaben formüle edilen sosyalist ütopyalarla ilgilenenlerden bazılarının yüzlerini bu tarafa çevirmelerini sağladı. marx da bunlar arasındaydı ve feuerbach'a yazdığı bir mektupta bu yönelişini şöyle izah etti:

"isviçre, londra ve paris'teki alman zanaatkarlarının teorik meziyetleri üzerinde durmayı da ihmal etmemem gerek. ne olursa olsun tarih uygar toplumun bu "barbarları" arasında insan soyunun kurtuluşunun pratik unsurunu hazırlıyor..." (feuerbach'a 11 ağustos 1844 tarihli mektup)

1842'de yayınlanan "uyum ve özgürlüğün güvenceleri" kitabı ile weitling'in görüşleri olgunluk düzeyine ulaşmıştı. bu kitap hakkında marx şunları söyledi:

"filozofları ve kalem efendileri dahil, alman burjuvazisi, siyasal özgürleşme ile ilgili olarak weitling'in "uyum ve özgürlüğün güvenceleri" gibi bir başyapıt sunabilirler mi? alman siyasi literatürünün can sıkıcı, süklüm püklüm sıradanlığı ile alman işçilerinin bu parlak ve benzersiz ilk yapıtı karşılaştırılacak olursa; proletaryanın bu devasa patikleri burjuvazinin yıpranmış siyasal pabuçlarının cüceliğiyle karşılaştırılacak olursa, gelecekte bu proleter "kül kedisi"nin bir pehlivanın gövdesine bürüneceği kehanetinde bulunmak yerinde olacaktır" (aktaran d. riazanov, "k.marx ve f.engels hayat ve eserlerine giriş", s. 67, belge y. istanbul, 1978)

ancak marx bu değerlendirmelerini, weitling'le tanışmadan önce yazdıklarına bakarak yapmıştı. 1846'da londra ve brüksel 'de birbirleriyle temasa geçtikten sonra, aralarında ki gerilim arttı.

weitling özellikle gelecek toplumun nasıl olacağı hakkında, adeta dini kitapların cennet tasvirini andıran ayrıntılı tasvirler yapmaktaydı. bu bakımdan o sıra pek çok örneği olan ütopyacı sosyalistlerden farkı yoktu; ama komünizme barışçı yoldan geçileceğine inanmayışı bakımından, çağdaşı olan diğer ütopyacılardan ayrılıyordu. weitling'e göre yeni toplum, ancak zor kullanılarak gerçekleştirilebilirdi ve bu ne kadar çabuk olursa o kadar iyiydi. "laf salatası yapmadan açıkca söylemek gerekir ki, bize lazım olan devrimdir" diyordu. ama ona göre, bilinçli ve kararlı bir profesyonel ekip tarafından gerçekleştirilecek bu devrim, daha çok blanqui'nin planlı tertibini andırıyordu. bazen gündelik hayatın ayrıntılarına kadar tasvir ettiği gelecek hakkındaki tasarıları da, sonuçta akıllı ve bilinçli bir yönetici topluluğun sevk ve idare edeceği bir düzene varmaktaydı.
kurbanım aman kurbanım aman
marx ile tanışmadan evvel, marx tarafından kendisine methiyeler düzülse de, tanıştıklarında araları limoni olmuştur. weitling, devrimin (devrin hırsız, yan kesici vs. tipleri) lümpen proletarya tarafından gerçekleştirileceğine inanıyordu. marx ise bu sınıfı tehlikeli olarak görüyordu...

yani weitling, yakarsa dünyayı lümpen proletarya yakar demiştir.

komünizmi hrıstiyanlık ile bezemiş, üzerine garip bir karışım yapmıştır. bu sebeple adiller birliği dönemi marx ile sürekli bir çatışma havasında olmuştur. bunun, ütopik sosyalistler ile (kendisi de bu gruba dahil edilir) olan düşünce benzerliğinden geldiğini söyleyebiliriz.
ütopik sosyalistler gibi düşünüyor ancak onların yaptığı gibi, düzen çerçevesinde işler katetmek yerine, devrim ile proletaryanın özgür olacağına inanıyordu.