william butler yeats

1 /
twinkle twinkle
kim bilir kaç kişi seni sevdi ?
kaç kişi güzelliğini sevdi?
belki gerçek aşkla, belki değil...

ama bir tek kişi senin ruhunu sevdi
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi

dizelerinin sahibi irlandalı şair.
ayrıca (bkz: yeats grave)
hexagram hexagram
irlandalı 20.yy şairi. nobel edebiyat ödülünü alanda ilk irlandalı. en sevdiğim dizesi de şudur;

"kim bilir kaç kişi seni sevdi
kaç kişi güzelliğini sevdi
belki gerçek aşkla, belki değil
ama bir tek kişi senin ruhunu sevdi
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi."
mabel mabel
"dönen ve dönen genişleyen dairede

şahin şahinciyi duyamaz

herşey dağılır, merkez tutamaz

yalnız anarşi salınır dünyanın üzerine,

kanla-kararmış akıntı serbest bırakılır, ve heryerde

suçsuzluğun töreni boğulur

en iyinin eksiktir inancı, en kötüsü

ateşli şiddetle doluyken


kesinlikle yakındadır bir açığa vuruluş

kesinlikle yakındadır ikinci geliş

ikinci geliş! daha bu sözcükler dışarıya çıkarken

ortaklaşa paylaşılan bilincin dünya kadar engin bir imajı

rahatsız ederken benim görüşümü: çölün kumlarında bir yerde

aslan vücutlu ve insan kafalı bir şekil,

boş ve acımasız güneş gibi bir bakış

kımıldatıyor yavaş kalçalarını, onun etrafındaki herşey

öfkeli çöl kuşlarının gölgelerini fırıl fırıl döndürürken

karanlık tekrar iner; fakat şimdi anlarım

yirmi yüzyılın taş uykusunun

sallanan bir beşik tarafından tedirgin edildiğini korkulu rüyaya,

ve hangi azgın hayvan, onun saati en sonunda dönüp başlangıç noktasına gelen,

betlehem'e doğru omuzlarını sarkıtarak yürür, doğmak için?"


(bkz: the second coming)
saki saki
irlandalı şair.. william butler yeats şiirlerinde içselliğe ve sembollere geniş yer verir.. modern bir tarzı vardır... sembolist ve sppiritualist bir şair denilebilir onun için.. mitolojiyi de barındırır şiirlerinde,sembolist öğeler bulundurur. (bkz: leda and the swan).. (bkz: rabindranath tagore) un batıda , ingilterede, tanınmasında büyük etkisi vardır... ayrıca tagore şiirlerinden bazılarını da ingilizceye çevirmiştir.. spritualist yapısını doğuya olan ilgisi ve togore a olan tecessüsününde etkisi vardır denebilir
saki saki
sailing to byzantium

that is no country for old men. the young
in one another's arms, birds in the trees
- those dying generations - at their song,
the salmon-falls, the mackerel-crowded seas,
fish, flesh, or fowl, commend all summer long
whatever is begotten, born, and dies.
caught in that sensual music all neglect
monuments of unageing intellect.

an aged man is but a paltry thing,
a tattered coat upon a stick, unless
soul clap its hands and sing, and louder sing
for every tatter in its mortal dress,
nor is there singing school but studying
monuments of its own magnificence;
and therefore i have sailed the seas and come
to the holy city of byzantium.

o sages standing in god's holy fire
as in the gold mosaic of a wall,
come from the holy fire, perne in a gyre,
and be the singing-masters of my soul.
consume my heart away; sick with desire
and fastened to a dying animal
it knows not what it is; and gather me
into the artifice of eternity.

once out of nature i shall never take
my bodily form from any natural thing,
but such a form as grecian goldsmiths make
of hammered gold and gold enamelling
to keep a drowsy emperor awake;
or set upon a golden bough to sing
to lords and ladies of byzantium
of what is past, or passing, or to come.
epitaph epitaph
had i the heavens' embroidered cloths,
enwrought with golden and silver light,
the blue and the dim and the dark cloths
of night and light and the half-light,
i would spread the cloths under your feet:
but i, being poor, have only my dreams;
i have spread my dreams under your feet;
tread softly, because you tread on my dreams..

w. b. yeats

(bkz: he wishes for the clothes of heaven)
saki saki
the second coming

turning and turning in the widening gyre
the falcon cannot hear the falconer;
things fall apart; the centre cannot hold;
mere anarchy is loosed upon the world,
the blood-dimmed tide is loosed, and everywhere
the ceremony of innocence is drowned;
the best lack all conviction, while the worst
are full of passionate intensity.

surely some revelation is at hand;
surely the second coming is at hand.
the second coming! hardly are those words out
when a vast image out of spiritus mundi
troubles my sight: a waste of desert sand;
a shape with lion body and the head of a man,
a gaze blank and pitiless as the sun,
is moving its slow thighs, while all about it
wind shadows of the indignant desert birds.
the darkness drops again but now i know
that twenty centuries of stony sleep
were vexed to nightmare by a rocking cradle,
and what rough beast, its hour come round at last,
slouches towards bethlehem to be born?
bru bru
böylece eflatun yılı
her yana yeni doğru ve yeni yanlış saçar
yerlerine eskiyi çeker burgacına
insanlar hep çengidir ya oyunda adımlar
bir gongun yabanıl gümbürtüsünü kollar.
"kule"
mabel mabel
'benim olsaydı göğün sırmalı kaftanları,

o kah altın kah gümüş ışıklarla dokunmuş,

o kah mavi kah açık kah koyu kaftanları,

güneşin ayın gecenin ipliğiyle dokunmuş

kaftanları sererdim ayaklarının altına.

bense züğürdün biri, varım rüyalarımdır.

rüyalarımı serdim ayaklarının altına,

usulca bas, bastığın zira rüyalarımdır.'


şiirin ismi he wishes for the cloths of heaven olup,

çeviri can yücel'e aittir.

ayrıca bu şiir equilibrium'da geçmektedir.
1 /