wrath

1 /
kejura kejura
lamb of god'ın 24 şubat 2009 itibariyle epic records etiketiyle çıkacak olan yeni albümün adıdır.

albümün tracklisti ise şu şekildedir.

1. the passing
2. in your words
3. set to fail
4. contractor
5. fake messiah
6. grace
7. broken hands
8. dead seeds
9. everything to nothing
10. choke sermon
11. reclamation
ceyyar kermit ceyyar kermit
lamb of god'ın gün itibariyle nete düşmüş albümü.

hastaydım üzerinize afiyet. baş ağrısı, boğaz ağrısı, çeşme gibi akan bir burun... sabah kalktım bir de ne göreyim. albüm nete düşmüş! hemen indirdim. dinlemeye başladım, ilaç gibi geldi şerefsizim!

the passing çok güzel bir intro olmuş. hemen ardından in your words bitkin bünyeyi çoşturuveriyor. set to fail ve contractor daha önce nete düştüğünden, onlar hakkında yorum yapmıyorum. ikisi de güzel ve albüm bütünlüğünü bozmayan şarkılar. hemen ardından fake messiah geliyor. kesinlikle albümün hitlerinden biri olmaya aday bir şarkı. ardından başlayan grace ise ilk başladığında "lan bu lamb of god mı?" dedirtiyor. gayet yumuşak bir melodi. sanırsın duygusal bir heavy metal şarkısının introsu. ama bu yanılgı 30 saniye kadar sürüyor. sonrasında giren riff ve ardından randy'nin vokali harika bir lamb of god şarkısının başladığının habercisi oluyor. dinlerken gene başta chris adler olmak üzere grup üyelerine tek, tek hayran oluyorsunuz. hemen ardından broken hands isimli şarkı randy'nin çığlığı ile başlıyor. önceki şarkılardan aldığınız gazı aynen devam ettiriyor. sonrasındaki şarkı dead seeds. yine albümün bütünlüğünü devam ettiren gaz bir parça. ardından başlayan everything to nothing ise bünyeyi koparıyor adeta. randy gene vokalde çoşuyor. ayrıca güzel de bir solo barındırıyor bu şarkı. 10 numaralı choke sermon ise en beğendiğim şarkılardan bir tanesi. yine gaz bir girişi, yine çoşan enstrumanlar ve vokal, yine harika bir soloya sahip şarkılardan. dinlerken yerinizde duramıyoruz. hasta halimle kendimi abuk subuk hareketler yaparken buldum pc başında.
albümün kapanış parçası ise reclamation. dalga sesleri ve ardından klasik gitar sesi duyunca birden "akdeniz akşamları mı çalacak lan" dediğim sırada chris adler ve randy bir lamb of god albümü dinlediğimi hatırlattı. albümün 07.05 süresi ile en uzun şarkısı. arada durgunlaşan, arada hareketlenen süper bir atmosferi olan kapanış parçası yapmışlar. albümün en iyi parçalarından biri olarak bunu da söyleyebilirim. şarkının sonu ise başı gibi. gene gitar ve dalga seslerinin karışımı ile sona eriyor.

albümü 3-4 kez dinledim sadece belki bu sebepten sağlıklı bir yorum da olmayacak ama gerçekten harika bir albüm. he ashes of the wake ve sacrament'ten iyi mi? kanımca değil. sırf bu yüzden ilerleyen günlerde "ilk 4 albüm süper, gerisi bok gibi yeaa"ci arkadaşlarımız lamb of god'a da el atacaklar ama hayırlısı. siklemeyiniz. albümün tadını çıkarınız. oh. şifa niyetine!

dipnot: bahsi geçen kardeşlerimiz karşıma çıkmasın, allah'ıma vururum!
togisama togisama
lamb of god'ın her albümü gibi hayvan bir albümdür vefakat bu adamların bu albümde hiçbir albümlerinde olmadığı kadar soundlarını ileri taşıdığını düşünüyorum. insanoğlu çiğ süt emmiş, bazı albümü 50 kere dinleyip öyle anlıyor kıymetini... bu albüm öyle değil. daha ilk dinleyişte vayamuagoduunadleri tepkisini verdirtiyor insana. randy blythe'ı ayın elemanı seçtim bir de. chris oğlum senin de elin kolun bi oynamasın otur götünün üstünde.
ceyyar kermit ceyyar kermit
albüm için ne dediler;

*"içine sevgi kattık"
-chris adler

*"albüm kaydının bittiği gece eşime sarıldım ve albümü baştan sona dinledik. sonrasından bahsetmeyeceğim."
-john campbell

*"mavi bir telaş içinde bitirdik albümü. çok zor oldu. ama bitti."
-willie adler

*"albüm çok bereketli geldi. sonunda saçımı uzatabildim."
-randy blythe

*"bu albüm beni sakinleştirdi. beni kutlamalısınız. sigarayı bıraktım."
-mark morton

*"ayakta alkışladım. gerçekten harika albüm olmuş. ayrıca bu yorumum için gruptan 25.000 dolar talep ediyorum."
-lars ulrich

*"geçen bi yandan antreman yapıyorum, bir yandan albümü dinliyorum. smaç basarken arka bahçedeki potayı kırdım."
-kobe bryant

*"ilk dinledim. gecenin bir yarısında kalktım, atkı-bere falan ördüm. ufkumu açan bir albüm."
-derya baykal

*"ölmeden önce mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm."
-rahmi koç

*"çokh yanıkh okhumuş randy khardeşim. saygı duyuyorum."
-ibrahim tatlıses

*"klasik olur"
-rıdvan dilmen

*"albümün çıktığını duyunca, at sırtında seviştiğim sevgilimi orada bırakıp, bilgisayar başına koştum."
-sergen yalçın

*"bak, bak, bak... görüyor musun? nası çalmış çocuklar. helal olsun"
-erman toroğlu

*"dinletelim uğur'cuğum"
-şansal büyüka

*"sıkıştırılmamış, saf insan sesi."
-alper

*"dinlediğimde çizgilerimi hissettim. içim titredi. ben chris oldum. chris ben. sanki kendim double-cross yapar gibiydi."
-ada

*"çiçek gibi bir albüm. dinlemek caizdir."
-zekeriya beyaz

*"sacrament, sacrament'tir, wrath, wrath'tir."
-süleyman demirel

*"paylaşmaktan gurur duydum. arşivimdeki en güzide albüm."
-muse ink

*"abi beni sik!"
-adını vermek istemeyen bir fan
retrospect retrospect
albümde bi the faded line yok ama kötü bir çalışma olmamış kesinlikle. defalarca dinlemiş biri olarak diyebilirim ki, tüyleri diken diken eden davulu ve riffleri koruyabilmiş lamb of god bu albümde. sabahın köründe derse giderken ayılmak için kullanılan playlistte üst sıralardan kendine yer bulacak bir albüm bana göre. sabah sersemliği ile dinlemenizi tavsiye ederim. tüm önyargılardan uzak temiz bir kafayla çok daha fazla keyif verir.
aziz magnolia aziz magnolia
lamb of god'ın, 2009 yılında gün ışığına çıkardığı albüm. harika !

diğer dinlediğim albümlerine göre, düz sert bir albüm değil, bazı şarkıların melodik yapılarıda var, ki bu da lamb of god'ın yeniliklere ve değişimlere açık olduğunu gösteriyor. melodik dediğime bakmayın, melodik kısımlar az, onun dışında yine sert, etkili ve fazlasıyla vurucu bir albüm.

albüm, enstrümantal bir şarkı olan the passing'le açılıyor. ardından gelen ın your words'da dinleyeni hemen albümün içine hapsediyor. hemen ardından set to fail, cantractor ve fake messiah geliyor. fake messiah, çok iyi bir şarkı.

derken grace çalıyor arkan fonda, her zamanki eşsiz gitarları ve davuluyla sağlam bir şarkı, ve ardından, benim için, wrath'ın the faded line'ı dediğim broken hands çalıyor. girişiyle, çıkışıyla, ve solosuyla harika bir şarkı. evet evet, solo da var bu şarkıda. bir dinledimi bir kez daha dinliyorsunuz zaten. ve ardından gelen dead seeds'te bu yap-bozu tamamlıyor. derken everything to nothing dinleyeni yerinden zıplatıyor, koşup duvarlara tekme atasınız geliyor. hele o gitarlar yok mu, adamı orgazma ulaştırır cinsten. adamlar bu işi iyi biliyor arkadaş, yıkacaklar her tarafı ! sonrasında choke sermon geliyor ama, asıl bombayı albümün en sonuna koymuşlar. yine melodilerle bezenmiş, denizden gelen dalga sesleriyle açılışı yapılan reclamation tek kelimeyle enfes. hani dedim ya, broken hands bu albümün the faded line'ıdır diye, işte bu şarkıda broken hands'in en büyük rakibidir.

demem o ki, bundan sonra çıkaracakları albümde eminim ki yine bu derece sağlam ve hayvani bir albüm olacaktır. biliyorum, bu adamlar yapacaklar bu işi.
1 /