xavier dolan

1 /
yuukicross yuukicross
2009 cannes film festivali dahil olmak üzere bir çok ödüle sahip kanadalı yönetmen-oyuncu-senarist. 24 eylül 2010 türkiye de vizyona girecek ilk filmi "annemi öldürdüm" ile ergenlik dönemindeki bir çocuğun annesiyle olan ilişkilerini anlatıyor.
xavier dolan i bu kadar ilginç yapan bu denli büyük ödülleri bu genç yaşında kazanmış olması.1989 doğumlu olan dolan, hepimizin geçirdiği o ergenlik günlerimize bizi götürüyor ve hangi dil, din, ya da ırktan olduğuzun önemli olmadığını sorunlarımızın ve hayallerimizin aslında hep aynı oldgunu bize söylüyor.
kaçırılmaması gereken bi film ...
peggy peggy
sol tarafta adını görünce kalbimin pır pır oluşuna sebebiyet verendir. bi aksenti ivanoviç mesaş atınca böyle oluyorum bi de bu yavrunun adını görünce işte. (bkz: yavru)
hahayt yalan tabii ki. adama sor bakalım kuru fasulye seviyor mu, yanına da soğan kırıyor mu. hiç.
ehm konunun dışına taştım. telafi adına faydalı bir bilgi vereyim. j ai tue ma mere ve les amours imaginaires'den sonra üçüncü filmi de çekim aşamasındaymış.
bu ismi daha çok duyacağız. bir sinema dehasının adım adım zirveye tırmanmasına tanıklık ediyoruz, şanslıyız. biraz ciddiyet. izleyin, izlettirin.
dream is destiny dream is destiny
sikimin dehası.

abartmayın mnakoyim. fransız filmlerinden bihaber kesimin ,neden olduğunu anlayamadığım bir biçimde, türkiye'de ünlü olan türkçesi annemi öldürdüm filmini göklere çıkarması sonucu böyle ünlü oldu bu adam.

bir de tipi nedeniyle bir de 89'lu oluşu falandır. yoksa öyle anlatıldığı gibi deha değildir. deha görmesek neyse lan.
istandalone istandalone
literatüre "gay haircut" sokan fransız genç yetenek. çketiği filmde abartılacak bir şey yok orası kesin ama diğer filmlerine merakla bakacağım. nette rastladığım bir röportajında röportajı yapan eleman filminin freudyen bir film olduğunu söyleyince bizim adam da fredu hakkında konuşacak altyapıya sahip olmadığını söyüyor , pek mütevazı
my only friend my only friend
benim fikrimi çalan herif.

binbir hevesle yazacağım senaryoyu anlatırken "bütün tabuları yıkacam ahelele" "cannesdan en az 3 ödül kıpss" derken yarimin "o film zaten çekildi" demesiyle kafaları sıyırmıştım. xavier neden bana ulaşmadın. o filme çok daha güzel detaylar ekleyebilirdik birlikte. güven bana çok daha güzel olucaktı. ah xavier, of xavier.
kerr kulik kerr kulik
xavier dolan, beğeniyle karşılanan i killed my mother ve heartbeats ile yükselen yeni yetenek olarak yerini sağlamlaştırdı. yeni filmi laurence anyways, iki yetişkin idealistin aralarındaki imkânsız aşkın hikâyesini konu alıyor. i̇ki yıllık ilişkilerinden sonra, laurence (büyüleyici melvil poupaud) kız arkadaşı fran’e (gösterişli enerjisiyle suzanne clément) kadın olmak istediğini söyler. fran, yaşadığı ani şoka rağmen bu yepyeni hayat yolculuğuna laurence’la birlikte çıkmaya karar verir.

slant magazine dergisi'nde dolan'la yapılan söyleşinin tamamı için; xavier dolan röportajı - avrupa sineması xavier dolan, beğeniyle karşılanan ı killed my mother ve heartbeats ile yükselen yeni yetenek olarak yerini sağlamlaştırdı. yeni filmi laurence any... avrupasinemasi
jouissance jouissance
bu hızla film çekmeye devam ederse kurgu açısından asla almadovar seviyesine çıkamayacağı gibi bir süre sonra kendi yaşamının tekrarlarından başka bir şey üretemeyecek hale gelebilir. filmleri çok renkli çünkü yaşamı renkli. sadece yaşamın perdeye aktarımının ise şöyle bir tehlikesi var ki, hikayelerle dolu gençlik yılları bittiğinde kameraya çekecek öyküler de bitme noktasına gelebilir. kıpır kıpır bir adam xavier dolan, sabırsız ve deyim yerindeyse içi dışı bir. oysa iç ve dış arasındaki mesafedir ki sinemanın sanat haline gelmesini sağlar.bar muhabbetlerinden, iki artı bir ilişkilerden, annelerle sorunlardan yola çıkıp film yapılabilir, izletir de kendini ama bir yere kadar. bir yerden sonrasına ise almadovar'ı, visconti'yi (gay oldukları için onları örnekledim) koyuyorum ben.
1 /