yağmurda kahve içip müzik dinleyerek camdan bakmak

1 /
actionless actionless
yağmurlu bir günde dışarıda üşüyüp ıslanıp eve geldikten sonra, suyu kaynatırken üstünü değiştirmek, o arada da dinleyeceğin içli müzikleri seçmek sırasıyla gerçekleşebilecek, insana huzur neymiş hatırlatan, elektrik de yoksa bize küçükken hasta olup okula gitmediğimiz zamanlardaki ev dinginliğini çağrıştıran bir ortam oluşmasını sağlayan durumdur. bu zamanlar, uzun zamandır kaybettiğinizi sandığınız içselliğinizle yendiden karşılaşmanıza neden olabilir...
srce srce
iki yanı apartmanla kapalı, arka cephede bir dairede oturan insanın yağmur yağarken yalnızca kahve içip müzik dinlemesi şeklinde gelişen durum.
her apartmanın arka cephesi vardır illa ki..
tenement funster tenement funster
yüksekliğin yeterli olup olmadığını düşünmek ve sonra kahve fincanını yağmurda durulayıp atlamak... ölmek... yağmurun acılarınızı mazgala sürüklemesi...
twinkle twinkle
eğer yağmur altında kahve içip bir yandan da başka birinin camından içeri bakıyorsanız hem ıslanırsınız, hem kahvenize su kaçar iğrenç olur üstüne bir de "ne bakıyon lan camımdan içeri!" diyen ev sahibi tarafından dayak yersiniz.
rasputin rasputin
hele bir de hava soğuksa, battaniyenin altında daha da bir tatlı olan eylemdir. opsiyonel olarak, yanınızda sevdiceğiniz varsa güzel olur, ama olmasa da olur. çünkü tek başınayken de tadı çıkartılan bir durumdur...
1 /