yağmurlu hava

1 /
photographer photographer
illettir, iç karartıcıdır, vıcık vıcıktır...

hele bir de sabah kalktığında, pencerenin önünde 2 metre uzamacasına gerinirken, etraf gıpgri karanlıksa için kararır. yağmurlu hava insanı değilsen (ki güneşli mis yaz yağmurlarını katmıyorum ben bu hesaba) tiksinirsin o "gün"den. hele derdin sıkıntın varsa iyice üstüne üstüne gelir onlar...

hani bulutlar isyan etmiştir içlerini döküyolardır, sen de isyan edersin ama içini bir türlü dökemezsin...

(lanet gri bulutlar... defolun lan evimin önünden ! )
papazeriği papazeriği
dışarıda yapılacak bir iş yoksa evde oturmayı eğlenceli hale getiren hava. pencere önüne geçip, elinde bir bardak çayla hayallere dalabilir, planlar yapabilir ya da bir parça huzur bulabilirsin. ancak bunun için en başta boş vaktin ve huzur bulabilecek şeylerin varlığı gereklidir hayatında.
arcturus arcturus
dışarıda gezmeyi, evde oturmayı daha bir keyifli hale getiren hava. şahsen güneşi sevmem, nefret ederim denilebilir. yağmurlu hava hepsinden güzel abicim. sanki doğada sizinle yas tutuyormuş, göz yaşlarınıza eşlik ediyormuş hissi verir. ha.. acınızı daha fazla hissetminizi sağlar o ayrı. ama olsun acıdan zevk almak isteyen adam canını acıtabildiği kadar acıtır zaten. iyiside budur zaten.. bir derdiniz tasanız yoksa '' anammm ne güzelde yağıyor deemiiii'' diye bakıp bakıp gülümseyebilirsiniz. evde yanınızda sevdicek varsa birer bardak sıcak çikolatada çok iyi gider bu havada.
anlatamıyorum anlatamıyorum
bu yağmur nerden geldi bir ben biliyorum.
okyanuslar ötesinde bir albatros ağlıyor şimdi. özlemi bulut olmuş buralara sürüklenmiş şehr-i istanbulun üzerinde yağmur olmuş damlıyor yüreğime yüreğime.
bu yağmur ağır geldi sen yokken.
istiklalde yürüyorum kıtalar arası telefonla yanımdasın. diyorum ki; yanımda olsaydın şimdi sevgili yağmurun altında istiklalde yürüseydik elele. kirpiklerinin altına saklansaydım.. burnumdan damlayan yağmuru öpseydin ısınsaydım...
bu yağmur gözlerini getirdi biliyorum.
geldi ya gözlerinin elası her damlayla, şimdi güneş açıcak ve ardından ebemkuşağı.. bir dilek tutup geçeceğim altından 7 rengin. dileğim kabul olursa eğer; yağmur dinmeden yanındayım sevgilim.
perhaps perhaps
i̇stanbulda hayatı berbatlaştırır , insanı karamsarlaştırır hele bir de gözlükleriniz varsa ve gözlüksüz rahat göremiyorsanız yandınız görebiliyorken bile her tarafınız çamur olursa göremiyorsanız halinizi düşünün
medusa medusa
kesinlikle mükemmeldir.yağmur sesiyle uyanırsınız,camı açarsınız toprak kokusu gelir..hava sarımsı bi karanlıktır.kasvetli gibi görünse de huzurun somut halidir adeta.sonbaharda çıplak kalmış ağaçlar,biraz yağmur,ve gri.kesinlikle bunların toplamı doom metal'i çağrıştırır.o havada açarsın müziğini,alırsın battaniyeni,çayını/kahveni/şarabını içip dışarsını izlersin.

hava karardığındaysa mumlar yakılır.işte o an nefes aldığınızı anlarsınız.aynı anda ölmek üzere olduğunuzu da ..
you don t goff me you don t goff me
şehirde yaşayanlar için berbat fakat daha küçük bir kasaba, ilçede yaşayan özellikle ege ve akdenizde yaşayanlar için toprak kokusudur. camdan manzarayı izlemektir. güzeldir.
buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık
yağmurlu havasıcak bir yatak,bir bardak çay hayatın en büyük armağanıdır bana.genelde hiç kimse sevmez yağmurlu havayı çünkü onlar bilmiyolar ki yağmur bile ne kadar keyif verebilir insana evet trafiği mahvedişini inkar edemem ama evdeysen yağmurun tadını çıkaraksın.içine çekceksin toprağı pencereni açcaksın o hava ciğerlerine dolsun diye yok ben yapamam dersen gir yatağa otur bir bardak sıcak çay en çok sevdiğin şarkı fonda bırak kendini hayatın tadını çıkar.bir an için insana herşeyi unuturuyor sonra devam edersin hayatına neşeyle, huzurla...!
srkny srkny
ağlamak isteyen bazı erkekler için uygun olan koşuldur.
bu havada böyle bi erkek, şemsiye almadan, yagmurluk dahi giymeden dışarı çıkar, nispeten sakin olan bir güzergah belirler kendisine.
gerisi kendiliğinden gelir. ağır ağır atılan adımlar ve ağır ağır süzülen göz yaşları.
1 /