yalan söylemek

1 /
dawsan dawsan
dersler nasıl diye soran her insana*** bu dönem gözetimdeydim ona rağmen iki dersten kaldım, okul uzar bu gidişle bayaa deyip nasihat bombardımanına tutulmak istememek iyi iyi demek
endoplazmik retikulum endoplazmik retikulum
iyi de olabilir...

birinin en sevdiği insana söylediği ilk yalan:

- bir şey soracağım, ama söz ver doğru cevap vereceğine.
- ne zaman yalan söyledim ki...
- hiç ağladın mı ben gittikten sonra?
- hayır, ağlamadım. ne var ki ağlayacak...
......

ağladım, ağlamaktan yiyemedim, içemedim, konuşamadım, uyuyamadım, aldığım nefesten tat alamadım... sen gittin ben hep ağladım; çünkü... çünküsü yok... ben sadece ağlayabilirdim ondan da eksik kalmadım...
ali kamber ali kamber
laf tanrısının, müteşebbislerine söyleyeceği şeyi unutturarak önüne geçmeye çalıştığı eylemdir. bu yüzdendir ki "bir şey diyecektim unuttum" diyenlere "demek ki yalan söyleyecekmişsin" demek âdettendir. âdet olmayan ise mesajlaşma programında karşı tarafa ulaşmayan mesaja karşılık "demek ki yalan söyleyecekmişsin" demektir.
maia maia
resmen zorunluluk. "msn'den yazdın açmadım, gtalktan cevap vermedim, gün içinde 50.000 kere aradın ama açmadım di mi? saat 20.00'den sonra da iş almıyorum kardeşim. çalışmak istemiyorum, hastayım aldığım ilaçlar feci uykumu getiriyor dahası canım istemiyor çeviri yapmak arggh." diyemeyeceğiniz bir arkadaşınıza "kusura bakma duymamışım." ya da "aaa tel başka yerde kalmış." tarzı bir yalan söylemek zorunda kalmak. o değil boşu boşuna günaha gireceğim. oef.
fittirifiti fittirifiti
sanat abicim bu. çok ciddi söylüyorum harbiden sanat yahu. ömrü yarıladık ama yoldan geçen sıradan bir hatun kadar beceremiyoruz şu işi. gıpta ediyorum ve ibretle seyrediyorum. nedir sırrı bu olayın çözmüş değilim. yakalayamıyorsunda elemanları gerçi yakalarsan çıkıyor bu olay yalan olmaktan ya neyse. mesela diyelim iki sevgili arasındaki muhabbet:

e- hayatım aradım ulaşamadım sana nerdeydin?
k- teyzeme gittim hani söylemiştim ya.
e- biliyorum söylediğini ama ben teyzene gittim yoktun orda.
k- hangi teyzeme gittin sen?
e- x teyzene gittim sordum yok dedi.
k- ben o teyzeme gitmedim ki hayatım ya.
e- ama ben y teyzene de gittim ordada yoktun.
k- çünkü ben o teyzeme gitmedim.
e- nereye gittin kızım sen.
k- ya sen tanımazsın bizim aile dostumuz var aile arasında ona teyze deriz ona gittim ben.
e- iyi bari.

teyzeler bitmez hocam. sanatı icra etmek önemli.

(bkz: bu iş bizi aşar)
noscho noscho
bu eylemde profesyonelleşmek, ustalaşmak isteyenlere mottomuz büyük abimiz, usta yalancımız george costanza'dan geliyor;

"jerry*, just remember, it's not a lie; if you believe it."

bu mottoyu uygulayıp evde kendi kendinize mükemmel bir yalancı olabilirsiniz. ben denedim, işe yaradı.
uc satir ustune kapkara haykiran punto uc satir ustune kapkara haykiran punto
eski sevgilinize söylüyorsanız iyi bir şeydir.

ilişki bitmiştir, her ne kadar aptalca bittiyse bile biraz insanlık varsa içinizde hissedebileceğiniz kadar, ille de iyi olacağım ben diyorsanız yapıyorsunuz bunu canlar. istemeden oluyor galiba biraz. o benim ağzıma sıçtı, ben de onun ağzına sıçmalıyım diyorsunuz ama, ı ıh, kolay değil, onun kadar sıçamıyorsunuz. insansınız işte, işin içinde yalan geçse de, araç olarak kullansanız da yalanı iyiliğinizden taviz veremiyorsunuz.

ilişki öylesine yarrak bir bir şekilde bitmiştir ki nefret edersiniz ondan, sonrasında telefonda konuşurken içinizden “ ağzına sıçıyım senin” bile dersiniz, ama içinizde kalır o, o içinizde patlayan şeylerin yanında sırıta sırıta durur.

eski zaman kişisi mallıklarını sürdürürse, ayrılıktan 1 ay sonra telefonla arayıp yaptığı yavşaklıkları değil de beslediği güzel duyguları sayıyorsa size telefonda, yanına da iki komedi unsuru ekliyorsa, siz 555 kez arkadaş kalmak istemiyorum dediyseniz, buna rağmen o hala inat ediyorsa artık girersiniz yalan olayına. “la bi’ çık git seni istemiyorum işte hiçbir şekilde”, “la mallaşmasana ne diye arıyon daha”, ya da “kızım geç bu ayakları siktir git kimle n’apıyosan yap” demek geçer içinizden, diyemezsiniz. hani siz tutturdunuz ya her bir boka rağmen ben kibar insan olarak kalacağım, centilmen takılacağım diye? işte sınırlıdır diyecekleriniz sizin. burada sınırlandırma unsuru yalan oluyor işte.

“senin çektiğin mesajlara cevap yazasım gelmiyor artık, mesaj çekmesene daha ne bok yiyosun” diyemiyorsunuz da “bundan sonra mesajlarına cevap yazmazsam şaşırma diyorsunuz”, ya da ufak bir adım daha ileri giderek “lütfen bana bir daha mesaj çekme” diyorsunuz. iki kibar lafı cümlelerinizde kullanmayı eksik etmiyorsunuz, içinizden geçen kaba kelimeleri kullanmıyorsunuz nefreti dışa yansıtmamak için, “ulan karşıdaki sonuçta bir bayan kişisi” diyerekten içinizdeki bol küfürlü haykırışı durduruyorsunuz. hatta o bir şeyleri tahmin edip “ benden nefret ediyorsun artık di’ mi?” diye sorunca, “olur mu öyle şey yau nerden çıkarıyorsun” diyorsunuz. ulan bal gibi nefret ediyorum senden işte. mesaj çekiyorsun, arıyorsun, başkalarına soruyorsun, istemediğim, kibarca istemediğimi belirttiğim şeyler bunlar. anlayamadın mı hala? bu kadar salak mısın? yok değilsin işte anladın olayı misler gibi, daha ne bok yemeye arayıp soruyorsun? siktirip gitsene? ama işte kibar olma çabalarındaysanız tutuyorsunuz kendinizi. eski bayan kişisine o ana kadar zerre kötü laf kullanmadıysanız bundan sonra da kullanmayım diyorsunuz.

bu yalanın rengini tam bilmiyorum, ama pembeyle beyazın tam ortası gibi sanki.
nisanart nisanart
ne için söylediğindir önemli olan. mesela ne için dürüst olduğun gibi..
eğer bir şeyi iyi ve kötü diye illaki yaftalayacaksak eyleme değil nedene bakmak daha doğru sanki.
doğru ve yanlışı derinliği olmadan yüzeysel şekliyle öğretip geçtiği için saygıdeğer büyüklerimiz aferini kapak için doğrucu davut kesilenle dürüst vatandaş aynı kefede ikamet eder.

vicdanı rahat bırakmayıp ben yaptım diyen öğrenciyle; işaret parmağını gözüne sokarcasına öğretmenim o yaptı şeklindeki ispiyonlama eylemine de aynı ödül ya da tepkiyi vererek pekiştirirsen adam seksen yaşına da gelse itaat ceza eğilimini dürüstlük sanarak ölür gider.

yalan söylenmemelidir.doğru söylenmelidir "ama" her doğru da söylenmemelidir.
1 /