yalancı yarim

1 /
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
1973 yılında ertem eğilmez tarafından çevrilen mükemmel türk filmidir.aynı zamanda bu ekip bir sene sonra çevrilen mavi boncuk filmininde iskeletini oluşturmuştur.

emel sayın:alev
tarık akan:ferit
münir özkul:derviş
hulusi kentmen:derviş başak
metin akpınar:ferit'in dayısı mahmut
kemal sunal:ferit'in mükemmel fikirler bulan arkadaşı
zeki alasya:pazarda satıcı
halit akçatepe:kekeme çaycı
ünal gürel:zeki alasya ile kavga eden şişman adam
mürüvvet sim:pazarda baharat satıcısı
turgut boralı:mahalle sakini
necdet yakın:nimet isimli karısından korkan kılıbık mahalle sakini

ertem eğilmez'in her filmi gibi mükemmel bir başka filmidir.özellikle yan rolde oynayan kemal sunal ufak bir rol alsada gene bu filmede ağırlığını koymuştur.tarık akan dayısının uçarı hayat yaşadığı kızlardan birini görmesi üzerine gördüğü kızın sarışın mavi gözlü ve çok zengin bir işadamı olan derviş başağın kızı olduğunu söyler.bütün herşeyde bundan sonra başlar.
sycrone one sycrone one
dizideki esas kızımız naz hanımın okul sahneleri yıldız teknik üniversitesi yıldız kampüsünde çekilmekteymiş.sürekli alt çıkış kapısında iibf binası önünde gözükmekte dizide.halen karşılaşmamış olsakta, birgün gelecek "merve seviiiiiiiiii" diye bağırarak saldıracağımdır kendisine,olması an meselesidir.
acaba acaba
star tv nin bir dizisi olup baş roldeki elemanın sürekli şarkılar söylemesiyle acaba konser mi? izliyorum dediğim anlamsız dizilerimizdendir. ayrıca sadece merve sevi için izlenebilir.
denieker denieker
iyi bi dizi.niye ? çünkü:
1) yeşilçam havası veriyo ( şöför,zengin kız hesabı )
2) yan oyuncular kalitelidir ve çoğunlukla eğitimli ve tecrübeli kişilerdir.
3) bi de en önemlisi, oynayan genç bayan oyuncular affedersiniz ama direkt taştır.
sycrone one sycrone one
pek iddialı bir yapım olmasa da, farklı yapısıyla kesinlikle diğer dizilerin arasında sıyrılmayı becerebilmekte olan bir dizi.

öyle ki; son birkaç senedir ağalı, mafyalı, emmeli, gömmeli, yalamalı dizilerden fenalık gelen bünyeye ilaç gibi gelmiştir bu dizi. konu basit, diyaloglar basit. ama insanı çeken bir şeyler var. en başta abzürd diyaloglarla komedi unsuru çok güzel yansıtılıyor. konu güzel bağlanıyor, dallanıp budaklanmıyor. konu basit; şoför küçük hanıma aşık, küçük hanım şoföre, zampara bir baba var ve onu zaptetmeye çalışan bir anne... diğer tarafta yan konu olarak bir iki aşk daha. yormuyor insanı. türk filmleri gibi işte, insanların istedikleri de bu belkide. hani biskrem dolgulu çubuk reklamında türk filmi sesinde duyuluyor ya "oğlum oğlum canım oğlum" sözleri, heh işte bu dizide her an duyabilmeye hazır bünyeler. konu da müsait zaten. neyse...

bir de oyuncu yönü var tabii ki işin içinde, o 62 yaşındaki bülent kayabaş öyle bir iş çıkarıyor ki bu basit dizide, insan saygı duyuyor. neredeyse o yan rolüyle diziyi izlettirecek düzeyde işler çıkarıyor. onun yanında ayşe kökçü, ünal gümüş, nilgün belgün, tanju tuncel de katılınca leziz bir şey geliyor önümüze. tabii ki barış akarsu ve merve sevi'yi de es geçmemek lazım. gerektiği gibi oynuyorlar rollerini.

dizi ilk başladığımda beğenmeme karşın "umarım 13 bölüm sonunda bitirmezler" demiştim. çünkü o "ağalı" dizilerin arasında kaybolmasından korkmuştum. beni yanılttılar. 30 bölüm olmuş şu ana kadar. nice 30 bölümler olur inşallah.

yazarın kişisel notu: merve sevi kilo versin.
bikbik bikbik
eski türk filmlerinden kulaklarımızın aşina olduğu, türk sineması klasikleri albümünde nalan tarafından tekrar seslendirilmiş bir şarkı...

sözleri de şu şekildedir efendim:

bir şirin, bir leyla, bir aslı gibi
gençliğin tadını alamıyorum
bir berduş, bir sarhoş, bir ayyaş gibi
içtiğim kadehi sayamıyorum

yalancı, yalancı, yalancı yarim
sevmiş bulundum seni,
sevmez olaydım...

üzülüp ağlama gönül haline
bir ateş yetişir dünya malına
güvenme sevgilim güzelliğine
intizarım tutar kıyamıyorum

yalancı, yalancı, yalancı yarim
sevmiş bulundum seni,
sevmez olaydım..
etranger etranger
star tv yönetimi tarafından 6. veya 7. kez yayin tarihi ve saati değiştirilen ve 49. bölüm itibarı ile bitirileceği açıklanan dizi.
sycrone one sycrone one
geçen haftaki bölümüyle naz'ın sonunda tarık'ın aslen kim olduğunu öğrendiği dizi. 49. bölümde bitecek olması kötü olmuş, bu akşam ki bölüm dahil 2 bölüm kalmıştır buna göre.

ne kadar konuları biraz tekrar etse de, yayında kaldığı dönemde zevkle izlediğim bir dizi olmuştur. benzer daha çok proje yapılması dileğiyle.
wildboy wildboy
barış akarsu'nun da kaza yapmasıyla lanetli olduğuna inandığım dizidir, zira ayşe kökçü de çok tehlikeli bir kaza yapmıştır ama çok ucuz kurtulmuştur.

edit: ayşe kökçü'nün star tv muhabirine söylediğine göre bu dördüncü kazaymış, daha önce yapımcı ve yönetmen de kaza atlatmışlar, hakkaten lanetli mi lan bu dizi yoksa?
1 /