yalçın doğan

deoignoto deoignoto
1998 yılında haince öldürülen banker.çoğu bankere göre namuslu yaşamıştı ve tüm bankerlerin tek kurbanı olup 25 yıl verilmişti kendisine tabi 8 yıl yattı ama tek ceza çeken banker de o idi.bir çok kazık yedi hakedene kazık da attı ama halkı asla kandırmak istemedi.(bkz: allah rahmet eylesin)17 şubat da doğmuştu bir de.
kaltwinter kaltwinter
bugün hürriyet avrupa ekinde yazdığı köşe yazısıyla beni benden almış, sıkıcı pazartesi sendromunu gevrek bir kahkaka ile atmama vesile olmuştur kendileri.

hurriyet avrupa bu deyimlerin hepsini bir arada kullanmak mümkün, hepsi geçerli. bunların hepsi tek bir rotayı gösteriyor: alman sosyal demokrat partisi, spd'yi. a... hurriyet

alman sosyal demokrat parti'sinin (spd), alman solundaki bölünme nedeniyle oy kaybettiğini söylemiş özetle. yani die linke (sol parti)'ye bağlamış spd'nin seçim yenilgisini.

hani kırk yıllık gazeteci olmasa, alman ekolünden gelmese, vs. vs. sorulacak sorular değil fakat sorup, yazarlık görevimizi ifa edelim biz..

spd'den niçin bir yığın insan ayrıldı sizce? ve bu insanların ayrılma gerekçeleri nelerdi? sanırım o dönemde uzunca bir tatile girmiştiniz..

spd'nin son 11 yılda niçin 300 binden fazla üye kaybettiğini sordunuz mu mesela kendinize?

11 yıldır koasliyonlarla iktidarda olan spd'nin icraatlarının ne yönde olduğunu ve parti tabanının partinin sağa kayışı nedeniyle nasıl kaynadığını fark edemediniz mi?

mümkünse yazı yazmayın..

anılarınızı yazma vaktidir.
paleface paleface
sanırım itü sözlük okuyucusu.

recep tayyip erdoğan'ın 58. maddeye atıfta bulunmasıyla alakalı bugün yani 28 mayıs 2013'te şöyle bir yazı yazmış;

http://www.hurriyet.com/yazarlar.23380084.asp

istatistiklerde geçen haftanın beğenilenlerinde olan -belki de her pazartesi istatistiklere göz atıyor da olabilir bak- recep tayyip erdoğan'ın 58. maddeye atıfta bulunduğu gün yani 24 mayıs 2013'te şöyle bir yazı yazmıştım;

(bkz: recep tayyip erdoğan/#10625419)

daha evvel hemen hemen benzer bir durumu ahmet hakan coşkun'un bir yazısında da görmüştüm ahmet hakan'ın kendisini daha kolay ele verdiğini belirtmem lazım tabi.

(bkz: ahmet hakan coşkun/#9779038)

allah var, yalçın doğan sanki sadece ilham almış gibi ama vurgu noktası konusunda çatlağı vermiş...

bence hürriyet beni yazar kadrosuna katsın, olsun bitsin bu iş...
the barz the barz
bugünkü yazısında "süleyman şah türbesi'nde türk bayrağı indirildi" haberleri ile "rumlar atatürk'ün selanik'teki evine bomba attı." haberleri arasındaki paralelliğe dikkat çekmiş!

6 eylül 1955'te bu haber çıkmadan önce ülkenin durumuna da değinmiş yalçın doğan!
--- alıntı ----
enflasyon yükseliyor, iktidardaki demokrat parti muhalefeti susturmaya çalışıyor, başta toplantı ve gösteri yürüyüşleri olmak üzere, temel hak ve özgürlükleri kısıtlıyor. baskı artıyor, liberaller dp'den desteği çekiyor, iktidarın çaresiz kaldığı ortamda iktidar yanlısı bir gazetede çıkan haber türkiye'nin başından aşağı kaynar sular dökülmesi gibi: "rumlar atatürk'ün selanik'teki evine bomba attı."
--- alıntı ----
yalçın doğan - selanik'te ev, halep'te türbe 26 mart 2014 enflasyon yükseliyor, iktidardaki demokrat parti muhalefeti susturmaya çalışıyor, başta toplantı ve gösteri yürüyüşleri olmak üzere, t... hurriyet

her fırsatta kendisini menderes ile özdeşleştirenlerin komplosunun bile paralel olması tesadüf mü?
drsculptr drsculptr
aynı adlı doktor. sağlıkta şiddet konusundaimizin yağlarını eriten bir yazı yazmıştır.

buyurun:

hekime şiddet..

durmuyor bir türlü; öldürülüyoruz, bıçaklanıyoruz, jiletle boğazımız kesiliyor, küfür yiyoruz, hiç bi şey olmasa en kibarından "allah cezanı versin" diyor isteği yerine getirilmeyen hasta..

cezalar caydırıcı değil, cehalet aldı başını gidiyor..
bu halk eskiden de cahildi ama cehalet hiç bu dönem ki kadar prim yapmamıştı.. halktan biri olmakla halk dalkavukluğu karıştırıldı..

ekonomik sorunla boğuşan, hiç bir yerde adam yerine konmayan en alt seviyede ki kişi bu toplumun bir parçası olduğunu hissetmeli, hissettirmeliydi, onun da egosu vardı ama parası yoktu.. bunun için iki yer vardı caka satabileceği; biri sağlık kurumları diğeri camiler (biri bedava diğeri bedavaya yakın).. öyle ya bankada höyküremezsiniz paranız yok, vergi dairesi ile işiniz yok (zaten vergi mergi hak getire), tapulu bişeyiniz varsa her gün al sat yapmadığınız icin oraya da gitmiyonuz..
camide efelenilmeyecegine göre geriye tek yer kalıyor..
beyaz önlüklü biri size nasıl zarar verebilir ki zaten.. bi taraftan bakanlık diğer yanda mobbing, çalışma koşulları, gelecek kaygısı onunda belini bükmüş..

hah işte sizin için gün doğdu..
sizin de "heytt" diyerek itibarınızı kanıtlamaya hakkınız var de mi?
yılda 130 milyon kişi acilleri bu yüzden dolduruyonuz işte, hasta filan olduğunuzdan değil ha..
"yaw ben de yaşıyorum, bu toplumun bir parçasıyım egom okşansın diye geldim, bana hörmet gösteriniz göstermezseniz zorla göstertirim başka hiç bir yerde yapamıyorum bunu" demek için.. aslında ağlanacak haldesin de bakma işte..

iyi de güzel kardeşim senin bu duruma düşmenin, ekonomik sıkıntılarının, egitimsizliginin, adam yerine konmamanın sebebi ben degilim ki.. inan senden farkım yok, sana anlatıldığı gibi maaşlar filan da almıyorum..
bak böyle yaptığınız için pek çok hekim elini taşın altına koymuyor artık.. bıktı, yıldı. sen olamadın ama o hekim olduğuna bin pişman.. elinden başka bir iş gelmediği için yapıyor çoğu..

biliyorum siz her meslek konusunda ustasınız.. bizden daha çok ilaç bilir, her serumu tanır, her hastalığı teşhis edersiniz.. bazen eziliyorum bu engin bilginiz karşısında..
hele "ama hocam antibiyotiksiz gecmiyo bu meret" deyiverince siz; beni okutan tüm hocalara lanet yagdiriyorum bu derin bilgiyi bizden niye sakladılar diye.

son söz: şiddetten vazgeçmezseniz sizi tedavi edecek hekim bulamayacaksınız yakında..
belkide istediğiniz budur kim bilir.. hastane kapıları sonuna kadar açılır konu komşu gelip dolaptan afili serumlar seçer birbirinize takarsınız. eczaneden dilediginiz ilacı alır, birbirinize rapor bile yazarsınız..

ohh be hekimsiz dünya ne güzelmiş..

dr. yalçın doğan