yamuk bakmak

pennywise pennywise
küçüklüğümden beri annemin gözüne batan, benimse özellikle televizyon izlerken farkında olmadan yaptığım ancak itiraf etmek gerekir ki seyrin öyle daha bi zevkli olduğunu fark ettiğim eylem. bu yüzden sanırım, sağ ve sol gözümün miyopluk dereceleri birbirinden farklı.
avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
popüler kültürden jacques lacan'a giriş alt başlığıyla yayınlanmış olan slavoj zizek kitabı. hem lacan'ın kuramına , hem de lacanyen açıdan sinema, edebiyat çözümlemelerine göz atmak açısından hayli verimli kitap. metis yayınları tarafından basılmıştır.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
zizek bu güzel eserinde bizlere, çağımızın, kimine göre en büyük sorunu iken kiminin umursamadığı ''anlam'' olgusunun her alanda yitimini anlatmaktadır. yamuk bakmak bir noktada ilk anladığımız şeyi anlamamak, ilk gördüğümüzü değil ardını görmek gibi yorumlansa da aslında anlam yitiminin ta kendisidir yamuk bakmak.

bu felsefi yorumdan hareketle görüşünü, lacan psikanalizine bağlayan zizek, bakışın daha önceden var olduğunu ve 'ben' olgusu tek bir noktadan görebilirken, varoluş ile 'bana' her taraftan bakıldığını düşünmektedir lacan gibi. bu yüzden yamuk bakmayı anamorfoz terimi ile açıklar zizek.

bu ontolojik bir kavram (yamuk bakmak) ile hem sinema hakkında, hem ideoloji hakkında, hem psikoloji hakkında, hem felsefe ve edebiyat alanında bir çok şeye değinerek farklı şekiller anlatmaktadır bize yamuk bakmayı.

belki resmi bozan bir açıda durduğumuz için resim bozuk görünüyor, belki de gördüğümüzde yeni bir şey bulma güdümüz vardır. bu tamamen bakış açısı...

lacan'ın dediği gibi her şey; ''şeylerle olan ilişkimizin görme yoluyla oluşan ve temsillere ait figürlerle düzenlendiği haliyle, bu ilişkide bir şey bir evreden ötekine kayar, geçer, aktarılır ve hep bir dereceye kadar elden kaçırılır. bakış dediğimiz şey budur.''