yaprak dökümü

1 /
ksanikse ksanikse
savaşlar ve ölümlerle acıya,kaosa,kana bulanmış sözcük grubu...gidiyorlar...birer birer,bir elveda bile diyememenin ağırlığı içinde.renkli rüyalar yerine karanlık ölümler görüyor çocuklar...ölümün kucağına bulutmuşçasına atlıyorlar...ortadoğu kaynıyor,yapraklar dökülüyor birer birer...son sonbaharlara bile erişemeden,yalnız gidiyorlar ve yalnız bırakıyorlar...

duygu asena'sı ve niceleri de yitip gidiyorlar yüreklerine hapsettikleri haklı savaşların gözyaşlarıyla...yapraklar dökülüyor...henüz sararmamışlarken,henüz sonbaharlara erişemeden...
madam butterfly madam butterfly
dün geceki bölümüyle beni çok etkilemiş kanal d dizisi. özellikle ali rıza bey'in leyla'yı pencerede görüp göz göze gelmeleri, leyla'nın doğduğu günü hatırlaması ve fonda şu şiirin duyulması beni gerçekten çok çok etkiledi. halil ergün oyunculuğunu konuşturdu diye düşündüm, gözlerimden yaşlar boşaldı...

leyla ela gözlü bir çöl ahusu
saçları bahtından daha siyahtır
bu akşam rüyamda leyla’yı gördüm
derdini ağlarken yanan bir muma
fitnefücur fitnefücur
halil ergün'ün dün akşamki bölüm boyunca sadece eve gitmek istiyorum dediği,ama hiç konuşmasa da ağlatabilir olduğunu gördüğümüz dizi.sonundaysa artık koyverdi gözyaşlarını,böğüre böğüre ağladı.peki ne anladım bu bölümden,ülkemizde varolduğunu unuttuğumuz bir sorun gündeme geldi.bekaret sorunu.bir annenin,bir babanın hatta kardeşlerin, bir kız çocuğuna yüz çevirmesini gerektirecek kadar önemli midir bu sorun? izlerken sürekli ilerde çocuğum olursa böyle davranır mıyım diye düşündürdü beni.
1 ocak 2006 1 ocak 2006
24 ocak 2007 tarihli bölümüyle birçok insanın ilgisini çekmeyi başarmış dizi. başından beri seyrediyorum, oyunculuk çok başarılı evet, hikaye zaten tartışılmaz ama her çarşamba üzerimde kötü bir etki bırakıyor. dizi bittiğinde kendimi gerilmiş hissediyorum. dünkü bölümünde leyla* nın önce kendisine tecavüz eden sonra da ayağına gidip birlikte olduğu oğuz dan olan çocuğunu merdivenlerden düşerek kaybetmesiyle olayları öğrenen ali rıza bey* in yıkımını izledik. ve hayriye hanım*ın ne kadar bencil olduğunu. kadın "yazık oldu emeklerime" dedi başka bir şey demedi. yahu senin kızın çocuk düşürmüş, hastanelik olmuş, zaten travma yaşıyor, "kanaman var mı yavrum" sorusunu sen soracağına komşun soruyor. anne misin sen şimdi? ali rıza bey tek kelime etmedi, necla* bakışlarıyla öldürdü, herkeste leyla ya karşı derin bir öfke.. aslında her şeye sebep olduğu düşünülen ferhunde* den çıktı en önemli söz.. "bu sizin aile için çok ağır bir durum olabilir, ama dünyanın sonu değil." sonra da devam etti. "herkesin başına gelebilir." o kız fazla saftı, salaktı belki, belki aşıktı ama tek gerçek var: herkesin başına gelebilir... herkesin.
venom venom
süper ötesi mükkemmel bir dizi. herkesin izlemesini "şiddetle" tavsiye ederim.*

bir ailenin başına bu kadar kötülük nerde gelebilir, hangi baba bu kadar yükü kaldırabilir. bu ne o"rr"ospu çocukluğudur ya rabbim.
her dakikası ayrı bir acı imtihanı, her dakikası bir kahkaha tufanı dizi. (harbi komik)

cidden izlenip nasihat alınması gerekir, çünkü bölümün başında gördüğünüz iki hareketle bütün bölümü izlemiş kadar oluyorsunuz. alınması gereken nasihat ne burda? tabii ki "gerçeklerden alınma bunlar yavrum, izle sen de böyle yapma sakın" değil.
türk dizi tarihi sabit olaylar üzerine kuruludur. aha da bu.
(bkz: yalnız çocuğu kaybettik)
bunu doktorun geldiği sahnede daha "leb" demeden anlamayan/anlayamayan varsa yuh artık. gözüm o kız boşuna mı düştü o kadar merdiven.

mesela bugünkü bölümde de (muptelası oldum ben de) ferhunde'nin şevketin telefonunu araklayıp karşı komşunun kızını kıstıracağı ne kadar aşikardı değil mi.

bir girinin daha sonuna yaklaşırken, sapıtmadan konuyu kapatmak adına:
komik bir dizi, bir kahkaha tufanı, duygu seli.
hepgülserçe hepgülserçe
toygar işıklı'nın başarıyla seslendirdiği sözleri insanın içini cız eden akıp giden hayat misali.
gün geceye varmadan
toz duman eder bu şehir
yalnızlığa inat
iklimler değişir
gün bitiyor yine
dün yitiyor kalbime
her mevsim bana sonbahar
dört duvar
gün bitiyor bak yine
dün yitiyor kalbime
her mevsim bana sonbahar
yaprak dökümü
right lane must exist right lane must exist
tüm dizilerin arasında insanlara satır arasında doğru mesajları veren tek dizi.

verdiği mesajlar, aile birliği, bütünlüğü, evlenmeden vermemek, zenginden hamile kalıp şantajla evlenmek değil.

araç içinde yapılan çekimlerinde oyuncuların emniyet kemeri taktığı belki de tek dizi. emniyet kemeri ile birlikte, biraz önce rast gelip, teletext kullanmaya üşenip, adını öğrenene kadar seyrettiğim bu dizide aracı kullanan adam kravatını emniyet kemerinin üzerine çıkartarak defansif sürüş tekniklerini uygulaması da cabası!
gerçi araç kullanırken konuşmamak da buna dahil ama bu kadarına şükür diyoruz.

zuhal olcay'ın, nurgül yeşilçay'ın dizilerinde araç sahnelerine denk geldiğinizde göreceksiniz ki, kemeri bile takmıyorlar.
1 /