yargıtay hakimlerinin fenerbahçe ye üye olması

ofansif sol bek ofansif sol bek
yargıtay 5. ceza dairesinin şike davasında aralarında fenerbahçe eski başkanı aziz yıldırım'ın da bulunduğu sanıklar hakkında verilen beraatleri onayan yargıtay üyeleri, verdikleri onama kararından 9 ay sonra fenerbahçe spor kulübüne üye oldu. sonra "bağımsız yargı bizi akladı" falan derler. evet görüyoruz.

twitter.com
ofansif sol bek ofansif sol bek
vaktinde fethullahçı hakim-savcılarla halı saha maçları yapacak denli içli dışlı olan şikecilerin trabzonspor için "fetö'ye himmet verdi" diye savunma geliştirdiğini görüyoruz. valla bu konuda sadri şener ne kadar suçluysa şekip mosturoğlu da o kadar suçludur. zira şekip mosturoğlu'nun avukatı cemalettin mutlu'nun fethullahçılıktan yargılandığını bilmeyen yok. ama burada mesele ne? mesele, bir kulübün her dönem güçlü olan vesayet odaklarıyla içli dışlı olması. ittihat-terakki iktidarında ittihatçı şeflerden doktor nazım'ın fenerbahçe başkanı olmasından bu halı saha muhabbetlerine, oradan da erdoğan'a edilen teşekkürlere ve yargıtay hakimlerinin kulübe üye yapılmasına kadar gider mevzu.

şöyle kabaca özetlersek; ittihat-terakki döneminde doktor nazım, mütareke döneminde şehzade ömer faruk, tek parti iktidarında chp'nin başbakanlarından şükrü saracoğlu, dp döneminde dp'li milletvekili osman kavrakoğlu ve dp bürokratlarından medeni berk, ap iktidarında ap'li faruk ılgaz, 12 eylül döneminde kenan evren'in kankası ali şen (ilk başkanlığı 1982-83'te) fenerbahçe başkanı oldu. 12 mart döneminde muhsin batur, 12 eylül döneminde kenan evren, 28 şubat döneminde çevik bir arkasındaydı bu kulübün. 20 yıldır da akp arkasında fb'nin. hani tüm bunlar ortadayken geçen sezonu "trabzonspor siyaset sayesinde şampiyon oldu" palavralarıyla bitirdiniz. ama o işler öyle olmuyor işte.

neyse, şuraya bir fotoğraf bırakayım. geçmişi yad edersiniz: