yaşlanma belirtileri

1 /
anosias anosias
fark edildiğinde insanları depresyona dahi sokabilen işaretler bütünü. yüzde görülen bir adet kırışıklık, saçlara düşmüş bir tel ak, ölmeye başlayan arkadaşlar ve yalnızlık hissi.insanı eve bağlayan, koltuğundan bile ayrılmasını engelleyen o büyük güçsüzlük.
illusion illusion
kişinin eskiden dalga gecerek izlediği abuk aşk sahnelerinde ufaktan gözlerinin dolmaya başlaması, yeni jenerasyon diye bi gürühun gelişini gözlemlemek ve o güruhtan bi gömlek büyük olma hali, "bu çıtırlar da hiç fena değilmiş, nesil güzelleşiyo mu ne" derken artık çıtır sayılamayacağını farketme durumu. daha çok anlayış, daha çok affedebilme yetisi, bi olgunluk bi sakinlik falan..*
gülümsün gülümsün
artık yaptığınız hal ve hareketler, söylediğiniz sözler annenize benziyorsa, arkadaşlarınızla her istediğinizde değil de belirli saatler içinde görüşebiliyorsanız ve bunun nedeni bir yerde çalışmaksa, geceleri televizyon karşısında pek oturamıyor, bir an önce uyumayı düşünüyorsanız, kardeşinizin eve geç gelmesi sizi de sinirlendirmeye başlamışsa, yaşlanıyorsundur, gözün aydın olsundur.
yako yako
otobüste artık siz değil de, size yer veriliyorsa, yürüyen merdivenlerde yürümek zor geliyor "aman ne olsa çıkıyor ne gerek var bide yürümeye" diyorsanız çevrenizdekilerin %70 sizden küçükse ve artık size amca diye hitap edilmeye başlanılmışsa artık yaşlanıyorsunuz demektir
jellicle jellicle
üniversite son sınıfa doğru yol almaya başladığınızda; mahalle esnafının size ağbi demesiyle anlarsınız önce yaşlandığınızı. size genç diye hitap ettikleri yaşı geçmişsinizdir çoktan. önce bıraktığınız sakala yorarsınız tüm alametleri. kestiğiniz anda 5 yaş birden gençleşivereceksinizdir, eminsinizdir bundan.
mezun olup çalışmaya başladığınızda; isminizin sonuna eklenen bey veya hanım hitaplarına inat; eskiden takıldığınız mekanlara akarsınız hafta sonları tüm enerjinizle. enerjiniz gençlerinkine eşittir de konuşulan konular, kafaya takılan sorunlar arasında dağlar kadar fark vardır. özellikle ertesi günkü iş saatlerini düşünüp, bu kaçamak iyi oldu be diyorsanız kendinize; evet kabul etmenin zamanıdır: yaşlanıyorsunuz.
bir de kafa dağıtmak için gidilen konserlerde fark edersiniz yaşlandığınızı. özellikle bir üniversitenin bahar şenliklerinde... çevrenizdeki üniversiteliler hareketliliğinizden ve içtiğiniz içki miktarından dolayı sizi uyarma gereği duyup, yaşınıza atıfta bulunarak dizginlemeye çalışıyorlarsa sizi; anlayın ki onlardan biri değilsiniz artık.
hayat dolusunuzdur ya, yediremezsiniz kendinize. sıpalar daha dün bu sıralarda kahkahalar atıyorduk biz, sınav stresi ile ölüp ölüp diriliyorduk demek istersiniz; diyemezsiniz. denmez; yüzünüzde gülümseme ile birkaç yıl sonraki hallerini hayal ederek; sizi de göreceğiz bakalım denilir ancak. işte sadece bu cümle anlatır yaşlandığınızı: sizi de göreceğiz bakalım...
sereia sereia
yüzde gülme çizgileriyle kendini gösteren,artık 10lu yaşları geçtikten sonra gördüğüme inandığım,"biz bu yaşta..."diye kalıp cümleler kullanmayla "acaba yaşlandım mı?" sorusunu akla getiren belirtiler bütünü.
pseudonym pseudonym
ergenlik çağında 24 saat seyredilen müzik kanallarının yüzüne bile bakmamak. her albümü, her şarkıyı bayatladıktan sonra duymak.
halikarnas halikarnas
gençlerin % bilmem kaçı gibi herşeye heyecanlanmayıp, hayatın bir kısmında olup bitenleri yokmuş gibi saymak, doğum günlerini kutlamamak, gereksiz bir durgunluk içine girmek.
bayermuhen bayermuhen
arkadaşlarla, dostlarla "ya beyler mezun olduktan sonra bile hiç ayrılmayalım, sık sık görüşelim" muhabbeti yapamamak, yapana gıcık olmak.
1 /