yavaşlık

karizmatik karizmatik
sadece adından etkilenerek aldığım milan kundera kitabı. çok etkileyici tespitleri içinde bulunduran deneme tadında bir roman.

o değil de arka kapağını açtığımda kitabın adının "yavşaklık" değil de "yavaşlık" olduğunu görünce çok utanmıştım kendimden.. kundera reyizin öyle bir işim koymayacağınız tahmin etmiştim ama yine de bir an "acaba" diye içimden geçirmişsem demek ki..
karyatid karyatid
"yavaşlık ile hatırlama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır.bir şey hatırlamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır.buna karşılık,az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır."

milan kundera - yavaşlık
ölü ozanlar derneği ölü ozanlar derneği
milan kundera'nın toplumun değişime uğrayan ahlak anlayışını hedef alarak eleştirel bir üslupla yazdığı yavaşlık'ta, bireysel boyutta yaşanan his yozlaşmışlığının da küçük çerçevede yansıtılması, kendimi ve içinde yaşadığım toplumun üyelerini derinlemesine inceleyebilmeme olanak tanıdı. topluma koşulsuz ve sorgusuz sualsiz bir şekilde adanmış bu üyelerin ya da daha somut bir ifadeyle insan müsveddelerinin, çok kişiyi kapsayan olumlu hislere müsaade etmeyecek derecede bencil oluşları, yüzüme bir tokat gibi tekrar tekrar çarpmaktaydı. "her şeyin anlatıldığı böylesine bir dünyada, hem çok kolayca kullanılabilecek hem de en öldürücü silah, her şeyi açığa vurma, dile düşürme silahıdır." (kundera, 2014, 15) şeklindeki iletişimsel tespitte de vurgulandığı üzere, insanların birbirlerine güvenerek anlattığı meseleler zaman geçtikçe inanç duygusunu değersizleştirebiliyor, daha da kötüsü "güvensizlik" sorununa malzeme teşkil edebiliyordu. bireylerin karşılıklı güvenden, ki herhangi bir ilişkide verimi güçlendiren en önemli etken budur, yoksun kaldığı ve hatta kendi akıbetlerini düşünerek birbirlerinin kuyusunu kazdığı bir kanıksanmış toplum portresini, kundera da başka bir toplum için çizerek deneyimlerimi evrensel bir boyuta taşımaktaydı.
aşklaryalandöngelbebeğim aşklaryalandöngelbebeğim
yavaş ilerleyen sıra
yavaş giden araç.
yavaş okuyan biri.
yavaş yazan bir insan.
yavaş yürüyen
yavaş konuşan
yavaş yavaş kaynayan süt ( evet ona da deli oluyorum 30 küsür dakka tepesinde bekliyorum meredin taşmasın diye. şimdiki evin küçükleri sefa sürüyor büyükler süt bekliyor adaletini ... )

kisacasi hayatımda yavaş bir şey olduğu an krize giriyorum az hızlan lan az hızlan demekten yoruldum. yavaş miymiy insan sevmiyorum.
huyum kurusun. yavaş insan görünce nevir dönmesi yaşıyorum o kadar diyeyim.
geçmiş zaman yolcusu geçmiş zaman yolcusu
bir insanın düşünmesini istiyorsanız onu sessiz ve hareketsiz bir yere bırakın. hareket edenin iç dünyası yoktur. fiziksel yavaşlık yalnız değil. fiziksel yavaşlık zamanla düşünsel yavaşlığa, bu da zamanla duygusal yavaşlığa dönüşür. hareketsiz kalıp düşünen, bir zaman sonra tek bir duyguya hapsolur: tükenmişlik. demek ki içedalış'ın (buradaki metafor -dalmak- da bunu pekiştirir) sonu tükenmeye çıkar. depresyonla hareketsizlik arasındaki ilişki kademelidir: önce hareket kesilir, sonra zihin yavaşlar, en sonunda duygusal çöküntü gelir. bu aşamalar yerleştiğinde ise bir tür döngü şemasıyla yer değiştirir. artık fiziksel hareketlilik bile duygusal yenidendoğuşu getirmez.