yaz mevsimi

3 /
pyros pyros
ilk okul bilgisi ile "haziranda başlar, ağustos bitince biter" değildir.

aslında 21 haziran - 23 eylül arasındaki mevsimdir.

ama artık mevsimlerin etkileri de garip olduğundan istediğiniz gün başlatın. ya da bitirin.
bitse de gitseks bitse de gitseks
cıvıl cıvıl insan sesleri, içine işleyen sıcak, güneşin nefesine dolması, plajda, parkta, sokaklarda gülen eğlenen insanlar, gece balkonlardan gelen hoş sohbet sesleri... kızgın kumlardan, serin sulara akmak... deniz, kum, güneş, aşklar, hamakta malak gibi yatmak... yaz deyince aklınıza gelen bunlar ama gerçekte yaz demek ter kokusudur, nefes alamamaktır. duş almayı bilmeyen leş insanların deniz hayalidir yaz.

şehirde yaşayıp, sabah 8 akşam 6 koşturan insanların, toplu taşımalarda temiz bir nefese hasretidir. bozuk olan klimalar, pencereleri açılınca ceyranda kalıp öleceğini düşünen teyzeler, yapış yapış ten, sıcaktan kokan sokak çöpleri... o hayalini kurduğunuz yazı en fazla 2 hafta yaşamak için fazla çile değil mi? serinlemek için duş alıp terleyen insan neyin mutluluğunu yaşar, ya sabah sırılsıklam terle uyanan? bakımsız ayaklar, tırnaklara rağmen giyilen sandaletler, ıslak koltuk altları... işte yaz mevsimi budur, kimse gereksiz romantizm kasmasın.

beyni sıcaktan buhar olmuş insanları serdar ortaç şarkılarıyla eğlendirmektir, sadece serinlemek için gidilen sinemalarda içi boş filmleri, tv'lerde dizilerin 124. tekrarlarını izlemektir. yazın getirdiği eğlence anlayışı budur işte.

serin hava ferahlıktır, temizdir, kokusuzdur insanı dinç tutar. üşürsün ama kat kat giyindiğinde ısınacağını bilirsin, oysa yaz öyle midir? çırçıplak gezsen bile terlersin.
yılın beklenen filmleri, oyunları sahnelerini açmıştır, serdar ortaç kış uykusuna çekilmiş, sanatçılar ortaya çıkmıştır.

depresyona sokan sonbaharın gelişi değildir, asıl depresyon güneşe ateş eden adamın halidir.
entrero in un cuore entrero in un cuore
düğün mevsimi. yaş itibariyle insanların patır patır evlendiği döneme girdiğim şu günlerde, anlıyorum ki yaz demek düğün demek. gidilecek düğünler, evlenecek gelinler adeta bitmiyorlar. düğün hariç kınasıdır hatta hatta gelin hamamıdır, o derece çeşitlenmiş ki etkinlikler dolu dolu bir yaz bizi bekliyor. etkinlik bulamadım evde sıkıldım derdine son. teşekkürler hepinize.
georgedush georgedush
güneş insanı aşırı motive ediyor. sabah gözünü açıyorsun her yer ışıl ışıl, güzel bir kahvaltı falan inanılmaz mod yükseltiyor. hele sıcakta bunaldıktan sonra cosss diye denize atlayıverdin mi senden iyisi yok.
ama gel gör ki çalışıyoruz. sabah kalk ter içinde, hazırlan yine ter içinde, işe gitmek için metrobüse bin daha çok ter içinde. azap azap.
eğer hayatınız bir tatilden ibaret değilse yaz mevsimi eziyetten başka bir şey değil.
diken diken
vasat bi otelde üç günlük yemekleri yiyip sulandırılmış bira içerek 1 hafta tatil yapmak için çekilecek kahır değil. sıcak. iğrenç bi sıcak. ağzımızda maske kendi karbondioksitimizi solumaktan ciğerimiz söndü zaten. mümkünse yarın bitmesini temenni ettiğim iğrenç mevsim.

umut sarıkaya'nın da dediği gibi;

bahar masum, yaz göttür.
benden selam söyle anadoluya benden selam söyle anadoluya
sevmedigim mevsimdir. ayıptır söylemesi 2 ay tatilim olduğu için bütün yaz valizle 3 şehir arasını mekik dokurum. 2 ay boyunca valizden giyinirim. şehirlerden birinin dönüşünün üzerinden en fazla 1 hafta geçtikten sonra , yıkanacak çamaşırlar bittiğinde, boşalan valizleri tekrar doldurup öteki şehre giderim.
tatilin ve enerjimin bittiğini hissettiğim su günlerde sana sesleniyorum mevsimlerin şahı:

gel artik sarı sonbahar!
çok uzakta öyle bir yer var çok uzakta öyle bir yer var
bağıra bağıra gitti yaz.
böyle her yaz bittiğinde ömrün de bittiği gerçeği iliklerime kadar işliyor. çok üzücü geliyor bana. yoksa kış severim kar severim. ama yaz ömürden yiyormuş gibi.
bu yaz son yazımız mıydı? daha kaç yaz göreceğiz. mutlu yazlarımız olacak mı?

velhasıl yaz gelsin istemiyorum sırf bitmesin diye.
3 /