yazarların sevdikleri ve sevmedikleri özellikleri

2 /
renfri renfri
her gördüğümü kendim gibi iyi niyetli sanmam, karşı cinsin ilk buluşmada belki film izleriz demesiyle umarım sweet november seviyordur gibi bir beklentiye girmem ve her gecenin sonunda mememde biten bir dokunuşa hala hayret ediyor olmam. evet aptalım. bunu burada beyan ediyor ve çaylakken mesaj ara biriminin bir halta yaramayacak oluşuyla açık açık gururlanıyorum. kimse yüzüme vuramayacak bunu çok şükür. üstümden bir yük kalktı.
birgecevaktikoynumagel birgecevaktikoynumagel
sevilen ve sevilmeyen özelliklere karar verebilmek için objektif olmak gerekir. ancak hiçbir insan objektif değildir, mükemmel objektif değildir yani. bir insanın sadece mükemmel objektife yakın olması mümkündür. o yakınlık mezeyetine herkesin sahip olmadığını düşünüyorum ve buna ben de dahilim. bu nedenle gözüm kapalı benim şu özelliğim iyi ama şu da pek iyi sayılmaz diyemeyeceğim. başlığa puanım 0. hayırlı forumlar.

edit: çaylak olduğum için cevap veremiyorum. kendinibulamayankız, haklısınız belirtmeyi unutmuşum ancak sevilen/ sevilmeyen özelliklerle iyi veya kötü özelliklerimiz arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyorum.

edit 2: ben de yorumlarınız için teşekkür ederim, sağlık olsun. :)
3
ravenhow ravenhow
hastalık hastası olmaktan, büyük felaketlerin hep benim başıma geleceğini düşünmekten nefret ediyorum. vücudumda bir anormallik olduğunu düşündüğümde hemen ölümcül bir hastalığım olduğuna ikna oluyorum. hastalığımın ciddi olduğunu düşündüğüm için de hastaneye gitmiyorum. kendi kendimi tüketiyorum oturduğum yerde. öldüğümü hayal ettiğimde hiçbir şey hissetmiyorum ama öldüğümde kardeşimin üzüldüğünü hayal ettiğimde için yanıyor. kendi ölümümden değil ölümümün aileme etkisinden korkuyorum. bu durumdan da nefret ediyorum. ocağı açık unutmaktan, ütüyü fişte bırakmaktan korkuyorum. benim yüzümden ailemin zarar görmesinden çok korkuyorum ve bu durumdan da nefret ediyorum. sık sık acaba ben hiç olmasaydım bu ev nasıl olurdu diye hayal ediyorum.

duygularımı açabildiğim bir dosta ya da sevgiliye sahip olamamış olmaktan nefret ediyorum. her şeyi içimde yaşamaya alışmış olduğumu fark etmekten nefret ediyorum. gülüp eğleneceğim bir yakın arkadaşımın olmamasından nefret ediyorum. hayatımda, arayıp derdimi anlatabileceğim birinin bulunmamasından nefret ediyorum. dertlerimden de nefret ediyorum. gereksiz kaygılanmakmış, yalnızlıkmış vesaire. sakat insanlara, fakirliğin içine doğanlara, hastalığı olanlara bakıp kendi dertlerimi düşününce dertlerimden de nefret ediyorum.

görünüşümden nefret ediyorum. saçma saçlarımdan, çirkin burnumdan, sıradan gözlerimden, iğrenç yüzümden, kilolarımdan nefret ediyorum. çocukluk ve ilk gençlik yıllarımı şişman geçirmiş ve bu durumu hayatımın önkoşuluymuş gibi kabullenerek yaşamış olmaktan nefret ediyorum. yağlı suratımdan ve aşırı kıllı vücudumdan nefret ediyorum. acaba güzel bir yerim var mı diye düşünüp dururken aslında oldukça vasat olmalarına rağmen "ellerim fena değil sanki ha?" demekten nefret ediyorum(evet kendi kendime konuşuyorum böyle). hem psikolojik hem de fizyolojik olarak bir enkazı andırmaktan nefret ediyorum.

sevdiklerime geleyim; kendi kendime konuşmayı seviyorum. kendi kendime soru sorup cevaplamaktan, şaka yapıp gülmekten hoşlanıyorum. yalnız olmaya, kendi içimde yaşamaya dayanabildiğimi görmekten hoşlanıyorum. sevmediğim, nefret ettiğim bütün şeylerle mücadele etmekten, her kaybedişimde tekrar denemekten hoşlanıyorum.

boğuluyorum aslında bu hayatta ve bundan nefret ediyorum. boğulduğumun farkında olmaktan ve bunun nedenlerini bilmekten ise hoşlanıyorum.
arokh arokh
sevdiklerim:
- ikna edici ve yatıştırıcı bir ses tonum var, sadece konuşmam gereken durumlarda çok işe yarıyor. mesela ne bileyim dünyanın en şirret insanını telefonda kolaylıkla sakinleştirebiliyorum. biraz elim yüzüm düzgün olsaydı açamayacağım kapı yoktu.

sevmediklerim:
- elim yüzüm düzgün değil:/
2 /