yazarların söylemek istedikleri

21 /
wendera wendera
kadınların tamı tamına bakımlı olmak isteseler o kadar çok masrafı var ki. saç şekillendirme aletleri, kremleri, el kremi, vücut kremi, yüz kremi, gece kremi , rimeli, ruju, far paleti, yüz yikama jeli, toniği , ojesi, manikur pedikurü, topuklu botu, topuksuz botu, çizmesi, eteği, pantolunu, gece elbisesi, gündüz elbisesi, aksesuarlara daha girmedim bile. bu erkeklerin ne masrafı var anlamıyorum. bir kadın sizle buluşmaya geldiğinde bunları bi düşünün ve 10 liralık kahveyi siz ödediniz diye kendinizi soyulmuş soğana çevrilmiş hissetmeyin. bi kadın nelere para harcıyor kahve ne ki yani o kadar düşmedi hiçbiri.

genel konuştum bu arada çok şükür öyle tiplerle muhatap olmuyorum.
la bocca della verita la bocca della verita
gitmem gerekiyor benim. ne yapıp edip gitmem gerekiyor. bı yolunu bulup gitmem gerekiyor. kurtulmam gerekiyor senden. böyle aynı evin içinde nefes alamıyorum.

iyice bıktım, bunaldım!
muavinadam muavinadam
bir an yazmayi dusundum ama sonra sildim. üşeniyorum yazmaya cunku baya derin ve uzun olaylar mevcut. yandan yemiş manas destani gibi olmayalim.

sozlukte de kac gundur intihar basligi ziplamis vaziyette. ne olursa olsun mucadeleye devam edin. arkadasim daha kucuk yaşta kimsesiz kaldi. babasini , annesini ve abisini daha 16 yasinda kaybetti ama o verdigi mucadeleyi kaybetmedi ve şu an hayatina devam ediyor.
acı olmadan da hayat olmaz bunu da unutmayin tabii. zıtlıklar olmadan hayat nasil geçer ki ?

insanın içini en çok acıtan şey hayalkırıklıkları değil; yaşaması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır. -dostoyevski

bırakın hayat sizi oraya buraya suruklesin elbet bir çıkış yolu olur.
hurrianes hurrianes
"bir ilişkide ne istediğimi, neden bekar olduğumu açıklayabilirim. zor bir durum, biriyle birlikte olduğunda sen onları seversin ve onlar bunun farkındadır, onlar seni sever ve sen de bunun farkında olursun. ama bu bir parti ve diğer insanlarla konuşursun, gülersin, ışık saçarsın, odayı araştırır, diğerlerinin gözlerini yakalarsın. ama bu sahiplenici olman ya da kusursuz bir cinsellik yaşaman için değil, senin bu hayattaki kişiliğinle alakalı bir durumdur. bu durum hem komik hem de üzücü ama bu hayat sona eriyor ve tam da orada, fark edilmeden, herkesin önünde duran gizemli bir dünya oluşuyor. ama kimse bunu fark etmiyor. yani dedikleri gibi etrafımızda başka bir boyut var ama bizde onları algılama yeteneği yok. bir ilişkiye girmeme sebebim işte bu. ya da hayata sanırım. aşka.''
rose whisper rose whisper
ne diyon amına koyduğum ne diyon diye sormak istiyorum tahtadaki hocama.

bunlar da prof oluyor ya skeyim böyle hayatı.

normal bişey anlatırken cümlenin sonuna gelince veya vurgulu bir yere geçince birden joker gibi gülümsüyor, ödüm patlıyor yav.
aspie aspie
memuriyetten nefret ediyorum.
bu devirde memur olmaktan da nefret ediyorum.
haksızlığa uğramaktan daha da nefret ediyorum.
haksızlığa uğrayıp hiçbir şey yapamamaktan daha daha nefret ediyorum.
haksızlığa uğrayıp hiçbir şey yapamamamın nedeninin "kimi kime şikayet edeceksin?" durumundan kaynaklı olmasından daha daha daha nefret ediyorum.
bunların hepsinin memuriyetten kaynaklı olmasından dolayı aslında kısaca memuriyetten nefret ediyorum diyebiliriz başa dönüp.
1
mor fularlı kuğu mor fularlı kuğu
hımmm nasıl başlamalı nereden tutmalı? hani biliyorduk ortam leş, insanlar kötü vs..lakin gel gör ki insan bi umut taşıyor içinin içinde iyiye güzele oldurmaya dair.her başladığı şeye bu kez güzel olacak diyor(bi yanı bütün gerçeklikle bu mümkün değil bekleme bu da diğerleri gibi diye orkestra kurmuş ilan ederken) ben güzel olacak diyen cılız mı cılız sese sarılıyorken!? ve perde son aynı.aynı sonun ardından bilmem kaçıncı kez kafa yoruyor iken en çok yine kendime şaşırıyorum, nasıl aynı iyi niyeti bir kez daha besledin ve gömdün diye.!değişen tek şey her tekrarda hissetmiyor oluşum(bi önceki kadar) net.fakat yine de bana sorarsanız dünya iyi bir yer olmalı acımasız olmayı seçmek yerine.
mevsimbaharı mevsimbaharı
bu hafta gerçek manada çok bunalmistim. aslında eve gittim geldim ama sonrası hafta içi birkaç gün çok uzundu. çünkü sorumluluklarıın fazla olduğunu ve esasen kendimin de biraz bazı şeyleri abarttığını düşünüyorum ama elimde olmadan aklima takılıyor ve beni umutsuz hale getiriyor. hem çalışmak hem okula gitmek ve aynı zamanda okulun bitmez tükenmez ödevleriyle başa çıkmak sahiden zor. ya geçen haftasonu eve tatile gittim ama onda bile ödevim var diye uğraştım. o kadar ödevlere boğulmuş durumdayım. pdr son sınıf olduğum icin danışma yapmak zorundayım mesela. danışmayı iş arkadaşımla yapıyorum. ya ödevi başkasıyla yapmak çok zormuş. hep erteleme oluyor sonra sıkışıyorum, ödevi yapmak yetiştirmek iyice bunaltıcı hale geliyor. daha anlatsam uzar gider. okuldan bunaldim, isle beraber çekilmiyor. neyseki haftasonu kafa dağıtabildim, bana iyi gelen şeyler oldu. yoksa yani haftaya başlamak iyice sıkıcı olacaktı. neyse öyle işte.
21 /