yazarların söylemek istedikleri

51 /
anabacı vokke anabacı vokke
eski bir sempozyumu izliyorum youtube'da, birden yeşil oduncu gömlekli, hafif dalgalı saçlı birisi gördüm. "aaa kimmiş bu yakışıklı" dedim, sorulan soruyu dinlemek için kafasını çevirince bir baktım benmişim. o an itibariyle hatırladım sempozyumu... sempozyuma gittiğim, neler konuşulduğu falan komple aklımdan çıkmış. kamera açısında görünmüyor ama soruyu soran arkadaşın jest ve mimikleri, saçını nasıl arkadan bağladığı falan da geldi gözümün önüne. arkadaş adamın soracağı sorudan çok sahneye hangi kıyafetle ve saçla çıkacağı çok daha önemli... o an sorunun içeriğinden çok ses tonunu düşündüğünden eminim. birisi demiş ona işte "erkeğin memesi sesidir sese düşüyosss bisss" diye... o da oradan yürüyor ve sempozyum da sorduğu soru da tamamen bir performans sahnesi. sorduğu sorudan ve meramından bağımsız olarak bir performans ortada. ve bu bana çok tuhaf geliyor... lakin bizim kuşakta sırf sembolik bir performans için sosyal bilim okumuş az buz adam yok. çoğunun konuyla gerçek bir ilgisi olmadığı için akedemisyen de olamadı. garip ama gerçek...
kucukkadın kucukkadın
kanım donuyor bazı haberleri izlerken. aklım almıyor olanları. bir insan kendi evladına nasıl bu kadar acımasız olur anlamıyorum. kazara videosuna denk geldim o küçük bebeğin ve kansız babasının. elindeki cansız bir varlıkmış gibi nasıl vuruyorsun sen o bebeğe. sen nasıl bir insansın ya. i̇zlerken kaskatı kesildim, korkudan ağlayamadım. senin ona vurduğun ellerin kırılsın paramparça olsun. sen bunların katbekat fazlasını yaşa. öleme ya öleme. ölmeyi iste ama öleme.
allahın cezası pislik herif. adalet sisteminde en çok bunlara ceza verilsin. yakılsın yıkılsın bunlar ya.
biri el kadar bebeğini döver diğeri gelinine tecavüz ettiği yetmemiş gibi doğurduğu çocuğa da tecavüz edip öldürür. ya siz insan mısınız! sizinle aynı canlı türü olduğum için tiksiniyorum ya. nefret ediyorum artık bu olanlardan. aklım kaldırmıyor. midem almıyor.
çıldırıcam!
oradaolmayıisteyenkadın oradaolmayıisteyenkadın
bir masal gibi dinlerken seni, sana bir masal okuyorum içimden aslında ama, sen beni duymuyorsun sevgilim. i̇çimde adını sayıklayan çığlıklarım kalbimi desmekte, ellerim durmuş tutulması beklemekte. bir su gibi ömrüm akıyor sana doğru gelmekte.sen kaynaksin,varış yolum,okyanusum.
mrcheff mrcheff
ben sana gel dedim
i̇çimde kaybolan papatyalardı gözlerin
eski bir radyodan çalan şarkıyı dinledim
hayatı kahrolan gibi
gururu ayaklar altına alınmış biri gibi
purge me purge me
çok heyecanlı bir hafta bizleri beklemekte değerli sözlükcüğüm. sözlük tarihinin görüp göreceği en büyük skandallardan birine imza atacak gibi hissediyorum. polia hocam bile ohaaaa sözlük hayatımda böyle olay görmedim lan vay anasını diyecek. resmen nefesim kesiliyor oturduğum yerde. kalp atışlarım hızlanıyor.
göçebe tosbağa göçebe tosbağa
her ayildigimda, hadi biraz hayata tutunalim dedigimde kendime;
bir evimin, donecek bir yuvamin, bir ailemin olmadigi gercegi tokat olarak iniyor suratima..
ve her seferinde acemi gibi bu hissiyata, afalliyorum..
artik su icemiyorum..
kalbimi bir matkap yokluyor,
olmenin bir yolunu bulamiyorum.
kucukkadın kucukkadın
bir şeyler yazmam lazım. cümleler dönüp duruyor beynimin içinde ama yazacak sakinliği bulamıyorum. hep bir telaş içerisindeyim.
koşsam da yakalayamadığım şeyler var.
huuu.
bu bile çok yorucu..
51 /