yazarların söylemek istedikleri

70 /
müthiş sol ayak müthiş sol ayak
iso yönetim sistemi standardı denetçileri, hali hazırda sisteminini oturtmuş firmalara geldiklerinde resmen coşuyor ve bıdı bıdı konuşup kafa sikiyor.

bilgi güvenliği ile ilgili riskleri listelediğimiz dokümana "iklim değişikliği"ni eklememizi önerdi lan.
oldu olacak "uzaylı saldırısı"nı da ekleyelim listeye, ne dersin sayın denetçi?
lachesis lachesis
bu limonu birkaç dakika önce bim den aldım. marketten çıkıp yolda fişi kontrol ederken aradaki farkı farkettim. 10₺ az para değil dedim ve kasiyer kadından durumu açıklamasını istedim. sonra baktık dijital terazi +470 gram tartıyor. ama sürekli 470 gram fazla tartıyor. durum kaç saattir ya da gündür böyle, kaç müşteri aldığı her ürün için 470 gram fazla ödeme yaptı bilemiyorum. ben iade fişimi doldurdum. ücret iademi aldım.

eto bitmiş.


melcee melcee
i̇ntikam isteğim ve kinim gittikçe büyüyor. ortalığın ağzına zıçmak istiyorum. ama o kadar ölü gibiyim ki kolumu kaldırasım gelmiyor. tükeneceğim sanırım.
akrep kadın akrep kadın
kimsenin içinden gelmeyeni talep edemem. çok isterim belki ama bir kapıda kendimden taviz verecek kadar ısrarcı olamam bu yüzden boyun bükerek de olsa kabullenirim. olacak olan benim ittirmemle olacaksa olmasın. kendimi hatırlattığım sürece var olacaksam zaten unutulayım!
wintsky wintsky
bir mevzuyu merak ettiğimde genelde vikipedi-ye bakarım. bakarım bakmasına da; mevzu, mevzu olmaktan çıkar adeta mazi olur.

merak konusu örneğin orkide.
orkide - orkidegiller - salep - salepgiller - yetişdiği coğrafya - anadolu - kastamonu - ilçeleri - inebolu - bolu - bolu abant - tatil yöresi - fahiş fiyatlar - 22 eylül 2022 dolar kuru - ekşi başlıkları - geceye bir şiyir bırak - giriye gelen mesaj - "şiyir döğöl şöör ököz!"
zefura zefura
radyoda denk gelen şarkıyı bulur bin kere dinlerim.ama sabah akşam.öldüresiye kadar.
belli bir zamanı var. ta ki yeni kurban buluncaya kadar.sonra ona da aynı şekilde muamele ederim.
demem o ki; ne zaman birine, bişeye takılı kalsam bunu aklıma getiririm.
günlerce dinlediğim şarkıyı bile unuttum.
hep yerine yenisi gelir.
bugün dert edindiğim şeyin de zamanı var.ama biraz daha takılacağım.sonra geriye dönüp bakınca 'vay be ne dinlemiştim o boktan şarkıyı' diyeceğim.
hadi bakalım.
siz beni nereden tanımıyorsunuz siz beni nereden tanımıyorsunuz
alkollü içkilerin en güzel yönü bastırdığın, belki de hiç farkında olmadığın yönlerini ortaya çıkarması. içki içince elimden geldiğince kendimi gözlemlerim. neye ihtiyacım var, hangi duygularımı bastırıyorum sorularına cevabı bu yolla buluyorum. bir parça terapi seansı işlevi görüyor işte.
ophelias ophelias
yine konumuz aile.
hayattaki en büyük sıkıntı ve sorun kaynağım bu olgu. keşke diyorum kimsesiz olsaydım. bu kadar mutsuz ve huzursuz olmayacağıma eminim. gerçekten yordu ve sıktı. çekip gitmek istesen gidemiyorsun, sanki görünmez bir prangayla onlara bağlıymışsın gibi. kendi hayatıma dair yaptığım seçimlerden pişmanlık duymaya başlıyorum onlar yüzünden. yakınlarında olmak istemiyorum. haber almak istemiyorum. görmek istemiyorum.

"aile her şeydir" diyen güruhu hiçbir zaman anlamadım. benim için "aile çiledir" mottosu daha uygun. kendi ailemi kursam diyorum acaba yine bu kadar başım ağrır mı? onu yapmaya da göt yok. sorumluluktan kaçan biriyim ben, bir de aile kavramından bu kadar nefret etmişken kendi ailemi kurma fikri bana korkutucu geliyor. öte yandan sırf kendimi kurtarmak için bu fikre sığınmak da istemiyorum.

her şeyden soğudum. kendimi çok ihtiyar hissediyorum. sanki dünyanın yükü omzumdaymış gibi. çok şey yaşamışım da hayat beni yormuş gibi… hayal bile kuramıyorum artık. geleceğe dair hiçbir beklentim kalmadı hayattan. buraya da sürekli depresif ruh halimi yansıtmaktan nefret ediyorum. "neden bu kadar mutsuzsun?" "neden bu kadar bitiksin?" "nedir seni bu kadar depresif yapan?" tarzda samimi bulmadığım sorular alıyorum. bundan da sıkıldım. diyorum ki kendime insan bu kadar yalnız olur mu? güya yanımda birileri var ama içten içe yalnızım. aksi halde soluğu burada almazdım.

neyse. okuyan arkadaşlara selam olsun. i̇çinizi daha fazla karartmadan gidiyorum.
li 10 li 10
"i̇nsan bekleyiş içindeyken, arzuladığı şeyin yokluğundan ötürü o kadar ızdırap çeker ki, bir başka mevcudiyete tahammül edemez.." sodom ve gomorra, proust
nils holgersson nils holgersson
buradan sözlük yetkililerine seslenmek istiyorum. giri düzenlerken tek tek kesme işaretlerini silmek çok uğraştırıyor ve bunu girilerimin okunur olması adına özen göstererek yapmama rağmen sözlük yetkililerinin benim kadar bu konuya önem göstermemesi onlar adına üzücü.

lütfen şu hataya bir çözüm getirin artık.
r0x r0x
insanın pazar akşamı aktivitesi olarak show tv'de hababam sınıfı izlemek dışında seçenekleri de olmalı.
70 /